5. Ceza Dairesi 2006/5139 E. , 2010/3029 K. "İçtihat Metni" Zorla ırza geçme suçundan sanık ...’un bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.09.2005 gün ve 2005/109 Esas, 2005/85 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu’nun 19.06.2001 tarihli ra
**5. Ceza Dairesi 2006/5139 E. , 2010/3029 K.** **"İçtihat Metni"** Zorla ırza geçme suçundan sanık ...’un bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.09.2005 gün ve 2005/109 Esas, 2005/85 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu’nun 19.06.2001 tarihli raporunda mağdurede mevcut zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılmayabileceğine ilişkin tespiti üzerine Dairemizin 10.04.2002 gün ve 2001/4616 Esas, 2002/2383 Karar sayılı bozma ilamı uyarınca dinlenen köy ihtiyar heyeti azası tanıklar ... , ve ... ...’nin beyanlarında mağdurenin köyde normal vatandaş olarak bilindiğini, kendi işini kendisinin yaptığını, kolay kandırılamayacağını, herhangi bir saflığını görmediklerini ifade etmeleri karşısında; sanığın mağduredeki zeka geriliğini bilerek ırzına geçtiği hususunda her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği, bu durumda sanık lehine yorumla eyleminin reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçuna vücut vereceği, ancak bu suça kanunda öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 04.09.2001 yılından inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.