22. Hukuk Dairesi 2017/2081 E. , 2017/2928 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllı…
**22. Hukuk Dairesi 2017/2081 E. , 2017/2928 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ücreti ve harcırah alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi’nin 12.03.2015 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği gerekçesiyle, yıllık izin ücreti ve harcırah alacaklarına yönelik talepler bakımından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2012 tarihli ve 2012/13-747 esas, 2012/84 karar sayılı kararı ile Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği üzere, Yargıtay'ca bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozmadan önceki ve bozmadan sonraki kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine uygun olmalıdır. Mahkemece, bu yön dikkate alınmaksızın, yıllık izin ve harcırah alacaklarına yönelik talepler bakımından “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi hatalı olmuştur. Söz konusu yıllık izin ücreti ve harcırah alacağına yönelik talepler bakımından bozmadan önceki 13.11.2014 tarihli karardaki gibi hüküm sonucu tesis edilmelidir. 3-Davacı asil bozmadan önceki yargılamada icra ettiği yemininde, işverence 2000 yılı sonrasında saat ücretinin yüzde yirmibeş artırılmış hali üzerinden fazla çalışma ücretinin ödendiğini ve bu sebeple de ödemenin eksik olduğunu beyan etmiştir. Yemin delilinin kesin delil olması sebebiyle, davacıya belirtilen tarihten sonrası için, fazla çalışma ücretinin, saat ücretinin yüzde yirmibeş zamlı hali üzerinden ödendiğinin kabul edilmesi gereklidir. Bu halde, yüzde elli zamlı ücret üzerinden hesaplanan fazla çalışma ücreti ile yüzde yirmibeş zamlı ücret üzerinden hesaplanan fazla çalışma ücreti arasındaki fark kadar, davacının alacaklı olduğu kabul edilmelidir. Örnek vererek açıklamak gerekirse, 01.08.2011 - 28.11.2011 tarihleri arasındaki dönemde, aylık ücret 837,00 TL, saat ücreti ise 3,72 TL’dir. Saat ücretinin yüzde elli zamlı hali 5,58 TL; yüzde yirmibeş zamlı hali ise 4,65 TL’dir. Bu dönemde, 270 saat fazla çalışma yapıldığı kabul edildiğinde, yüzde elli zamlı ücret üzerinden toplam fazla çalışma ücreti miktarı 1.506,60 TL; yüzde yirmibeş zamlı ücret üzerinden toplam fazla çalışma ücreti miktarı ise 1.255,50 TL’dir. Yukarıda yapılan açıklama uyarınca davacıya fazla çalışma ücretinin, saat ücretinin yüzde yirmibeş zamlı hali üzerinden ödendiği kabul edileceğinden, davacının bu dönem için bakiye alacağı, 1.506,60 TL - 1.255,50 TL = 251,10 TL’dir. Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamada ise, bu hususa dikkat edilmeyerek ( tüm tarih aralıkları bakımından), yüzde yirmibeş zamlı ücret üzerinden yapılan hesaplama kadar davacının alacaklı olduğunun kabul edilmesi hatalıdır. Esasen bozmadan önceki hükme esas alınan raporda da, belirtilen husus bakımından aynı hesaplama metoduyla sonuca gidildiği ve bozma ilamında söz konusu hatanın bozma sebebi yapılmadığı anlaşılmakta ise de, bu yöne bozma sebebi olarak yer verilmemesinin maddi hatadan kaynaklandığı açıktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarih ve 1957/13 esas, 1959/5 karar ile 09.05.1960 tarih ve 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür. Anılan sebeple, yüzde elli zamlı ücret üzerinden hesaplanacak fazla çalışma ücreti ile yüzde yirmibeş zamlı ücret üzerinden hesaplanacak fazla çalışma ücreti arasındaki fark kadar, davacının alacaklı olduğu kabul edilerek ( şimdiki gibi zamanaşımı savunması da nazara alınarak) fazla çalışma ücreti alacağı yeniden değerlendirilmelidir. Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi