8. Ceza Dairesi 2024/17028 E. , 2025/2526 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2020/1922 D.İş SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2020 tarihli kararı ile meçhul şüpheli hakkında banka veya kredi kartlarının …
**8. Ceza Dairesi 2024/17028 E. , 2025/2526 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2020/1922 D.İş SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2020 tarihli kararı ile meçhul şüpheli hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, delil yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şikayetçinin itirazı üzerine Tekirdağ 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 19.10.2020 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 07.02.2024 tarihli ve 2023/24661 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.03.2024 tarihli ve KYB-2024/18670 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısı'nın, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısı'nın soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Soruşturmaya konu somut olayda, müşteki tarafından, Denizbank A.Ş.'den alınmış bir kredi kartı olmamasına rağmen adına alınmış kredi kartları ile 7.000,00 Türk lirası civarında alışveriş yapıldığı iddiasıyla şikayetçi olması üzerine, müştekiye ait hesaptan iddia konusu harcama yapılmadığından bahisle suçun işlendiğine dair yeterli delil olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Müşteki tarafından dosyaya sunulan bankaya ibraz edilmiş 14/10/2020 tarihli itiraz formu yazısında, müşteki adına düzenlenmiş kredi kartı ile Üsküdar ... işyerinden 29/07/2020 tarihinde 3.000,00 Türk lirası, 30/07/2020 tarihinde 2.960,00 Türk lirası, 29/07/2020 tarihinde 3.000,00 Türk lirası ve 30/07/2020 tarihinde 2.960,00 Türk lirası harcama yapılmış olduğunun anlaşılması, yine müşteki vekili tarafından dosyaya sunulan dilekçede, söz konusu harcamalar dolayısıyla Tekirdağ İcra Dairesinin 2021/10171 Esas sayılı dosyası üzerinden müşteki hakkında icra takibinin yapıldığının belirtilmesi karşısında; öncelikle ilgili bankadan müşteki adına çıkartıldığı iddia edilen kredi kartlarına ait hesap hareketlerine ilişkin evrakların asılları istenilmesi, kredi kartlarına ait sözleşmelerin temini ile belgelerde atılı imzaların müştekiye ait olup olmadığının tespit edilmesi, yine kredi kartlarının teslimatlarının kime yapıldığı tespit edilerek, teslimat belgelerindeki imzaların müştekiye ait olup olmadığının tespit edilmesi ve yapılan harcamalara ait iş yerine ait görüntü kayıtları incelenerek, harcama yapan şahısların tespit edilerek ifadelerine başvurulması, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüpheli veya şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Şikayetçinin Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatında, 13.08.2020 tarihinde Denizbank A.Ş. tarafından kendisine kredi kartı borcunun olduğuna dair bir mesaj geldiğini, halbuki Denizbank'a ait kredi kartının hiç olmadığını, banka ile görüştüğünde bu bankaya ait iki adet kredi kartının olduğunu, 12.08.2020 tarihinde toplam 7.000,00 TL civarında harcama yapıldığını, dijital ortamdan adına kredi kartı başvurusu yapılarak kart çıkartıldığını öğrendiğini beyanla şikayetçi olduğu belirlenmiştir. 2. Denizbank A.Ş.'nin cevabi yazısında, şikayetçiye ait Tekirdağ Süleymanpaşa ve Tekirdağ Şubesi nezdinde 2592650 nolu hesap ve iki adet kredi kartının tespit edildiği, kredi kartlarına internet üzerinden başvuru yapıldığını, şikayetçinin kredi kartından 12.08.2020 tarihinde gerçekleşen 7.000,00 TL'lik işlem tespit edilmediği belirlenmiştir. 3. Şikayetçinin müracaatı ile ilgili olarak Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde, şikayetçinin hesabına bağlı banka/kredi kartları ile iddiaya konu harcamanın yapılmadığı, atılı suçun işlendiğine dair kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak delil olmadığı belirtilerek 28.09.2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şikayetçinin itirazı üzerine Tekirdağ 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.10.2020 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 4. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir...“ Hükümleri yer almaktadır. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçi tarafından dosyaya sunulan kart hamili harcama / nakit itiraz formunda, şikayetçi adına çıkartılan kredi kartından 29.07.2020 tarihinde iki defa 3.000,00 TL, 30.07.2020 tarihinde iki defa 2.960,00 TL'lik Üsküdar ... isimli işyerinden harcama yapıldığı ve yine şikayetçi vekili tarafından dosyaya sunulan 09.10.2023 tarihli dilekçede, söz konusu harcamalar nedeniyle şikayetçiye karşı Tekirdağ İcra Dairesinin 2021/10171 esas numaralı dosyası ile icra takibi yapıldığının belirtilmesi karşısında, öncelikle Denizbank A.Ş.'den şikayetçi adına çıkartılan kredi kartlarına ait hesap hareketlerinin istenilmesi, kredi kartlarına ait sözleşme asıllarının temini ile belgelerde atılı bulunan imzaların şikayetçiye ait olup olmadığı, yine kredi kartlarının teslimatlarının kim / kimlere yapıldığı, teslimat belgelerindeki imzaların şikayetçiye ait olup olmadığının tespiti ve yapılan harcamalara ilişkin iş yeri görüntü kayıtlarının incelenmesi ile harcama yapan şahıs / şahısların tespit edilerek ifadelerine başvurulması, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüpheli veya şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Tekirdağ 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 19.10.2020 tarihli ve 2020/1922 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2025 tarihinde karar verildi.