2. Hukuk Dairesi 2018/7828 E. , 2019/2979 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVACI-DAVALI :... DAVALI-DAVACI :... DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, mahkemece hükmolunan tazminatlar ve ortak çocuk yararına hükmolunan tedbir ve iştirak nafakası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur bel…
**2. Hukuk Dairesi 2018/7828 E. , 2019/2979 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVACI-DAVALI :... DAVALI-DAVACI :... DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, mahkemece hükmolunan tazminatlar ve ortak çocuk yararına hükmolunan tedbir ve iştirak nafakası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi ve mahkemece hükmolunan tazminatlar ve nafakaların miktarları yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 19.03.2019 günü duruşmalı temyiz eden davalı- karşı davacı ... vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av.... geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-karşı davalı erkek tarafından açılan boşanma davası ile davalı-karşı davacı kadının açtığı karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucu verilen hüküm; taraflarca temyiz edilmiş, Dairemizin 04.10.2016 tarihli ilamı ile temyiz sınırlaması yapılmayarak; mahkemece "Boşanmaya sebep olan olaylarda kusurun çoğunun davacı-karşı davalı erkekte olduğunu kabul etmesine rağmen, davalı-karşı davacı kadının kusurlarının neler olduğunu belirtmediği gibi davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasını da reddettiği, bu haliyle gerekçe ve hüküm arasında çelişki olduğu, şu hale göre 12.11.2015 tarihli kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesindeki unsurları içermediği, bu bakımdan kararın hukuka aykırı olduğu” gerekçesiyle bozulmuş, bozma sebebine göre, “Tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına” karar verilmiştir. Dairemizin işbu bozma kararı ile ilk verilen hüküm karşılıklı davaların tüm yönleri bakımından tamamen ortadan kalkmıştır, öyleyse, Dairemizce 04.10.2016 tarihli bozma ilamında, 12.11.2015 tarihli karara ilişkin bilinçli olarak temyiz sınırlaması yapılmadığı halde mahkemece, “Boşanma, davacı-karşı davalının reddedilen boşanma davası, velayet, kişisel ilişkiye” dair kısımların, tarafların temyize konu etmediğini bu nedenle işbu hususların kesinleştiği gerekçesiyle, Dairemiz bozma ilamının amacına ve mahiyetine aykırı bir şekilde taraflar arasındaki karşılıklı davada kesinleşen her hangi bir yön bulunmadığı dikkate alınmaksızın, her iki dava ve fer’ileri yönünden yeniden hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.