11. Ceza Dairesi 2009/11893 E. , 2012/17775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Beraat 24.03.1989 gün ve 1988/1-1989/2 sayılı Yargıtay İçtihadı birleştirme kararında açıklanan “açığa imzalı ve yazısız bir kağıda sahibinin zararına olarak hukuki hüküm ifade eden bir muamele yazıldığı ve yazdırıldığı iddiasının HUMK’nun ayrık tuttuğu durumlar dışında tanıkla ispat edilemeyeceği, yazılı delille ispatının gerektiği” yönünde
**11. Ceza Dairesi 2009/11893 E. , 2012/17775 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Beraat 24.03.1989 gün ve 1988/1-1989/2 sayılı Yargıtay İçtihadı birleştirme kararında açıklanan “açığa imzalı ve yazısız bir kağıda sahibinin zararına olarak hukuki hüküm ifade eden bir muamele yazıldığı ve yazdırıldığı iddiasının HUMK’nun ayrık tuttuğu durumlar dışında tanıkla ispat edilemeyeceği, yazılı delille ispatının gerektiği” yönündeki “yazılı delille ispat” kuralı, kararda da belirtildiği üzere açığa imzayı atan tarafından önceden ve rızaya dayalı olarak faile teslim edilmiş olan belgenin fail tarafından verilme nedenine aykırı olarak doldurulmasını düzenleyen 765 sayılı TCK’nun 509. maddenin 1. fıkrasındaki (5237 sayılı TCK’nun 209/1) şikayete tabi suç yönündendir. Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.05.2001 gün ve 2001/6-70-2001/77 sayılı kararında belirtildiği üzere, imza sahibinin tevdi ettiği kişinin kâğıdın zilyetliğinden vazgeçerek bunu yazdırması halinde kâğıdın yeni zilyedi açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kâğıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyeti gerçekleşmiş olacağından eylem 765 sayılı TCK’nun 509. maddesinin 2. fıkrasındaki suç, açığa imza atandan aldığı kağıdı faile verenin eylemi de “bertakrip ele geçiren failin fiiline iştirak" söz konusu olacaktır. Dolayısıyla İçtihadı Birleştirme Kararında 765 sayılı TCK’nun 509. maddesinin 1. fıkrası için aranan “yazılı delille ispat” kuralının aksine “hukuka aykırı ele geçirme” olgusunun ispatı tanık dahil her türlü delille mümkündür. Somut olayda ise; katılan icra takibine konu 15.04.2004 vade, 230 Lira bedelli senedi imzalı ve kurşun kalemle doldurulmuş olarak sanıklardan Hamdi’ye verdiğini, bu senedin borcunun ödenmesine rağmen kendisine iade edilmediğini, sanık ...'yı tanımadığını ve aralarında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, sanık ...'nın, sanık ...'den bu senedi alarak 05.04.2004 vade tarihli ve 30.000.000.000 (otuz milyar) bedelli doldurup icraya verdiğini, sanık ...’nın ise davaya konu senedin katılan ile aralarındaki su tankeri kiralama sözleşmesinden kaynaklanan borç nedeni ile tamamen doldurulmuş ve imzalanmış bir şekilde kendisine verildiğini beyan etmesi karşısında, ceza yargılamasının amacının maddi gerçeği ortaya çıkarmak olduğu gözetilerek, sanık ... ile katılan ... arasında sanıklar tarafından var olduğu iddia edilen ticari ilişkiyi (su tankeri kiralama) ispata yarayacak kiralama sözleşmesi, kira bedellerinin ödendiğine ilişkin makbuz ve faturalar ile diğer belgelerin dosya içerisine alınması, katılanın, sanık ...'ya olan borcunun dayanaklarının ortaya koyulması, katılan ve sanık ...'nın ticari işletmesi, faaliyeti ve kazancının bulunup bulunmadığının ilgili vergi dairelerinden sorulup varsa bilanço, defter ve belgeleri ile banka kayıtları getirtilip aralarındaki alışverişi gösteren kayıtlar olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi de yaptırılarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yukarıda anılan kararı, tanık beyanları ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.