11. Hukuk Dairesi 2013/6219 E. , 2013/11782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada... ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.07.2010 gün ve 2007/791-2010/515 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.11.2012 gün ve 2010/15703-2012/19645 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosy
**11. Hukuk Dairesi 2013/6219 E. , 2013/11782 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada... ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.07.2010 gün ve 2007/791-2010/515 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.11.2012 gün ve 2010/15703-2012/19645 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket ile ... de yerleşik dava dışı satıcı şirket arasında hurda satış sözleşmesi düzenlendiğini, davalı şirketlerin bu sözleşmeden kaynaklanan taşımaya konu hurda yükü ile ilgili olarak gözetim hizmeti verdiklerini, ancak yükün miktarı konusunda yanlış draft raporları düzenleyerek müvekkilinin dava dışı satıcıya fazladan ödeme yapmasına sebep olduklarını ileri sürerek, haksız olarak ödenen 84.462,00 USD'nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, gerek yükleme gerekse tahliye draft raporlarında gemi kaptanının imzası olduğunu, alıcı temsilcileri tarafından konulan bir ihtirazi kayıt ya da rezervin bulunmadığını, davacının sözleşmede bulunmamasına rağmen tek taraflı kantar ölçümleri yaptırdığını, esasen kantarın doğru tartıp tartmadığının da belli olmadığını, yükteki eksikliğin davacı alıcı ile satıcı arasında düzenlenen sözleşmede öngörülen muafiyet payının altında bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı ile dava dışı satıcı arasında düzenlenen sözleşmenin 15/1 maddesinde, ''Kesin hesaplar bakımından yükleme ve boşaltma limanlarındaki su çekimi sörveylerinin ortalaması konşimento ağırlığına mukabil %0,5 oranında serbesti hakkına tabi olmak kaydı ile nihai mahiyette olacaktır. Nihai ağırlıkta tanınan böyle bir %0,5 dışına çıkan herhangi bir fark mevcut olması durumunda bu hal ilgili tarafa çekilecek telgraf havalesi yolu ile süratle çözüme kavuşturulacak'' hükmüne yer verildiği, gözetim şirketi tayin edilmiş olmasının taraflar arasındaki bu sözleşme hükümlerini bertaraf etmeyeceği ve sorumluluğu gözetim şirketlerine yüklemeyeceği, o halde ölçümlemede davacı aleyhine bir durum var ise öncelikle davacının kendi akidi olan satıcısına müracaat etmesi, sonuç alamaması halinde gözetim şirketlerine ölçümü yanlış yapmaları nedeniyle müracaat etmesinin gerektiği, gözetim şirketlerinin satıcı ile birlikte hareket ederek yükü kasten eksik ölçtüklerinin ispat edilemediği, satıcıya müracaat edilmeden açılan işbu davanın erken açıldığı, ayrıca davaya konu eksikliğin yukarıda anılan sözleşmede öngörülen sınırın altında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine 30/11/2012 tarihli kararı bozulmuştur. Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve emsal olarak sunulan ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/810-2009/198 sayılı dosyada, taşınan maldaki eksikliğe ilişkin oranın satış sözleşmesinde düzenlenen oranın üstünde olması nedeniyle işbu dava yönünden emsal teşkil etmesinin mümkün bulunmamasına göre, davalılar vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK'nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.