T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA N : 2025/1525 Esas KARAR NO : 2025/1576 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/11/2021 NUMARASI : 2018/1179 Esas, 2021/862 Karar DAVANIN KONUSU: MENFİ TESPİT KARAR TARİHİ: 27/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA N : 2025/1525 Esas KARAR NO : 2025/1576 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/11/2021 NUMARASI : 2018/1179 Esas, 2021/862 Karar DAVANIN KONUSU: MENFİ TESPİT KARAR TARİHİ: 27/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde bulunduğunu, bu faaliyetlerini daha kolay icra edebilmek için yıllar önce davalı kooperatife üye olduğunu, davalı kooperatifin çalışma şeklinin, kooperatif üyelerine bir kısım teminatlar (senet, ipotek, kefil v.b.) karşılığında yıllık kota belirlemek suretiyle en fazla bu kotalar kadar tarım ve hayvancılıkla ilgili olan yem, gübre, mazot, tohum, tarım aleti ve benzeri ihtiyaçları karşıladığı ve ödeme zamanında üyelerin aldıkları ürünlerin bedelini ödediğini, davacının yıllarca davalı kooperatif ile bu şekilde çalıştığını, müvekkilinin kooperatiften aldığı malların bedellerini zamanında ödediğini, yapılan ödemelere rağmen teminat olarak kooperatife verileri senetlerin müvekkiline iade edilmediğini, müvekkilinin davalıya böyle bir borcu bulunmamasına rağmen kooperatifçe 69.009,14 TL borcun bulunduğu bildirilerek ödeme yapılmasının talep edildiğini, bu talebin haksız ve gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun olmadığını, bu haksız talep karşısında borcun kaynağını öğrenmek isteyen davacıya kooperatifçe hesap ekstresi verildiğini, hesap ekstresinin incelenmesinde, almadığı malların borç olarak hesap ekstresine yazılı olduğunun görüldüğünü, hesap ekstresinde adı geçen senet karşılığı olarak gösterilen malların hiçbirisinin müvekkiline gönderilmediğini, usulsüz bir şekilde mallar verilmiş gibi gösterilmek suretiyle haksız, hukuksuz ve gerçeğe aykırı olarak müvekkilinin borçlu olarak gösterildiği beyanla; davanın kabulü ile hesap ekstresinde belirtilen senetlerin iptali ile senetlerin karşılığı olarak gösterilen borç ve fer'ilerine ilişkin borcun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı kooperatifin 1207 numaralı ortağı olduğunu, 2012 yılından bu yana düzenli alışveriş yaptığını, dava konusu edilen 18116 - 18463-18544 numaralı senetlerin 15/03/2017 tarihli ve 785 sayılı kredi sözleşmesine dayandığını, davacı tarafça akdedilen 785 numaralı kredi genel sözleşmesiyle, 15/03/2017 tarihinde müşterek ve müteselsil kefalet hükümleri kapsamında 1276 nolu ortak ..., 1207 nolu ortak ..., 1275 nolu ortak ... ... ve ... nolu ortak ...'ın davacı adına 200.000 TL'ye kadar açılacak kredilerin tümü için şahsi kefaletlerini verdiklerini, davacı ortağın 451 sayılı Kredi Genel Sözleşmesi ile kullanmaya başladığı zirai alet ve makine ihtiyacına ilişkin tarımsal kredisinin borç yenileme işlemlerine dayanak olması açısından ise 785 sayılı Kredi Genel Sözleşmesine dayalı kredi borç senetlerini tanzim ettiğini, senedin davacı tarafından bizatihi imzalandığını, HMK m. 200 kapsamına göre iddianın senetle ispatının gerektiğini, davacının hiç satın almadığı bir zirai emtia mal ve/veya hizmete ilişkin senede imza atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının davaya konu senetlere ilişkin krediyi kullanmadığı ve buna ilişkin mal/hizmet almadığı iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davaya konu senetlerin davacı tarafından davalı kooperatiften çeşitli mal ve hizmetlerin siparişi amacılığıyla davacı tarafından imzalanarak davalı Kooperatife verildiği, söz konusu senetlerin “teminat senedi” vasfında olduğu, teminat senetlerinin genel kredi sözleşmesine dayanarak imzalandığı ve uyuşmazlığa konu mal ve hizmetlerin davacı tarafından sipariş edildiği, davalı tarafından mal ve hizmetlerin teslimine ilişkin herhangi bir teslim-tesellüm belgesinin dosyaya sunulmadığı, bu haliyle mal ve hizmetlerin teslimi hususunun davalı tarafından ispat edilemediği, davacı vekilinin 13/07/2021 tarihli dilekçesi ile de davaya konu edilen 4 senedin toplamının 54.952,51 TL olduğu, davalı kooperatif tarafından düzenlenen hesap ekstresinde anaparaya faiz yürütüldüğü ve borç tutarının 69.009,14 TL olarak bildirildiğinden davanın bu tutar üzerinden açıldığı, ancak davacının haciz tehdidi ile karşı karşıya kalmamak için davalı tarafından bildirilen 74.376,29 TL'nin ödendiğini beyan ettiği, davacı tarafından dosyaya sunulan ... Bankası A.Ş.07/02/2019 tarihli dekontun incelenmesinden ... tarafından 902 sayılı Yassıören Tarım Kooperatifine 74.376,29 TL 'istirdat hakkı saklı kalmak üzere' açıklamasıyla ödeme yapıldığı, bilirkişi raporunun bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davaya konu 01/10/2018 vade tarihli 18544 numaralı 280,00 TL bedelli, 01/10/2018 vade tarihli 18463 numaralı 23.750,00 TL bedelli, 01/10/2018 vade tarihli 18116 numaralı 20.922,51 TL bedelli ve 01/10/2018 vade tarihli 18206 numaralı 10.000,00 TL bedelli senetlerden ötürü davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, 74.376,29 TL'nin davalıdan istirdatına karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davanın menfi tespit/istirdat davası olduğu ve davaya konu alacağın senede dayandığını, senet miktarı dikkate alındığında, aksinin HMK 200 gereğince yazılı belge ile ispatının gerektiğini, ortaklarına ait borç senetlerinin 1581 sayılı Kanunun 12. maddesi gereğince ilam hükmünde olduğunu, bu nedenle TTK da düzenlenen bono, poliçe ve çekten ayrıldığını, tek nüsha olarak düzenlenen senetlerin Kooferatifler tarafından muhafaza edildiğini, söz konusu senetlerin tahsili akabinde senetlerin ilgili Kooperatifçe muhafaza edilmek suretiyle ortaklara resmi, yazılı ve ıslak imzalı tahsilat makbuzu ibraz edildiğini, kanun gereğince ilam hükmünde olan senetlerin teminat senedi olmadığı gibi, ticari hayatta kullanılan senetlerden de olmadığını, davacının 18544 sayılı Ortak Kaza Sigorta Primi ve 18116 sayılı Yenileme kredilerini kullandığının gerek Kooperatif kayıtları gerekse bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, bu hususun taraflar arasında da çekişmesiz olduğunu, mevcut senetlere dayalı borç yenilemesi ve sigorta primi ödemesine dayalı kredilerin, davalı Kooperatifin ortaklarına kullandırdığı nakdi krediler olduğunu bu nedenle mal tesliminin söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü iddianın senetlere dayalı mal teslimi olmadığına ilişkin olduğunu, Kooperatif kayıtları ile bilirkişi raporuyla bu hususun açıkça ortaya konduğu ve tespit edildiği halde Yerel Mahkemece dikkate alınmadığını ve gerekçeli kararda bahsedilmediğini, dava konusu edilen 18463-1 sayılı kredi borç senedine ilişkin olarak ise HMK 200 uyarınca ispat yükünün müvekkilinde değil davacıda olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin 7 nolu bendinde de belirttikleri üzere davacının el yazısı ile düzenlenen 04.05.2018 tarihli borç ikrarına havi yazılı belgeyle senet konusu motorini aldığını açıkça ikrar ettiğini, ancak ilk derece Mahkemesince bu belgeyle ilgili herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığını,müvekkili Kooperatifin 1581 sayılı Kanunun 19/B maddesi uyarınca harçtan muaf olduğunu, gerekçeli kararın iki numaralı bendinde aleyhlerine harca hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, tarım kredi kooperatifi kredi borç senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır.Davacı tarafça, kooperatiften aldığı malların bedellerini zamanında ödediğini, yapılan ödemelere rağmen teminat olarak kooperatife verilen senetlerin iade edilmediğini, kooperatif tarafından verilen hesap ekstresine göre almadığı malların borç olarak hesap ekstresine yazıldığını, müvekkiline davaya konu senetler karşılığında mal teslim alınmadığı ve bu nedenle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davalı cevap dilekçesinde davacı tarafın, dava konusu edilen 18116 - 18463-18544 numaralı senetlerin 15/03/2017 tarihli ve 785 sayılı kredi sözleşmesine dayandığını beyan etmiştir.İlk derece Mahkemesince davalı tarafından mal ve hizmetlerin tesliminin ispatlanamadığından bahisle davanın kabulüne ve davaya konu senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacı tarafından davalıya yargılama sırasında ödenen 74.376,29 TL nin istirdatına karar verilmiştir. Karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.İstinafa konu uyuşmazlık, davaya konu kredi borç senetlerinin teminat niteliğinde olup olmadığı ve karşılığında mal teslimi yapılıp yapılmadığı, davacının dava tarihi itibariyle bu kredi borç senetleri nedeniyle davalı kooperatife borcunun bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı noktasındadır.Davalı vekili istinaf dilekçesinde 18544 sayılı ve 18116 sayılı kredilerin nakdi krediler olduğu mal tesliminin söz konusu olmadığını, 18463-1 sayılı kredi borç senedine ilişkin olarak ispat yükünün davacıda olduğunu ileri sürmüştür.Davaya konu kredi borç senetleri;a-18.10.2017 tarihli 18116 numaralı kredi borç senedinin "yenileme genel İht. Yaygın bitkisel üretim" kredi türü ile 20.922,51 TL olarak düzenlendiği vadesinin 01.10.2018 tarihi olduğu, b-29.11.2017 tarih 18643 numaralı kredi borç senedinin "petrol ürünleri-yaygın bitkisel" kredi türü ile 23.750,00 TL olarak düzenlendiği ve vadesinin 01.10.2018 tarihi olduğu, c-04.12.2017 tarihli ... numaralı kredi borç senedinin "ortak kaza sigorta prim bedeli" kredi türü ile 280 TL olarak düzenlendiği ve vadesinin 01.10.2018 tarihli olduğu anlaşılmıştır.d-31.10.2017 tarihli 18206 numaralı kredi borç senedinin"yenileme genel İht. Yaygın bitkisel üretim" kredi türü ile 10.000,00TL olarak düzenlendiği ve vadesinin 01.10.2018 tarihi olduğu anlaşılmıştır.Yukarıda belirtilen kredi borç senetleri 15.03.2017 tarihli 785 nolu kredi genel sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olarak düzenlenmiştir. Senetlerin metninde, senet bedellerinin ödünç olarak alındığı ve vadesinde akdi faiziyle birlikte ödeneceği yazılıdır.29/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özet olarak; Davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu; davalı kooperatif tarafından davacıya sunulan mal veya hizmetin, davacıya teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge dosyaya sunulu olmasa da senet muhteviyatındaki kredi tutarının ödünç alındığına ilişkin ifade göz önünde bulundurulduğunda kredi borç senetleri karşılığında davacının kredi kullandığının anlaşıldığı; tamamında davacının imzası bulunan kredi borç senetlerinden dolayı davacının davalıya borçlu olduğu; davalı tarafın talebi doğrultusunda tarım kredi kooperatifi uzmanı bilirkişi görevlendirilmesi hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. 21/03/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özet olarak; Davaya konu senetlerin davacı tarafından davalı kooperatiften çeşitli mal ve hizmetlerin siparişi amacılığıyla davacı tarafından imzalanarak davalı Kooperatife verildiği, söz konusu senetlerin “teminat senedi” vasfında olduğu, teminat senetlerinin genel kredi sözleşmesine dayanarak imzalandığı ve uyuşmazlığa konu mal ve hizmetlerin davacı tarafından sipariş edildiği, dosyada yapılan incelemede sipariş edilen mal ve hizmetlerin teslimine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, senet bedellerinin bir kısmının davacının dosyaya sunduğu ödeme dekontuna göre ... Bankası'ndan ödendiği iddia olunsa da söz konusu dekont okunaklı olmadığı için ödemenin hangi tarihte ve ne miktarda yapıldığının tespit edilemediği belirtilmiştir. Taraflar arasındaki 15.03.2017 tarihli "Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Kredi Genel Sözleşmesi"nin 3. Maddesinde iş bu sözleşme ile tarafların 200.000,00 TL ye kadar kredi açılması ve/veya kullandırılması hususunda anlaşmaya vardıkları, 4. Maddesinde; borçluların, bu sözleşmeye istinaden kullandırılan krediler için düzenlenen kredilendirme belgesinin bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğunu ve bunlardaki genel ve/veya özel nitelikli tüm taahhütlerini yerine getireceklerini kabul ve taahhüt ettikleri düzenlenmiştir. Sözleşmenin, Kooperatife ait defter kayıt ve belgelerin kesin delil olacağı başlıklı 24. Maddesinde de; borçluların, iş bu sözleşme ve uygulamalarından doğan uyuşmazlıklarda ve yorumunda kooperatifin defter ve kayıtları ile kooperatife ait mikro filmlerden, mikro fişlerden alınan kopyaları, elektronik ya da manyetik ortamlardan çıkarılan bilgileri içeren belgeleri, CD Rom, kamera kayıtları, telefon ses kayıtları,bilgisayar ve benzeri kayıtların müstenitli olsun ya da olmasın geçerli, bağlayıcı kesin delil olacağını, bu delillerle uyuşmazlığın çözümleneceğini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 193. Maddesine göre yazıl delil sözleşmesi niteliğinde olmak üzere gayrikabili rücu kabul ettiklerini, kooperatifin iletişim araçları ile veya sözlü olarak borçlulardan emri aldığı durumlarda, kooperatifin deftere kayıtlı belgeleri ve mevcut olması durumunda elindeki telefon ses kayıtları, faks veya teleks gönderilen talimat örneklerinin kooperatif ile borçlular arasındaki ilişkilerde müstenit aranmaksızın teyit edilmiş olsun veya olmasın delil niteliğinde olduğu düzenlenmiştir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 193. maddesinde düzenlenen delil sözleşmesi; ortaya çıkan uyuşmazlıkta belli bir hususun ne tür deliller ile ispatlanacağının taraflarca yazılı olarak saptanmasıdır. Buna göre "Taraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispat öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebilirler."Bir davanın tarafları, dava açılmadan önce veya sonra, bir hususun yalnız belli bir delil ile ispat edileceği hakkında bir sözleşme yaparlarsa, buna münhasır delil sözleşmesi denir. Yani bu hâlde, o husus yalnız delil sözleşmesi ile kabul edilmiş olan delil ile ispat edilebilir; başka bir delil ile ispat edilemez. Bir hususun ispatı için münhasır delil sözleşmesi yapılmış ise delil sözleşmesinde kararlaştırılan delilden (veya delillerden) başka delil kabul olunmaz. Buna göre taraflar, delil sözleşmesi ile aynı zamanda delillerini hasretmiş olurlar, yani taraflar, delil sözleşmesinde kararlaştırdıkları deliller dışında başka delil gösteremezler (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, c. 3, s. 2881 vd.) Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının, davaya konu kredi senetlerinin nakdi krediler nedeniyle düzenlenip düzenlenmediği ya da düzenlenmiş ise hangi senetlerin nakdi krediler nedeniyle düzenlendiği, hangilerinin mal teslimi nedeniyle düzenlendiği,mal veya ürünler nedeniyle düzenlenmiş ise bu mal veya ürünlerin davacıya teslim edilip edilmediği ve bu senetlerin davalı kooperatifin defter ve kayıtlarındaki durumuna ilişkin ayrıntılı ve gerekçeli bir tespit ve değerlendirme içermediği anlaşılmakla raporların bu yönüyle denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, tarım kredi kooperatifleri kredileri konusunda uzman bilirkişi/bilirkişilerin de heyette bulunduğu bilirkişi heyetinden, taraflar arasında kesin delil niteliğinde olan kooperatif kayıtları üzerinde dosya kapsamı itibariyle inceleme yapılarak, davacının borçlu olmadığını ileri sürdüğü 18116, 18544, 18463-1, 18206 numaralı senetler için doğrudan kullanılmış bir nakit kredi olup olmadığı, kredilerin ödenip ödenmediği, bu senetlerin davacıya satışı yapılan mal/ürün için düzenlenip düzenlenmediği, mal veya ürünler nedeniyle düzenlenmiş ise bu mal veya ürünlerin davacıya teslim edilip edilmediği, sonuç itibariyle her bir kredi senedi yönünden davalı kooperatifin kayıtları incelerek her bir kredi senedi yönünden ayrı ayrı değerlendirilme yapılmak suretiyle davacının dava tarihi itibariyle dava konusu kredi senetlerinden dolayı davalı kooperatife borçlu olup olmadığı ve miktarı belirlenerek sonucuna göre davacının istirdat talebi yönünden bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1179 Esas, 2021/862 Karar sayılı ve 10/11/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.270,16 TL harçtan mahsubu ile bakiye 654,76 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/11/2025