T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1673 Esas KARAR NO: 2026/179 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/10/2025 NUMARASI: 2024/142 Esas, 2025/696 Karar DAVA: İFLAS (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) KARAR TARİHİ: 05/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1673 Esas KARAR NO: 2026/179 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/10/2025 NUMARASI: 2024/142 Esas, 2025/696 Karar DAVA: İFLAS (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) KARAR TARİHİ: 05/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin avukat olduğunu, Üsküdar .... Noterliğinin ....02.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı şirketin vekilliğini üstlenen müvekkilinin davalı şirketin devam eden dava ve icra takip dosyalarını ilk gününden itibaren özenle yürüttüğünü, davalı şirket yetkilisinin ....11.2023 tarihinde herhangi bir gerekçe göstermeden şifai olarak, Kasım ayı sonu itibariyle çalışmayı sonlandırmak istediğini ve müvekkilinin takibinde olan dosyaların başka bir vekil tarafından takip edileceğini bildirdiğini, bunun üzerine müvekkili avukatın davalı şirket yetkilisine e-posta göndererek ekli listede yer alan derdest dosyaları takip etmeyi durduracağını ve bu dosyalardan kaynaklı kanuni vekalet ücreti tutarlarının hesaplanarak taraflarına bildirileceğini belirttiğini, davalı şirket yetkilisinin cevabi e-posta ile yaptıkları hizmetlere teşekkür ederek dosya ve belgelerin ivedi olarak gönderilmesini talep ettiğini, böylece davalının azil iradesini yazılı olarak da kabul ettiğini, davalı şirket adına takip edilen dava ve icra dosyalarındaki vekalet ücretini toplam 331.047,44 TL olarak hesaplayarak serbest meslek makbuzu düzenlediklerini, davalı şirketin Üsküdar .... Noterliğinin ....11.2023 tarih ve .. yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek talep edilen ücretleri ödemeyeceğini ve taraflar arasında kurulu tüm sözleşmeleri feshettiğini bildirdiğini, aynı zamanda bu ihtarname ile kesilen serbest meslek makbuzu için 496.571,18TL bedelli iade faturası düzenlediğini, müvekkili avukatın bu faturayı noter kanalı ile iade ederek ücretlerin ödenmesini talep ettiğini, akabinde davalı şirketin Üsküdar ... Noterliğinin ...12.2023 tarih, ... yevmiye numaralı azilnamesi ile müvekkili avukatı “görülen lüzum üzerine” açıklaması ile azlettiğini, azlin haksız olduğunu, takip ettikleri icra ve dava dosyalarındaki kanuni (karşı yan) vekalet ücretinin ödenmediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile iflas yolu ile adi takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın kaldırılmasına, borcun ödenmesi için depo kararı verilmesine ve depo kararının yerine getirilmemesi halinde davalının iflasına karar verilmesi karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında; taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığını, taraflar arasındaki anlaşma gereği davacının aylık avukatlık ve danışmanlık ücreti ile masraflar hariç olmak üzere ek ücret talep edemeyeceğini, davacının vekalet ilişkisi sürürken bu ödemeler dışında herhangi bir ücret talep etmediğini, bu kapsamda tüm ücretlerin davacı avukata ödendiğini, davacının başka bir avukatın derdest dosyalara vekalet ibraz edilebileceğine muvafakat verdiğini, takip ettiği dava ve dosyalarda karşı vekalet ücretinin ödenmesini isteyen davacının hiçbir dosya sonuçlanmadan vekalet ücreti talep etmesinin kötü niyetli olduğunu, davacının azledilmediği tarihte doğmayan yasal vekalet ücretlerini talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, azil yokken doğmamış ücretlerin talebi için davacının müvekkili şirkete ihtarname gönderdiğini, bu ihtarname nedeniyle müvekkili firmanın davacı avukata olan güveninin zedelendiğini, bunun üzerine davacının azledildiğini, azlin haklı olması nedeniyle kanuni vekalet ücretlerinin talep edilemeyeceğini, dayanak dava ve icra dosyaları henüz sonuçlanmadığından kanuni vekalet ücretlerinin de doğmadığını ve istenemeyeceğini, hem azlin haklı olması, hem davacı avukatın başka bir avukatın vekalet sunmasına muvafakat etmesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının takip konusu borcu ödediği ve takibin infazen kapatıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre davalının borçlu olduğunun belirlendiği, davalının dava açılmasına neden olması nedeniyle yargılama giderlerinin davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Karar yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin derdest dosyaların takibinin durdurulması na dair bir talimatı olmamasına rağmen davacının ....11.2023 tarihli e-posta ile derdest dosyaların takibini durdurma iradesi göstererek henüz muaccel hale gelmemiş kanuni vekalet ücretlerini talep ettiğini ve yeni vekil görevlendirilmesine bizzat kendisinin icazet verdiğini, kendi iradesi ile dosyaların takibini durduracağını beyan eden avukatın kanuni vekalet ücreti talep edemeyeceğini, müvekkilinin yaklaşık bir ay sonra ....12.2023 tarihinde davacıyı azlettiğini, davacının, henüz azledilmeden sonuçlandırmadığı dava ve takiplerin karşı vekalet ücretini talep etmesi nedeniyle azledildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya sözleşmesel olarak ödenen ücretlerin ödenmesi gereken ücretten fazla olduğunu ve aşan kısmın davacının talep ettiği karşı vekalet ücretinden mahsubu gerekirken bu hususun incelenmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: Dava, takibe itirazın kaldırılması ve iflas talebine ilişkindir.Dosya kapsamına göre davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 413.809,31 TL karşı taraf vekalet ücretinin tahsili için davalı aleyhine adi iflas yoluyla takip başlattığı, iflas ödeme emrinin davalıya ....12.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde ....02.2024 tarihinde itirazın kaldırılması ve iflas talebi ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesi; takip konusu borcun ödendiği, davalının dava açılmasına neden olduğu gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; dava tarihindeki haklılık durumu, daha açık bir ifade ile davacı avukatın haksız azledilip edilmediği ile buradan hareketle haksız azil nedeniyle davacının karşı vekalet ücreti alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 1-İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; davalının, davacıya gönderdiği azilnamede davacıyı "gördüğüm lüzum üzerine" açıklamasıyla azlettiği, azilnamede gerekçe belirtilmediği, davacının davalı adına takip ettiği dava ve işlerde davacının özen borcuna aykırı davranışını gösterir ya da müvekkilin güvenini sarsıcı –iddia dışında- bir delile rastlanılmadığı, davalı şirket yetkili tarafından davacı avukata gönderilen e-postada davacının özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını gösterir bir beyanın yer almadığı, bu tespitler ışığında davalı tarafından yapılan azlin haksız olduğu, davacının dava ve icra dosyalarındaki toplam alacağının 331.047,44 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.Bilirkişiler ek raporunda da kök raporundaki görüşünü tekrarlamıştır. Avukatlık Kanunu’nun 172/2 fıkrası; “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez” hükmünü düzenlemektedir. Bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Yargıtay 13. HD'nin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir (Benzer şekilde Yargıtay 13. HD'nin 2016/15090 Esas, 2017/12500 Karar sayılı kararı) .Öte yandan haksız azil halinde takip edilen iş sonuçlanmasa dahi avukat, hem sözleşmesel hem de hasma tahmil edilen vekalet ücretine hak kazanır.Somut olayda taraflar arasındaki e-posta yazışma ları ve ihtarnamelere göre, davalının 2023 yılı Kasım sonu itibariyle vekalet ilişkisini sonlandırmasını ve takip edilen dosyaların teslimini istemesi üzerine, davacı avukat, takip ettiği dosyalarda karşı tarafa yükletilecek vekalet ücretinin ödenmesini talep etmiştir. Bunun üzerine davalı şirket ....12.2023 tarihli azilname ile davacı avukatı azletmiştir. Davacı avukatın Avukatlık Kanunu'nun 34. ve TBK'nın 506 maddesi uyarınca uyarınca aldığı işi özenle ve vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek yerine getirmesi gerekmekte olup, avukatın davalı adına takip ettiği dava ve işlerde özen borcuna aykırı davranışını gösterir ya da müvekkilinin güvenini sarsıcı davranışına dair dosyada bir delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı haklı nedenle davacıyı azlettiğini ispat edemediğinden, davalının vekalet ücreti borçları bulunmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde değildir. 2-Ayrıca davalı, davacıya sözleşmesel vekalet ücretini fazla ödediklerini, fazla ödemenin karşı yan vekalet ücretinden mahsubu gerektiğini, ancak bu yönde inceleme yapılmadığın savunmuştur. İlke olarak, takas def'i de diğer def'iler gibi cevap dilekçesinde süresinde ileri sürülmelidir. (Yargıtay 23. HD'nin 2017/893 Esas, 2020/2280 Karar sayılı kararı). Takas definin cevap süresinde ileri sürülmediği takdirde savunmanın genişletilmesi yasağı ile karşılaşabilir. Davacının (davayı değiştirmeye) muvafakatinin açık (sarih) olması gerekir (m.141,2) Kanundaki (m.141,2) kullanılan "açık" ifadesi nedeniyle zımni muvafakat yeterli değildir. (Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 22 Baskı, sh 331). Davaya konu alacak taraflar arasındaki sözleşmesel vekalet ücretine ilişkin değil, karşı yandan istenecek vekalet ücretine ilişkindir. Davalının farklı vekalet alacağı kalemi yönünden fazla ödeme yaptığı gerekçesiyle kendisinin de alacağı olduğunu ileri sürmesi, mahsup olmayıp takas niteliğindedir. Zira davalı yasal hasma yüklenen vekalet ücreti ile ilgili ödeme yaptığını beyan etmemektedir. Bu durumda davalı sözkonusu takas savunmasını cevap dilekçesinde ileri sürmesi gerekirdi. Ne var ki davalın cevap dilekçesinde, sözleşmesel vekalet ücretini fazla ödemesi nedeniyle davalı avukattan alacağı olduğunu ve bu alacağın davacı alacağından düşülmesi gerektiği yönünde savunması bulunmamaktadır. Davalının bilirkişi ek raporundan sonra sunduğu bu savunma ise, savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğundan ve davacının da savunmanın genişletilmesine açık bir muvafakati bulunmadığından, ilk derece mahkemesinin sözkonusu savunmaya itibar etmemesi yerindedir. Açıklanan nedenler ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline dair ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/.... Esas, 2025/696 Karar ve .../10/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.05/02/2026