1. Hukuk Dairesi 2013/1065 E. , 2013/4928 K. "" MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/06/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve pay oranı…
**1. Hukuk Dairesi 2013/1065 E. , 2013/4928 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/06/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve pay oranında tescil, mümkün olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; tarafların ortak miras bırakanı Ö.C.'ın 2307 parsel sayılı taşınmazdaki payını 17.12.1987 tarihinde vekili eliyle davalı oğluna satış suretiyle devrettiği, davalın da 18.10.1988 tarihinde dava dışı A.T.'a devrettiği, 15.02.1990 tarihinde de geri satın aldığı, anılan parselin imar uygulaması sonucu 1797 ada 41 parsel olduğu ve kat irtifakı kurulduğu, çekişme konusu 3, 5, 6 ve 7 nolu dükkanların kat irtifakı suretiyle davalı adına tescil edildiği, miras bırakanın 26.02.1988 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davanın tarafları çocukları ile dava dışı eşi H., ile kızları B., Ş. ve Ş.ün kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı, miras bırakanın davalıya yapmış olduğu pay temliki ile sonraki temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.