7. Ceza Dairesi 2023/20176 E. , 2024/10948 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/580 E., 2023/272 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği te…
**7. Ceza Dairesi 2023/20176 E. , 2024/10948 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/580 E., 2023/272 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasındaki 15 günlük temyiz sürenin bölge adliye mahkemelerince verilen kararlara ilişkin olarak düzenlendiği, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce verilip Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanunun 8 nci maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesine göre 1 hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin "15 gün" olarak belirlenmesi suretiyle sanığın temyiz süresi yönünden yanıltıldığı anlaşıldığından sanığın 22.05.2023 tarihinde yapılan tebliğ üzerine 06.06.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; Mahkemece verilen 10 ay cezayla alakalı hiçbir somut delil olmadığına, dosyada geçen Mine isimli kişiyi tanımadığına ve onunla alışverişinin olmadığına ilişkindir. II. GEREKÇE 1.Mağdur ... ile aynı birlikte askerlik görevini ifa eden sanık ...'un, olay tarihinde kışla içerisinde mağdur ...'nun kullanmakta olduğu 17.07.2014 tarihli faturaya göre 792,00 TL değerindeki ... T-50 marka telefonu hırsızladığının, akabinde telefonu tanık ...'e 100 TL karşılığında sattığının kabul edildiği olayda, sanık hakkında 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 132 nci maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmiş ise de; 1632 sayılı Kanun'un 4551 sayılı Kanun'un 28 nci maddesi ile değişik 132 nci maddesi "Bir üstünün, arkadaşının veya astının bir şeyini çalan asker kişiler...cezalandırılırlar.” hükmünü içermektedir. Bu maddede yazılı askerî suçun oluşabilmesi için, fail ile mağdur arasında astlık üstlük ilişkisinin bulunması ya da her ikisinin hem rütbe konumunda olmaları gerekmektedir. Arkadaş tabirinden hem rütbe durumunda bulunan asker kişiler kastedilmektedir. Fail ile mağdur arasında bu anlamda bir arkadaşlık (hem rütbe olma hâli) ya da ast-üst ilişkisi yoksa, her iki tarafta 1632 sayılı Kanun'un 3'üncü maddesinde yapılan tanıma uyan birer asker şahıs da olsalar, hırsızlık suçunda 1632 sayılı Kanun'un 132 nci maddesinin değil, genel hükümlerin uygulanması zorunludur. Bu açıklamalar çerçevesinde, sanık ... ile mağdur ...'nun olay tarihinde asker şahıs olup olmadığı, asker şahıs ise rütbelerinin ne olduğu, aralarında astlık-üstlük münasebetinin söz konusu olup olmadığı hususlarının araştırılarak sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Kabule göre ise; Sanığın "üstünün, astının veya arkadaşının bir şeyini çalmak" suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi sırasında uygulama maddesi olarak 1632 sayılı Kanun'un 132 nci maddesi yerine 132 nci maddesinin birinci fıkrasının yazılmış olması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, 3.Sanığın işlediği kabul olunan 1632 sayılı Kanunun 132 nci maddesinde düzenlenen "Üstünün, astının veya arkadaşının bir şeyini çalmak" suçu sırf askeri suç olmadığı halde lehe hükümlerin uygulanmasını talep eden ve sabıkasız geçmişi nedeniyle hakkında takdiri indirim uygulanan sanık hakkında diğer koşullar değerlendirilmeden, sırf askeri suçlar yönünden sınırlama getiren 353 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi, 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin A bendi ile Ek 8 inci maddesi uyarınca yasal şartları oluşmadığı şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesine, ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 4.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "01.07.2015" yerine "08.2015" olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2023 tarihli ve 2022/580 Esas, 2023/272 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.