4. Hukuk Dairesi 2021/9919 E. , 2023/529 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2154-2020/3495 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü / Davalının istinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/987-2018/693 Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üze
**4. Hukuk Dairesi 2021/9919 E. , 2023/529 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2154-2020/3495 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü / Davalının istinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/987-2018/693 Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.07.2015 tarihinde müvekkili ... 'nın kullandığı araç ile seyir halinde iken dava dışı ...'ın kullandığı aracın kontrolsüz olarak önüne kırması neticesinde kaza geçirerek ağır yaralandığını, bunun sonucunda da malul kaldığını, davacının kazada kusurunun bulunmadığını belirterek, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kazaya sebep olan aracın trafik sigortasının olmaması nedeniyle davalı Güvence Hesabından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olup, bilahare bilirkişi raporu doğrultusunda talebini 81.371,39 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tarihi itibariyle aracın trafik poliçesinin bulunduğunu, araç sürücüsüne davanın ihbarının gerektiğini, kazanın oluşumundaki kusur oranlarının ve maluliyetin ATK tarafından tespiti gerektiğini, tazminatın Hazine Müsteşarlığına kayıtlı aktüerya bilirkişileri tarafından hesaplanması ve geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamı dışında kaldığını, SGK'dan rücuya tabi ödeme olup olmadığının sorulması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza tarihindeki poliçe teminat limiti ve kusur oranı ile sorumluluklarının sınırlı bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, geçici iş göremezlik zararı 6.764,97 TL, daimi sakatlık zararı 74.606,42 TL olmak üzere toplam 81.371,39 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 06.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dosyada alınan kusur ve hesap raporuna karşı itiraz hakları kısıtlanarak karar verildiğini, raporun 28.05.2018 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini, 2 haftalık itiraz hakları beklenmeden davanın 06.06.2018 tarihinde karara bağlandığını, müvekkili kuruma başvuru yapılmadan davanın açıldığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerekirken kabul edildiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olmadığını, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından dolayı sorumluluğu bulunmadığını, kusurla ilgili raporun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, eksik inceleme ile alınmış mahkeme kararının kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde görülerek müvekkili lehine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"... dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranı ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı" gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarara yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Somut olayda 08.07.2015 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında kazaya karışan araçlardan birinde sürücü konumunda olan davacı yaralanmıştır. Olaya ilişkin olarak Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/2663 soruşturma sayılı dosyasında Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253. maddesi kapsamında, uzlaştırma faaliyetlerinde bulunulduğu, kazaya karışan dava dışı karşı aracın sürücüsü ... ile davacı ... 'nın edimsiz olarak uzlaştıklarına dair 09.11.2015 tarihli uzlaştırma raporu düzenlendiği, tarafların uzlaşma teklifini kabul etmek suretiyle tutanağı imzaladığı Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/2456 sayılı kararı ile uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. 5271 sayılı CMK'nın 253/17 maddesinde "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder." CMK'nın 253/19 maddesine göre ise "... Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Uzlaşma raporu ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir. Bu yasal düzenlemeler karşısında, uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacak olup, Uzlaşma Raporu da ilam mahiyetinde olduğundan, başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. 2. Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, 17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.