4. Hukuk Dairesi 2023/7112 E. , 2024/1674 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/466 E., 2022/339 K. DAVA TARİHİ : 10.03.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesince verilen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulara…
**4. Hukuk Dairesi 2023/7112 E. , 2024/1674 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/466 E., 2022/339 K. DAVA TARİHİ : 10.03.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesince verilen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının... ilçesi...Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi okul müdürü olarak görev yaptığı dönemde Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığınca kabul edilen Hayat Boyu Öğrenme Programı Leonardo Da Vinci Hareketlilik Projesi kapsamında idareci, öğretmen ve öğrencilerin Çek Cumhuriyeti'nde gerçekleştirilecek proje faaliyetlerine eğitim amaçlı katılmak üzere yurt dışına gidebilmeleri için girişimde bulunduğunu, Hayat Boyu Öğrenme Programı Leonardo Da Vinci Hareketlilik Projesi Hibe sözleşmesini davalının imzaladığını, ancak usulsüzlükler olduğu gerekçesiyle Avrupa Birliği Bakanlığı Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı’nca yapılan ödemelerin okul idaresinden iadesinin istenildiğini, ödeme yapılmaması üzerine ...aleyhine Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığını ve hakem sıfatıyla yapılan inceleme sonucunda davanın kabul edildiğini ve kesinleşen karar gereğince ödeme yapıldığını belirterek oluşan 218.132,43 TL kamu zararının davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin olayda bir kusuru olmadığını, projeyi ingilizce öğretmeninin hazırladığını, davalının sadece okul müdürü olarak sözleşmeyi imzaladığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.03.2018 tarihli ve 2016/143 Esas, 2018/104 Karar sayılı kararıyla, "...Davanın kabulü ile, bu bağlamda, toplam 218.132,43 TL alacağın; 203.680,00 TL'sinin, 08.10.2015 tarihinden itibaren; 43,43 TL'sinin, 09.10.2015 tarihinden itibaren; 593,00 TL'sinin, 13.10.2015 tarihinden itibaren; 11.727,00 TL'sinin, 15.10.2015 tarihinden itibaren; 2.089,00 TL'sinin ise 05.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.12.2018 tarihli ve 2018/1190 Esas, 2018/1353 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 25.10.2021 tarihli ve 2019/598 Esas, 2021/7377 Karar sayılı ilamıyla, "...davalı hakkında Adana (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/163 Esas ve 2014/228 Karar sayılı ilamı ile davaya konu olay nedeniyle görevi kötüye kullanma nedeniyle ceza verildiği ve hükmün sanık davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay’a gönderildiği ve dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 74 üncü maddesi (818 sayılı BK'nın 53 üncü maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonuçlanıp kesinleşmesi beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir...." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/1 inci maddesi gereğince kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371 inci maddesi uyarınca bozulmasına, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş; dosya kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozmaya uyularak yapılan yargılamada davalının o dönemde okul müdürü olduğu, anılan proje kapsamında Çek Cumhuriyetine gidilmesi gerekirken projeye aykırı olarak Almanya'ya gidildiği, bu konuda projeyi destekleyen kurumdan izin alınmadığı, proje kapsamına göre uygun hareket edilmeden davacının zarara uğratıldığı, bu projenin gerçekleşmediği hususunun da zaten Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/34 Esas sayılı dosyasından verilen karar ile de sabit olduğu, bu halde davacının ödediği bedeli davalıdan istemesinde haklı olduğu, somut olayda davalının tamamen kusurlu olduğu, Adana 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/163 Esas sayılı dosyasından verilen kararın celp edildiği, davanın kesinleşmesinin beklenmesine dair bekletici mesele kararı kurulduğu ve Adana 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/163 Esas 2014/228 Karar sayılı ilamının 01.07.2022 tarihinde Yargıtay denetiminden geçerek zamanaşımı sebebiyle düştüğü, bu kararın kesinleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile bu bağlamda toplam 218.132,43 TL alacağın, 203.680,00 TL'sinin 08.10.2015 tarihinden itibaren; 43,43 TL'sinin 09.10.2015 tarihinden itibaren; 593,00 TL'sinin 13.10.2015 tarihinden itibaren; 11.727,00 TL'sinin 15.10.2015 tarihinden itibaren; 2.089,00 TL'sinin ise 05.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; delillerle davalının haklılığının ispat edilmeye çalışıldığını ancak eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, talep edilen zararın tek bir kuruşunun dahi davalı tarafından oluşturulmadığı gibi cebine giren bir kuruş dahi bulunmadığını, tanık Serap Memilli'nin beyanlarının dikkate alınmadığını, tanığın açıkça uhdesinde kalan 1000 Euro para olduğunu ve istenmesi halinde bunu ödemeye hazır olduğunu beyan ettiği halde tüm sorumluluğun davalıya yüklenmeye çalışıldığını, idarenin denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve sorumluluğu bulunduğunu, davalı hakkında verilmiş bir ceza hükmü de bulunmadığını, verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının okul müdürü olduğu dönemde, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığınca kabul edilen Hayat Boyu Öğrenme Programı Leonardo Da Vinci Hareketlilik Projesi kapsamında idareci, öğretmen ve öğrencilerin Çek Cumhuriyeti'nde gerçekleştirilecek proje faaliyetlerine eğitim amaçlı katılmak üzere yurt dışına gitmelerine dair imzaladığı sözleşme şartlarına aykırı davranılması nedeniyle projenin iptali ve davacı idare tarafından ödenmek zorunda kalınan bedelin tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (mülga) 41 inci maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle projenin gerçekleştirileceği ülke değişikliğinin idareye bildirilmemesine, değişiklik yapılsa dahi proje dışında gidilen ülkede öğrencilerin herhangi bir teknik eğitim almaması ve yaşanan diğer olumsuzluklar gibi davalının dosya içeriğine yansıyan ağır ihmaller zincirine, verilen kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.