1. Hukuk Dairesi 2007/9091 E. , 2007/10635 K. "" MAHKEMESİ : GİRESUN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, tapuda davalı adına kayıtlı 1003 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek tapu iptali isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini, kabulüne karar verilecekse taşınmazın bedelinin ödenmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazla ilgili olarak açıla…
**1. Hukuk Dairesi 2007/9091 E. , 2007/10635 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GİRESUN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, tapuda davalı adına kayıtlı 1003 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek tapu iptali isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini, kabulüne karar verilecekse taşınmazın bedelinin ödenmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazla ilgili olarak açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .. .. ..raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, 3621 sayılı yasadan kaynaklanan taşınmazın sicil kaydının terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden;çekişme konusu taşınmazın 28.11.1997 tarih, 5/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca belirlenen kıyı kenar çizgisine göre tanımı 3621 sayılı yasanın 4.maddesinde yapılan kıyıda kalmamakla beraber niteliği itibariyle denizel kum vasfında olduğu ve özel mülkiyete konu bulunmadığı keşfen ve özellikle bilirkişi raporu ile sabittir. O halde, mahkemece davanın kabul edilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur.Bu yöne değinen davalının temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine. Mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla iç hukuk yönünden, gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. (Anayasa Md. 35/1, AİHS Ek Prot. 1-1). Türk Medeni Yasasının 683. maddesinde de bir şeye malik olan kimsenin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi belirtilmiş, malikin malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava konusu edebileceği hüküm altına alınmıştır.Öte yandan, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı Kararında da ifade edildiği gibi, kıyılar doğal nitelikleri itibariyle herkesin kullanımına açık, diğer taraftan da bu nitelikleri nedeniyle özel mülkiyet alanı dışında ve özel mülkiyete konu olamayacak yerlerdir. Kıyılar, herhangi bir tahsis işlemine gerek olmaksızın doğrudan doğruya herkesin serbestçe yararlanmasına sunulmuş sahipsiz kamu mallarıdır. Bunun sonucu; kıyının zamanaşımı yoluyla kazanılması, tapu sicili hükümlerine bağlı tutulması, haczedilmesi mümkün değildir. Kıyılar, bu özelliklerinden dolayı Anayasanın 43.maddesinde ayrı bir bölümde düzenlenmiş, düzenlemede yukarıda sayılan nitelikler vurgulanmıştır. Bilindiği ve yukarıda sözü edilen yasa ve sözleşmelerin hakkı tanımlayan maddelerini takip eden fıkralarda ifade edildiği gibi, mülkiyet hakkı da kamu yararının bulunduğu hallerde sınırlandırılabilir veya tamamen kaldırılabilir.