7. Hukuk Dairesi 2010/2050 E. , 2010/1605 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 109 ada 23 parsel sayılı 412,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Kadas
**7. Hukuk Dairesi 2010/2050 E. , 2010/1605 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 109 ada 23 parsel sayılı 412,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Kadastro tespitinden önce davacı ... 'in davalı hazine ile ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 109 ada 23 parsel sayılı taşınmaz üzerinde aktarılan dava tarihinde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın doğu hududunda Ege Denizi bulunduğuna göre taşınmazın bulunduğu yörede idare tarafından kıyı kenar çizgisinin belirlenip belirlenmediği araştırılmadığı gibi bir jeolog marifetiyle yapılan keşif 13.03.1972 gün ve 7/4 E.K. ve 28.11.1987 gün 1996/5-1997/3 E.K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarına uygun bulunmadığından yetersizdir. İçtihadı Birleştirme Kararları konuları ile sınırlı, gerekçesiyle açıklayıcı ve yol gösterici, sonuçları itibarı ile bağlayıcıdır. Hal böyle olunca sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle 3621 Sayılı Kıyı Kanununun 9. maddesine göre idare tarafından kıyı kenar çizgisinin belirlenip belirlenmediği, belirlendiği takdirde bu işlemin kesinleşip kesinleşmediği ilgili bakanlıktan sorulmalı, belirlenmiş ise haritası getirtilip mahalline uygulanmalı, kıyı kenar çizgisinin idare tarafından belirlenmediği tespit edildiği takdirde 16.04.1972 gün ve 1970/7-1972/4 E.K. Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile yine 28.11.1997 gün ve 1996/5-1997/3 E.K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı göz önünde tutularak üç jeolog veya jeomorfoloji mühendisi, uzman ziraat ve harita mühendisinden oluşturulacak beş kişilik uzman bilirkişi kurulu ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılarak taşınmazdan değişik kodlarda toprak örnekleri alınıp analizler yaptırılarak, mevsimsel etkilerde göz önünde tutularak İçtihadı Birleştirme Kararlarına uygun şekilde kıyı kenar çizgisi belirlenmeli ve belirlenen bu çizgi tapu fen memuru sıfatını taşıyan uzman harita mühendisi olan bilirkişi tarafından krokisinde infazda kuşkuya yer bırakmayacak biçimde gösterilmeli ve belirlenen bu kıyı kenar çizgisine göre mahkemece hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, 23.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.