11. Hukuk Dairesi 2011/13229 E. , 2011/17093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/06/2009 gün ve 2007/404-2009/397 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/07/2011 gün ve sayılı 2009/14010-2011/9032 kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine
**11. Hukuk Dairesi 2011/13229 E. , 2011/17093 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/06/2009 gün ve 2007/404-2009/397 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/07/2011 gün ve sayılı 2009/14010-2011/9032 kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı ... Tic. A.Ş.'nin diğer davalı limited şirketin kurucusu olduklarını, davalı limited şirketin fiili ve hukuki olarak diğer davalı şirket ile bu şirketin ortakları tarafından yönetildiğini, şirketin kuruluş aşamasından beri müvekkillerine bilgi verilmediğini, zaman zaman müvekkillerinden imza alındığını, ortağı oldukları şirketin gelirinin son derece yüksek olmasına rağmen müvekkillerine bugüne kadar kar payı ödenmediğini, elde edilen tüm gelirin diğer davalı şirket ve ortakları tarafından kullanıldığını, müvekkiline bu amaçla verilen çekin ödenmediğini ve icra takibine konu olduğunu, dava dışı ...'nın davalı anonim şirket adına 14.07.2006 tarihli protokol ile müvekkilinden 100.000 USD aldığını, karşılığında anonim şirkette sahibi olduğu hissenin %10'unu müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiğini, ancak bu taahhüdün de yerine getirilmediğini, müvekkilleri ile davalı ortak şirket yetkilileri arasında güven kalmadığını ileri sürerek, davalı anonim şirketin ortaklıktan çıkarılmasına, aksi halde diğer davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkili şirketlerin şirket kayıtları ile işlerini usulüne göre yürüttüklerini, davacılara gerekli bilgilerin verildiğini, ödemelerin zamanında yapıldığını, şirketin kuruluşundan bu yana davacıların iddia ettikleri hususlarla ilgili bir rahatsızlıklarını bildirmediklerini, TTK'nun 551. maddesindeki koşulların oluşmadığını, şirketin feshini gerektirecek haklı bir nedenin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, feshi istenen şirkete ilişkin bir takım alacak ilişkileri nedeniyle davacılara verilen çekin icra takibine konulduğu, buna ilişkin davanın Şişli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görüldüğü, bunun yanı sıra davacıların iddialarını doğrular mahiyette tarihsiz protokol bulunduğu, dava dışı ...’nın 461.000 USD tutarındaki meblağı aldığına ilişkin yazı, davacılardan ...'nun gönderdiği ve taraflar arasındaki uyuşmazlıkları tespit eden ve çözüm yolları öneren e-posta mesajı, 23.06.2006 tarihli net cirodan davacılara %4 ödeme yapılacağına ve hesaplara ilişkin ayrıca görüşüleceğine yönelik metin, İsmail Kavurmacı tarafından 26.09.2006 tarihinde kaleme alınmış daha önce ... tarafından verilen sözlerin tutulmadığına ve davacıların bu yöndeki isteklerinin haklı olduğuna ilişkin metin, Said Kavurmacı tarafından kaleme alınan davacılara hitaben yazılmış bilhassa davalı anonim şirket ve onun pay sahibi ve yöneticilerinin, davacılara şirkete ilişkin bazı borçların ödenmesine yönelik yazılar ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında ciddi boyutta ticari sorunların olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu hususların şirketin feshi için haklı neden oluşturduğu, somut olayda TTK'nun 551/3 hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... Tic. A.Ş. hakkındaki ortaklıktan çıkarma talebinin reddine, diğer davalı şirketin fesih ve tasfiyesine dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 15/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.