Ceza Genel Kurulu 2010/147 E. , 2010/200 K. * FİİLİ LİVATA YOLUYLA IRZINA GEÇME * DOKTORUN MAĞDURA REKTAL TUŞE VE PROSTAT MASAJI YAPMASI "" Sanık İ.. A..’nin, mağdur M.. U..’ın fiili livata yoluyla ırzına geçme suçun¬dan delil yetersizliği nedeniyle beraatına ilişkin, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesince 17.05.2004 gün ve 81-154 sayı ile verilen hükmün, katılan vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 5. Ceza Dairesince 01.07.2008 gün ve 17502-7214 sayı ile; “... Katılanın ya…
**Ceza Genel Kurulu 2010/147 E. , 2010/200 K.** * FİİLİ LİVATA YOLUYLA IRZINA GEÇME * DOKTORUN MAĞDURA REKTAL TUŞE VE PROSTAT MASAJI YAPMASI **"İçtihat Metni"** Sanık İ.. A..’nin, mağdur M.. U..’ın fiili livata yoluyla ırzına geçme suçun¬dan delil yetersizliği nedeniyle beraatına ilişkin, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesince 17.05.2004 gün ve 81-154 sayı ile verilen hükmün, katılan vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 5. Ceza Dairesince 01.07.2008 gün ve 17502-7214 sayı ile; “... Katılanın yaklaşık 2 ay üroloji uzmanı olan sanığın özel muayenehanesine prostat tedavisi için gittiği, karın ve makattan üç kez muayene olduğu, rahatsızlığı geçmeyince olay günü randevu alarak tekrar geldiğinde sanığın kendisine prostat masajı yapacağını söyle¬me¬si üzerine pantolonunu ve iç çamaşırını çıkarıp muayene masasına ayakları yere gelecek şekilde yüzüstü yattığı, sanığın kayganlaştırıcı madde sürerek el ve parmaklarıyla prostat masajına başladığı, birkaç dakika sonra sanığın iki elinin de omzunda bulunduğunu ve anüsüne girip çıktığını anlaması üzerine hemen toparlanıp sanığa sen nasıl doktorsun diye bağırıp odadan çıktığı, beklemekte olan diğer hastalara ‘buna güvenmeyin ırz düşmanı terbiyesiz adam’ şeklinde sözler söylediği, olayın hemen akabinde sanığın engelleme girişim¬lerine rağmen şikayetçi olduğu ve bu suretle sanığın katılanın rızasına aykırı olarak livata suretiyle ırzına geçtiği, soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki mağdurun ve tanıklar Ali Derya , Engin , Serap , Sevil , Aydın ve Erturan’ın birbirine uygun ve tutarlı anlatımı, mağdurun olay sonrası muayeneye gitmesi üzerine sanığın etkileme ve yardım için Edirne’deki doktoru telefonla araması, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 23.01.2004 tarihli 187 no’lu yeterli, gerekçeli ve kanaat verici mütalaası, namus ve iffetine yönelik bir eylemin kendisini küçük düşüreceğini bile bile katılanın iftira etmesi için bir neden olmadığı gibi aksinin hayatın olağan akışına ters olduğu, mahkemece de dolaylı olarak oluşun bu şekilde kabulü, sanığın kaçamaklı savunması ve tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığı halde sanığın mahkûmiyeti yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek beraatına karar verilmesi...” isabetsizliğinden Daire Başkanı ve Daire Üyesinin; “37 yaşında ve prostat rahatsızlığı bulunan mağdur Metin’in olay tarihinden önce 3 ayrı kez sanığın muayenehanesine gittiği, basit muayeneler sonunda ilaç tedavisinin uygulan¬dığı, Olay günü sanık doktor tarafından kendisine tatbik edilen tuşe rektal ve prostat masajının yapılış tarzı konusunda önceden yeterli bilgisinin bulunmaması halinde ve bunun biraz da hoyratça gerçekleştirilmesi durumunda bu tedavi yöntemini farklı yorumlamış, onurunu kıran bir hal olarak algılamış ve tepki göstermiş olabileceği, Mağdurun polis beyanında sanığın iki elinin omuzunda olduğundan bahsetmediği, yargılama ifadesinde ise sanığın cinsel organını görmediğini söylediği,