T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/102 KARAR NO: 2026/51 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/07/2021 NUMARASI: 2020/434 Esas - 2021/653 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DA…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/102 KARAR NO: 2026/51 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/07/2021 NUMARASI: 2020/434 Esas - 2021/653 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkil şirketin, global bir endüstriyel denetim ve sertifikasyon hizmetleri sağlayıcısı olup deneyimli laboratuvarları ile hizmet sunduğunu, davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirket tarafından davalının talepleri doğrultusunda gerekli test hizmetleri sunulduğunu ve davalının test istek formları doğrultusunda raporlar tanzim edildiğini, ayrıca davalı şirkete çeşitli hizmetler verildiğini, bu hizmetlerden dolayı faturalar ve cari hesap bakiyesi davalı şirkete bildirildiğini, toplamda cari hesap ekstresine dayalı bakiye 126.078,57 TL olduğunu, borçlu şirket bakiyenin belli bir kısmını kabul ettiğini, 55.028,08 TL’lik iade faturası kesip gönderdiğini, buna karşılık müvekkil şirketin de iade faturası gönderildiğini, en son borçlu şirketin 44.787,84 TL’lik iade faturasını noter kanalıyla iade ettiğini, borçlu şirketin kabul ettiği bakiye 81.290,73 TL’yi ödenmesi üzerine 44.787,84 TL bakiye kaldığını, tüm taleplere rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle davalı şirket aleyhine 03.12.2019 tarihinde İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca ile itiraz ettiğini, bunun üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın iptalini ile takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı firmadan alınan teklif üzerine 20 adet test edilecek numunenin davacıya gönderildiğini, davacı tarafından anlaşılan fiyatın üzerinde fatura düzenlendiğini, bunun üzerine iade faturası düzenlendiğini, iade faturasının kabul edilmeyerek ödenmesi gereken miktarın 126.078,57 TL olduğunun belirtildiği, fazlalığa ilişkin gerekçenin ise, testlerin birden fazla kez yapılıp, ancak onayın alınmadan yapıldığını, bu nedenle anlaşılan miktar üzerinden ödeme yapılıp, bakiye üzerinden iade faturası düzenlendiğini, dilekçede belirtilen delillerin süresinde teslim edilmediğinden davanın usulden reddi gerekeceğini, kar amacı güden firma olması nedeniyle teklif edilen miktar doğrultusunda hesaplamanın yapıldığı, aksi takdirde farklı opsiyonları değerlendirmenin söz konusu olacağını, fiyatların numune adedine göre olmayıp test sayısına göre hesaplandığını, talep edilen miktarın haksız olması nedeniyle davanın reddini, haksız ve kötü niyetli açılan dava nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "Davacı test hizmetinin davalı yanın talebi doğrultusunda yapıldığını bu sebeple takibe itirazın haksız olduğunu beyan etmektedir. Her iki tarafın defterleri SMMM bilirkişi tarafından incelenmiş olup takibe konu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalı defterlerinde kayıtlı olmayıp iade faturası düzenlendiği görülmüştür. Yalnızca fatura düzenlenmesi alacağın varlığını ispat açısından yeterli değildir. Kaldı ki söz konusu fatura davalı yanca benimsenip deftelerine kaydedilmiş değildir. Davalı yan aynı fatura için iade faturası düzenlenmiştir. Taraflar arasında yazılı bir anlaşma yoktur, mail yoluyla anlaşıldığı her iki tarafın da kabulündedir. Mail yazışmalarında test hizmetine ilişkin ihtilafın yaşandığı, davalı yanca test hizmetinin açıkça onaylandığı anlaşılamamaktadır. Dolayısıyla faturaya konu hizmetin yapılmışsa davalı yanın açık muvafakati olmadan yapıldığı anlaşılmaktadır. Takibe konu fatura dolayısıyla davalı yandan alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın ispat yükü üzerindedir. Davacı tarafların ortak iradeleri ile hizmetin yerine getirildiğini tüm dosya kapsamına göre ispatlayamamıştır. Söz konusu fatura davalı yanca iade edilmiştir. Davacı davasını ispatla mükellef olup delil listesinde açıkça yemin deliline de dayanmış değildir. Yine aynı zamanda süresinde tanıklarını bildirmemiştir. Tüm bu anlatımlar doğrultusunda davacının davasını ispatlayamadığı" gerekçesiyle davanın reddine, davacı takibinde haksız ise de kötüniyetli olduğu da ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;Test istemlerinin kabul edildiği davalı yanca dosyaya sunulan cevap dilekçesinde dahi kabul edildiğini, yerel mahkemenin direkt olarak uyuşmazlık konusunu yanlış belirlediğini ve taraflarca herhangi bir ihtilaf konusu yapılmamış olan sözleşmenin kurulmuş olması hususunda değerlendirmede bulunduğunu, müvekkil şirket tarafından verilen teklif hukuka ve sektör ilerleyişine uygun bir teklif olup bu bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, davalı borçlu şirket başta fiyatlandırmaya ilişkin bilgilendirildiğini ve bu bilgilendirme doğrultusunda teklife onay vermiş olmasına rağmen hizmet verildikten ve hukuka uygun şekilde faturalar tanzim edildikten sonra miktarı kabul etmediğini, her ne kadar davalı taraf yerel mahkemeye sunmuş olduğu dilekçelerinde müvekkil şirketin başta yapmış olduğu bilgilendirmenin eksik olduğunu, fiyatın yüksek olduğunu bilseler belki kabul etmeyeceklerini beyan etmiş olsalar dahi hem tarafımızca sunulmuş olan dilekçelerde hem de sayın bilirkişilerce tanzim olunan raporlardan da anlaşılacağı üzere verilen hizmet test hizmeti olup, incelenen ve teste tabi tutulan her bir ürün için kaç kez test yapılması gerektiğinin önceden bilinmesi imkansız olduğunu, ayrıca her ne kadar davalı taraf sunmuş olduğu cevap dilekçesinde yapılan test sayısının önceden bilinmesinin mümkün olmadığının "herkesçe bilinmesi gerektiğini" söylemiş olduğumuzu söyleyerek müvekkil şirketin basiretli tacir gibi davranmadığından beyan etmiş olsa da işbu davada asıl basiretli tacir gibi davranmayan kendisi olduğunu, çünkü davalı taraf da bir test ve sertifikasyon şirketi olup, tüm dünyada uygulanan test süreçlerini en az müvekkil şirket kadar bildiğini, somut olaya baktığımızda, davalı yan da müvekkil şirket gibi bir test, sertifikasyon ve standardizasyon şirketi olup, kendi müşterilerine çeşitli hizmetler verdiğini, ancak kendi tesislerinde gerçekleştiremediği hizmetleri için müvekkil şirkete başvurduğunu ve müvekkil şirketten testleri gerçekleştirmesini talep ettiğini, bu talep doğrultusunda kendilerine teklif sunulduğunu ve dosyada mezkur bulunan elektronik posta yazışmalarından da anlaşılacağı üzere teklif davalı yanca kabul edilerek test hizmeti verildiğini, müvekkil şirket lehine tanzim olunan bilirkişi raporlarını dikkate dahi almadığını ileri sürmüştür.Davalı vekili katılma yolu ile yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; davacının başlattığı ilamsız icra takibinin haksız ve kötü niyetli olması hasebiyle davacının %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, laboratuvar test hizmetinden kaynaklanan faturaya dayalı bakiye hizmet bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası incelendiğinde; davacının cari hesap ekstresine istinaden 44.787,84 TL asıl alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Borçlar hukuku nitelikli hesap uzmanı ile mali müşavir bilirkişisinden alınan 14/03/2021 tarihli müşterek raporda özetle; " ...İncelenen davacı şirkete ait ticari defterlere göre; davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten, yukarıda listelenen faturalara dayalı açık C/H bakiyesinden kaynaklı olarak 44.787,84 TL alacaklı durumda bulunduğu, davalı şirkete ait ticari defterlere göre ise; davalı şirketin 29.11.2019 tarihinde davacı şirkete yapmış olduğu 81.290,73 TL ödeme ile C/H borç bakiyesini (0) sıfırladığı, davaya konu 44.787,84 TL mutabakatsızlığın, davalı şirketçe davacı şirket adına düzenlenerek ticari defterlerinde davacı şirket adına borç kaydı yapılan, ancak davacı şirketçe kabul edilmeyerek ve ticari defterlerine kaydedilmeyerek davalı şirkete iade olunan; 20.11.2019 düzenleme tarihli KDV dahil 44.787,84 TL tutarlı iade faturasından kaynaklandığı tespit edildiği, yazılı bir sözleşme bulunmadığından ve uzmanlık alanları gereği bu işlemlerin sektörde ne şekilde gerçekleştiğini bilmedikleri ve dosya içerisindeki belgelerden bunları ayrıştırmak mümkün görülmediğinden bilirkişi heyetine bir sektör bilirkişisi/teknik bilirkişi eklenmesi gerektiği" bildirilmiştir.Mahkemece sektör bilirkişisi de dahil edilerek alınan 10/05/2021 tarihli raporda özetle; "...Bir çeşit hammadde ile üretilen Polypropylene ve Polyester halılar üzerinde, %100 Polypropylene halılarda dop boyama yapıldığı için sadece tek sınıf "..." boyar maddeleri, %100 Polyester halılrda ise yine tek gurup ‘’ ... ‘’ boya maddeleri bulunduğu, iki çeşit hammadde karışımı ile üretilen Polypropylene + Polyester halılarda; Polyester iplikleri boyası olarak "DISPERS" boya maddeleri, Polyprpilene iplikleri için Dop boyama yapıldığından granür halinde iken PİGMENT boyalarla boyandığı, yani iki çeşit boyarmadde ve farklı yardımcı kimyasallar uygulanarak boyama yapıldığı, bu nedenle, bu tip halılar iki çeşit hammadde, iki çeşit ana boyar madde gurubu ve farklı yardımcı kimyasallar ihtiva ettiği, üç çeşit hammadde karışımı ile üretilen halılar ise Polypropylene + Polyester + Acrylic olarak üç farklı hammadde ile üretildiği için de bu halılarda ana boyar madde olarak Acrylic iplikleri BAZİK boyar maddelerle , Polyester iplikler DISPERS boyar maddelerle, Polypropylene iplikler ise Dop halinde granür olarak Pigment boyarmaddelerle boyanarak ana boyar madde gurubu olarak üç farklı boya gurubu ihtiva ettiği, ayrıca bu hammaddelerin boyamaları sırasında her boyama türü için kullanılan yardımcı malzemelerin çoğu da değiştiği, her halıda renk adetleri de farklı olduğu, renklerin açıklığı ve koyuluğu da aynı zamanda uygulanacak testlerin amacına göre de değişkenlikler gösterebileceği, yukarıda açıklandığı üzere iplikteki veya mamuldeki hammadde ve renk çeşitliliği arttıkça, üründe kullanılan boya çeşitliliği ve bunlara bağlı olarak kullanılan yardımcı kimyasalların çeşitliliğinin de artmakta olduğu için ayrıca bunlara ilave olarak da renkten renge farklı yardımcı kimyasal uygulamaları da uygulanabildiği, bu sebeple farklı renkler arasında da aynı hammadde üzerinde uygulansa dahi farklı özelliklere, istenilen haslıklara göre farklı prosesler uygulanabildiği, bu sebeple tespit edilmesi istenen haslıklar ve bazı kimyasalların tespiti için değişik hammadde ihtiva eden çok renkli mamül ürünlerde her renk için ayrı testler uygulanması yapılması işin gereği olduğu, davaya konu olan ürünlerde farklı hammaddeler, farklı boyarmaddeler ve farklı kimyasallar kullanıldığı için mamül hale gelmiş olan bir ürünün içerisinden yapılması istenen testlerden ne çıkacağı, ne ile karşılaşılacağı tam olarak bilinemeyen testler için yapılacak test işlemlerine birim fiyat verilerek fiyatlandırma yapıldığı,Uygulanan testler incelendiğinde; ... (ter haslığı),... (yıkama haslığı), tek bir test uygulanarak sonuç alınabileceği, ...' de ise tekli veya üçlü companent olarak tek bir composit (iki veya daha fazla malzemenin bir araya getirilerek oluşturulan yeni malzeme) (4 rengi 2 compozit olarak çalışma yapılabilir), Multicolour renklerde renk haslıklarını çoklu yapmak gerekeceği, ...( sürtünme renk haslığı genel de tek bir çalışma olarak yapılabilir fakat gerek görülürse test adeti artırılabileceği,Davaya konu olan mamül ürünlerde beyan edildiği için bilinen tek şey hammadde karışımları olduğu, testlerin siparişleri verilirken mamüllerin karışımları " % 100 Polypropylene" , " % 100 Polyester", "Polypropylene + Polyester" ve " Polypropylene + Polyester + Acrylic" olarak belirtildiği için bu karışımlar için yapılacak olan "...‘’ ( ISO 1833 ) : 20 / Each USD + KDV olarak yani her bir elyaf cinsinin tespiti için 20 USD fiyat verilmiş olduğu görüldüğü, davalı tarafın asıl itirazının 2 çeşit hammadde karışımlı olduğu halde 1-2 renkli veya çok renkli ve 3 çeşit hammadde karışımlı olduğu halde 1-2 veya çok renkli olarak verilen numunelerde çalışılan test sayılarının farklı olması, doğal olarak da fiyatlarının benzer ürünler arasında farklı faturalandırıldığı yönünde olduğu ve bu yönde faturalara ve yapılan test sayılarına itiraz edildiği anlaşılmaktadır.Dava dosyasındaki e-mail yazışmaları incelendiğinde Davacı firmanın davalıya gayet detaylı bir şekilde istenilen testlerin hangi metotlara (ISO) göre yapılacağının da bilgisini de vererek test istek talep formları hazırlayarak davalıya göndermiş olduğu ve davalı firmanın yetkili kişilerince de bu test istek formlarının imzalanarak onaylandığı, fiyat listesinin de e- mail yoluyla bildirildiği görülmüş olup her türlü kabul ve onay işleminin tamamlanması sonucunda testlerin yapılması istenilen numune halıların davacıya gönderildiği anlaşıldığı, yukarıda açıklandığı üzere özellikle farklı hammaddelerden ve farklı renklerden oluşan (herhangi bir üründe, renk ve hammadde çeşitliliği artıkça doğal olarak yapılacak test adeti de artacağı, aynı şekilde, aynı hammaddeden yapılan ürünlerde de renk çeşitliliği arttıkça benzer şekilde test adeti de artacağı) ve davaya konu olan bu türdeki mamul ürünler için yapılması istenen laboratuvar testlerinin özelliklerine göre bir çok testin kaç adet yapılacağı önceden tahmin edilemeyeceği, ancak testler uygulanmaya başlandığında, o testte ait standart uygulandığında elde edilen donelere göre yapılacak test sayıları ortaya çıkacağı ve bu sebeple özellikle tekstil laboratuvarlarının piyasada uyguladığı fiyatlandırma sistemi, davacı tarafından verilmiş olan fiyat listesindeki birim fiyatlar üzerinden verildiği şekliyle uygulandığı, yapılan incelemeler sonucunda davacı firmanın vermiş olduğu fiyatların teklif edilme şeklinin piyasada geçerli olan birim fiyatlar şeklinde verilmiş olduğu ve aralarında hammadde, boyarmadde, kimyasallar ve renk adetleri ve çeşitliliği yönünden farklılıklar bulunan mamul haldeki halı emtialarında yapılan testlerde herhangi bir hata olmadığı kanaati oluştuğu" bildirilmiştir.Dosya kapsamına göre; davalı şirket tarafından gönderilen tekstil ürünleri (halılar) üzerinde laboratuvar hizmeti verilmesi konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığı, davacı tarafından detaylı bir şekilde istenilen testlerin hangi metotlara göre yapılacağının da bilgisini de vereilerek test istek talep formları hazırlayarak davalıya gönderildiği, talep formları davalı tarafça imzalandıktan ve istenilen numune halılar davacıya gönderildikten sonra talep edilen testlerin davacı tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Somut olaydaki uyuşmazlık; aynı numuneden birden fazla yapılan test nedeniyle ücret alacağından doğmuştur.Davacı tarafından gönderilen teklif formunda, ücretlendirmenin; numune üzerinden değil, test birim fiyatı üzerinden belirlenmiş olup davalı tarafça da kabul edilmiştir. Ancak kaç adet test yapılacağı (gönderilen her numuneden gerektiğinde birden fazla test yapılması gerekip gerekmediği) konusunda tarafların bir mutabakatı bulunmamaktadır. Somut olaydaki uyuşmazlıkta buradan kaynaklanmaktadır. Davacı firma, gönderilen baz numunelerde birden fazla test yapması nedeniyle teklif formunda kararlaştırılan birim fiyatı üzerinden belirlenen test ücretini dava konusu edilmiştir. Davalı, davacının mutabık kalınan sayıdan fazla miktarda test işlemlerinde bulunduğundan, bu testler gerçekleştirilmeden önce müvekkil şirkete bilgilendirmede bulunmadığından veya şirketten onay almadığından ilave ücret talep edemeyeceğini ileri sürmüş ise de sektör bilirkişisinin raporunda ayrıntılı olarak ifade edildiği üzere davaya konu olan ürünlerde farklı hammaddeler, farklı boyarmaddeler ve farklı kimyasallar kullanıldığı için mamül hale gelmiş olan bir ürünün içerisinden yapılması istenen testlerden ne çıkacağı, ne ile karşılaşılacağı tam olarak bilinemeyen testler için yapılacak test işlemlerine birim fiyat verilerek fiyatlandırma yapıldığı, teste tabi numuenin özelliğine göre birden fazla test yapılabileceği, sektör uygulamasının bu şekilde olduğu, davalı firma da benzer sektörde olup basiretli tacir gibi davranarak bu durumu bilebilecek durumda olduğu, bu nedenle davacı tarafça yapılan testlerin, sektör açısından uygun ve davacı tarafça teklif edilen birim fiyatı üzerinden yapıldığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hukuki yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.İİK'nın 67/2. maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi yer almaktadır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Somut olayda davalı tarafça itiraz edilen, test sayıları ve test birim fiyatı biliniyor olması karşısında talep edilen likit bir alacak olduğundan, davacı lehine İİK'nın 67/2. Maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/07/2021 tarihli ve 2020/434 Esas 2021/653 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULARAK; 3-Davanın KABULÜ İle Davalının İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 44.787,84-TL asıl alacak üzerinden asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili için TAKİBİN DEVAMINA, -Davacının icra inkar tazminatı talebinin İİK 67/2 maddesi uyarınca KABULÜNE, takip tutarı 44.787,84 TL'nin %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Alınması gereken 3.059,45 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 540,93 TL harcının mahsubu ile bakiye 2.518,52 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından sarfedilen 54,40 TL başvuru harcı, 540,93 TL peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 88,25 TL posta masrafı, 2.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.091,88 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/2. maddesine göre hesap ve takdir olunan 44.787,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, İstinaf giderleri yönünden; 1-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 672,70 TL harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davalı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 672,70 TL harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça sarf edilen 162,10 TL istinaf başvuru harcı ve 59,30 TL istinaf karar harcı ve 60,50 TL tebligat-posta masrafı toplamı 281,90.TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/01/2026