8. Hukuk Dairesi 2023/4643 E. , 2025/1294 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/201 E., 2022/256 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda, Dairece, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.06.2021 tarihli ve 2020/4249 Esas, 2021/4773 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkeme…
**8. Hukuk Dairesi 2023/4643 E. , 2025/1294 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/201 E., 2022/256 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda, Dairece, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.06.2021 tarihli ve 2020/4249 Esas, 2021/4773 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Trabzon ili Sürmene ilçesi Birlik köyü 103 ada 1 parsel sayılı 16.613,42 m² yüzölçümlü taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tapuda kayıtlıdır. Davacı dava dilekçesinde, çekişmeli taşınmazı ölen babası ... 'ın 70-80 yılı aşkın zaman nizasız ve fasılasız kullandığını, fındıklık ve çaylık vasfındaki arazinin taşınmazın babası ... 'a ait olduğunu iddia ederek Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın babası ... adına tesciline karar verilmesi talebiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne; çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... 'ın Sürmene Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/288 Esas, 2009/272 Karar sayılı veraset ilâmındaki mirasçıları adına payları oranında kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.01.2016 tarihli ve 2015/14879 Esas, 2016/1113 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulanYargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.01.2016 tarihli ve 2015/14879 Esas, 2016/1113 Karar sayılı ilamı ile özetle; "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı belirtilerek, orman mühendisi, ziraat mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak davacının dayandığı 22.03.1996 tarihli ve 7 numaralı tapu kaydının kapsamının belirlenmesi, ayrıca yöntemince orman araştırması yapılması ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespit edilmesi, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılır ise zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... 'ın veraset ilamındaki mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.06.2021 tarihli ve 2020/4249 Esas, 2021/4773 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davalı ... İdaresi vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulması üzerine, Dairenin 25.05.2022 tarihli, 2020/4249 Esas, 2021/4773 Karar sayılı ilamı ile özetle; " dava konusu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 2009 yılında yapıldığı, 1973 tarihli hava fotoğrafı ve fiili durumu nazara alınarak 16.613,42 m2 yüzölçümü ve orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edildiği, hükme esas alınan orman mühendisi bilirkişi raporunda. taşınmazın eğiminin %30-40 olduğunun, üzerinde kısmen çay ve fındıklık, kısmen de çeşitli ağaç türlerinin bulunduğunun, çay ve fındık bahçesi olan kısımların düzenli olarak kullanılmadığı ve bakımları zamanında yapılmadığı için ağaç ve ağaççık türleri ile kaplandığının, ağaç türleri arasında yaklaşık 20-30 yaşlarında kızılağaç, 30-40 yaşlarında gürgen, münferit halde ladin ve kestane ağaçlarının bulunduğunun, parselin tarımsal amaçlı kullanılmaya uygun olmayan kısımlarının ise taşlık, kayalık niteliğinde bulunduğunun, 1984 tarihli memleket haritasının incelenmesinde yeşil alanların artmış olduğunun, bu durumun geçmişte tarla tarımına konu alanların fındık ve çay tarımı başta olmak üzere terk edildiğinin, dolayısıyla fındık bahçeleri içerisinde ve kenarlarındaki orman ağaçlarının emekle veya muhafaza edilmek sureti ile sürdürülebildiğinin, ziraat mühendisi bilirkişi raporunda ise, taşınmaz üzerinde fındık ve çay tarımı yapıldığının, ancak uzun yıllardır tam olarak bakım ve budama gibi kültürel faaliyetlerin tam olarak yapılmadığının ve kendi hallerine bırakıldıklarının görüldüğünün, taşınmaz üzerinde, (çay ve fındık ocaklarının içerisinde de) 25-30 yaşlarında kızılağaç ve ladin ağaçlarının bulunduğunun bildirildiği, hal böyle olunca; taşınmazın, tespit tarihi itibarıyla ve halihazırda eylemli olarak orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı" açıklanarak davalı ... İdaresi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.06.2021 tarihli ve 2020/4249 Esas, 2021/4773 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kesin bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I inci maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.