12. Ceza Dairesi 2023/63 E. , 2023/1828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/406 Esas, 2022/1083 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 10.02.2022 tarihli ve 2020/3598 Esas, 2022/937 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inc
**12. Ceza Dairesi 2023/63 E. , 2023/1828 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/406 Esas, 2022/1083 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 10.02.2022 tarihli ve 2020/3598 Esas, 2022/937 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede; Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 21.Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2014/572 Esas, 2015/1014 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2.... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2014/572 Esas, 2015/1014 Karar sayılı kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.02.2022 tarihli ve 2020/3598 Esas, 2022/937 Karar sayılı kararı ile "Dosya içeriğine göre; sanık ile ölen ...’ın uzun yıllardır arkadaş oldukları, sanığın bir akrabasının otomobilini ödünç aldığı, araçta sanık ile ölen ... bulunduğu halde, gece vakti, yerleşim yerinde, bölünmüş virajlı ve eğimli yolda seyir halindeyken, direksiyon hakimiyetini kaybeden ... sürücüsünün sağ taraftaki yaya kaldırımı bordür taşları ile demir korkuluk ve ağaca çarpıp, yaklaşık 48 metre toprak yamaçtan taklalar atarak park halinde bulunan araca çarparak durduğu, kaza neticesinde ...'ın öldüğü, sanığın aşamalardaki ifadelerinde olayı ve aracı kimin kullandığını hatırlamadığını beyan ettiği, sanığın geçici adli raporunda hayati tehlikesi olduğu, beyin cerrahi yoğun bakıma yatırıldığının belirtilmekte ise de, sanığın ilk savunmasının olaydan 3 gün sonra polis merkezinde alınmış olduğu, tanık ...’ın beyanına göre ölen ...’ın aracın arka sağ yolcu koltuğu tarafında bulunduğu, İtfaiye Daire Başkanlığı’nın 28.03.2014 tarihli ek rapor başlıklı yazısına göre sanık ...’nin aracın şoför mahallinden ayırıcı ve kesici kullanılarak çıkarıldığının belirtildiği, tanık . ve tanık .’in kovuşturmadaki beyanlarında “.... ters döndüğü için şahsın yüzü koyun yatar vaziyette olduğunu, ayakları pedal kısmında kolu tavan ile yer arasında sıkışmış vaziyette olduğu, ayırıcı ile tavan kısmını kaldırdıklarını”beyan ettikleri, Adli Tıp Kurumunun 20/06/2014 tarihli rapor içeriğine göre “aracın sağ ön göğüs hava yastığı üzerinden alınan svap çubuğu üzerindeki leke örneği üzerindeki DNA profillerinin ölen ...'ın DNA profilleri ile uyumlu olmasına rağmen, oto direksiyon yüzeyi ile vites kolu yüzeyi ve el freni kolu yüzeyinden alınan svap çubuğu üzerindeki leke örneğinden elde edilen DNA profillerinin de ölen ...'a ait DNA profilleri ile uyumlu olduğu, ayrıca aracın sağ ön koltuk hava yastığı ile aracın motor kaputu boyalı yüzeyinden alınan svap çubuğu üzerindeki leke örneklerinden elde edilen DNA profillerinin ise sanık...'ye ait DNA profilleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiş ise de kazaya karışan ... içinden alınan numunelerden elde edilen DNA örneklerinin olay tarihinden sekiz gün sonra yediemine kaldırılan araçtan temin edildiği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyeti yerine suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, gerekçesi ile oyçokluğu ile bozma kararı verilmiştir. 3. ... 21.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/406 Esas, 2022/1083 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına direnilerek, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 02.01.2023 tarihli tebliğnamesi ile beraat hükmünün onanması, bozma ilamının yerinde olduğuna karar verilmesi halinde dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz istemi Delillerin takdirinde hataya düşülerek beraat kararı verildiğine, tanık ifadelerinin dikkate alınmadığında ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın arkadaşı olan ... Yetkin ile birlikte akrabası.'e ait araçla ... istikametine doğru seyrettiği sırada, aracın direksiyon hakimiyetinin kaybolması üzerine sağ taraftaki yaya kaldırımı bordür taşları ile demir korkuluk ve ağaca çarpıp, yaklaşık 48-70 metre arası toprak yamaçtan uçup taklalar atarak park halinde bulunan tanık ...'a ait araca çarparak durduğu, kaza neticesinde ...'ın vefat ettiği, sanığın aşamalardaki istikrarlı beyanlarında olayı ve aracı kimin kullandığını hatırlamadığını beyan ettiği, trafik kazası tespit tutanağında aracı kullanan şahsın tespit edilemediğinin belirtildiği,... İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nın dosyada mevcut 28/12/2013 tarihli diğer hizmetler raporu içeriğine göre itfaiye görevlileri olay yerine vardığında müteveffa ...'ın vatandaşlar tarafından araçtan çıkarıldığı, sanık ...'in ise araçtan ayırıcı kesici alet kullanılarak çıkartılıp hastaneye sevkinin sağlandığının belirtildiği, ... İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nca 28/03/2014 tarihinde düzenlenen ek rapor başlıklı belge içeriğinde “... içerisinde sıkışan. isimli şahıs aracın şoför mahallinden ayırıcı ve kesici kullanılarak çıkartılmıştır” ibaresi bulunmakla beraber, ek raporu düzenleyen görevlilerin kovuşturma evresindeki yeminli beyanlarından düzenlenen ek raporun somut herhangi bir veriye dayanmadığının anlaşıldığı, olayın oluş biçimi, kazaya karışan aracın direksiyon hakimiyetinin kaybolması ve 22 metre fren izinin ardından sağ taraftaki yaya kaldırımı bordür taşları ile demir korkuluk ve ağaca çarpıp, yaklaşık 48-70 metre arası toprak yamaçtan uçup taklalar atarak park halinde bulunan tanık ...'a ait araca çarparak durmasının ardından ... içerisinde bulunan şahısların konumlarının ve bulundukları yerlerin değişebileceği, bu tespitinde dosyada mevcut Adli Tıp Kurumunun 20/06/2014 tarihli raporu ile teyit edildiği, aracın sürücüsünün kim olduğuna dair görgüye dayalı bilgisi bulunan herhangi bir tanık bulunmadığı gibi dosya kapsamı itibari ile herhangi bir bilgi belge bulunmadığı ve aracın sanığın sevk ve idaresinde iken kazanın meydana geldiğinin şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır evrensel hukuk ilkesinden hareketle sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan açılan kamu davasında sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraat kararı vermek gerektiği kanaatine varılarakYargıtay 12. Ceza Dairesi Başkanlığının bozma ilamına uyulmayarak belirtilen sebeplerle direnilmesine dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın aşamalardaki ifadelerinde olayı ve aracı kimin kullandığını hatırlamadığını beyan ettiği, sanığın geçici adli raporunda hayati tehlikesi olduğu, beyin cerrahi yoğun bakıma yatırıldığının belirtilmekte ise de, sanığın ilk savunmasının olaydan 3 gün sonra polis merkezinde alınmış olduğu, tanık ...’ın kolluk beyanına göre; kaza neticesi vefat eden şahıs .' in aracın sağ arka kapısının olduğu yerde olduğunu, isminin ... isimli şahıs olduğunu öğrendiği şahsın ise aracın şoför mahallinde sıkışmış durumunda olduğunu gördüğünü, arkada bulunan şahsı çıkarttıklarını, ancak direksiyondaki şahsı itfaiyenin gelmesi ve aracın kesilmesi ile çıkarttıklarını beyan ettiği, İtfaiye Daire Başkanlığı’nın 28.03.2014 tarihli ek rapor başlıklı yazısına göre sanık ...’nin aracın şoför mahallinden ayırıcı ve kesici kullanılarak çıkarıldığının belirtildiği, tanık Müslüm ve tanık .’in kovuşturmadaki beyanlarında “.... ters döndüğü için şahsın yüzü koyun yatar vaziyette olduğunu, ayakları pedal kısmında kolu tavan ile yer arasında sıkışmış vaziyette olduğu, ayırıcı ile tavan kısmını kaldırdıklarını”beyan ettikleri, Adli Tıp Kurumunun 20/06/2014 tarihli rapor içeriğine göre “aracın sağ ön göğüs hava yastığı üzerinden alınan svap çubuğu üzerindeki leke örneği üzerindeki DNA profillerinin ölen ...'ın DNA profilleri ile uyumlu olmasına rağmen, oto direksiyon yüzeyi ile vites kolu yüzeyi ve el freni kolu yüzeyinden alınan svap çubuğu üzerindeki leke örneğinden elde edilen DNA profillerinin de ölen ...'a ait DNA profilleri ile uyumlu olduğu, ayrıca aracın sağ ön koltuk hava yastığı ile aracın motor kaputu boyalı yüzeyinden alınan svap çubuğu üzerindeki leke örneklerinden elde edilen DNA profillerinin ise sanık...'ye ait DNA profilleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiş ise de kazaya karışan ... içinden alınan numunelerden elde edilen DNA örneklerinin olay tarihinden sekiz gün sonra yediemine kaldırılan araçtan temin edildiği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyeti yerine suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilerek beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiş ve bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/406 Esas, 2022/1083 Karar sayılı kararı sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.02.2022 tarihli ve 2020/3598 Esas, 2022/937 Karar sayılı bozma kararının, oyçokluğu ile DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 25.05.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: Olayımızda; sanığın arkadaşı olan .ile birlikte araçla ...’ dan ... istikametine doğru seyrettiği sırada, aracın direksiyon hakimiyetinin kaybolması üzerine sağ taraftaki yaya kaldırımı bordür taşları ile demir korkuluk ve ağaca çarpıp, yaklaşık 48-70 metre arası toprak yamaçtan uçup taklalar atarak park halinde bulunan tanık ...’ nın aracına çarparak durduğu, kaza neticesinde.' in vefat ettiği anlaşılmaktadır. Sanık ...' in sevk ve idaresinde bulunan araçla taksirle ölümüne neden olduğu iddiasıyla kamu davası açılmış olmakla birlikte, sanığın aşamalardaki istikrarlı beyanlarında olayı ve aracı kimin kullandığını hatırlamadığını beyan ettiği, trafik kazası tespit tutanağında aracı kullanan şahsın tespit edilemediğine dair not düşüldüğü, ... Büyük Şehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nın dosyada mevcut 28/12/2013 tarihli “diğer hizmetler” raporu içeriğine göre itfaiye görevlileri olay yerine vardığında müteveffa ...'ın vatandaşlar tarafından araçtan çıkarıldığı, sanık ...' in ise araçtan ayırıcı kesici alet kullanılarak çıkartılıp hastaneye sevkinin sağlandığının belirtildiği, raporda kimin aracın hangi kısmından çıkarıldığına dair herhangi bir ayrıntı bulunmadığı görülmüştür. Kovuşturma evresinde dinlenen “diğer hizmetler raporu” mümzileri tanıklar rapor içeriğini teyit ederek, olay yerine vardıklarında müteveffanın araçtan çıkarıldığını, ters dönen araçta bulunan sanığın ise yüzü koyun yatar vaziyette ayakları aracın pedal kısmında, başı aracın sağ kapı tarafında, sol kolu aracın tavanıyla toprak zemin arasına sıkışmış vaziyette iken kesici-delici alet kullanılarak çıkarıldığını beyan ettikleri, zabıt mümziilerinin bu beyanlarının tanık ... tarafından da teyit edildiği izlenmiştir. Dosyada mevcut Adli Tıp Kurumunun 20/06/2014 tarihli rapor içeriğine göre kazaya karışan aracın sağ ön göğüs hava yastığı üzerinden alınan svap çubuğu üzerindeki leke örneği üzerindeki DNA profillerinin müteveffa ...'ın DNA profilleri ile uyumlu olmasına rağmen, oto direksiyon yüzeyi ile vites kolu yüzeyi ve el freni kolu yüzeyinden alınan svap çubuğu üzerindeki leke örneğinden elde edilen DNA profillerinin de müteveffa ...'a ait DNA profilleri ile uyumlu olduğu, ayrıca aracın sağ ön koltuk hava yastığı ile aracın motor kaputu boyalı yüzeyinden alınan svap çubuğu üzerindeki leke örneklerinden elde edilen DNA profillerinin ise sanık...'ye ait DNA profilleri ile uyumlu olduğu saptanmıştır. Olay tarihinden yaklaşık üç ay sonra müteveffanın kardeşi ...'in verdiği dilekçe üzerine ... BBB İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nca 28/03/2014 tarihinde düzenlenen ek rapor başlıklı belge içeriğinde “... içerisinde sıkışan. isimli şahıs aracın şoför mahallinden ayırıcı ve kesici kullanılarak çıkartılmıştır” ibaresi bulunmakla beraber, ek raporu düzenleyen görevlilerin kovuşturma evresindeki yeminli beyanlarından düzenlenen ek raporun somut herhangi bir veriye dayanmadığı değerlendirilmiştir. Bu durumda olayın oluş biçimi, kazaya karışan aracın direksiyon hakimiyetinin kaybolması ve 22 metre fren izinin ardından sağ taraftaki yaya kaldırımı bordür taşları ile demir korkuluk ve ağaca çarpıp, yaklaşık 48-70 metre arası toprak yamaçtan uçup taklalar atarak park halinde bulunan tanık ...' a ait araca çarparak durmasının ardından ... içerisinde bulunan şahısların konumlarının ve bulundukları yerlerin değişebileceği, bu tespitinde dosyada mevcut Adli Tıp Kurumunun 20/06/2014 tarihli raporu ile teyit edildiği, aracın sürücüsünün kim olduğuna dair görgüye dayalı bilgisi bulunan herhangi bir tanık bulunmadığı gibi dosya kapsamı itibari ile herhangi bir bilgi belge bulunmadığı ve aracın sanığın sevk ve idaresinde iken kazanın meydana geldiğinin şüpheli kaldığı anlaşılmaktadır. Bunun yanında sanığa ait DNA örneklerinin ... üzerinde saptandığı yer ile ölenin DNA örneklerinin ... üzerinde saptandığı yerler dikkate alındığında aracı kullananın sanık olduğu yönündeki kuşkular da artmaktadır. İlk derece mahkemesi yaptığı yargılama sonucu, cezalandırılmasına yetecek kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatine karar vermiştir. Buna karşın temyiz üzerine inceleme yapan dairemiz sanığın müsnet suçu işlediğinden bahisle cezalandırılması gerektiği bu nedenlede yerel mahkeme kararının bozulmasına 10/02/2022 tarih 2020/3598 esas, 2022/937 sayılı ilamıyla hükmetmiştir. Yeniden yargılama yapan ... 21. Asliye Ceza Mahkemesi ise daha önceki gerekçeleriyle eski kararında direnmiştir. Şüpheden sanık yararlanır evrensel hukuk ilkesinden hareketle sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan açılan kamu davasında sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar veren yerel mahkeme direnme kararının “onanması” yerine eski daire kararının “düzeltilmesine yer olmadığına” dair çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz. 25/05/2023