Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1721 E. , 2024/4502 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1721 Karar No:2024/4502 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Yayıncılık A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Üst Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayı…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1721 E. , 2024/4502 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1721 Karar No:2024/4502 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Yayıncılık A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Üst Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde yayınlanan "..." isimli programda, kullanılan ifadeler nedeniyle 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunu'nun 8. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde yer verilen, "Yayın hizmetleri... dilin düzensiz, kaba ve argo kullanıma yer verilemez." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 117.991,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (Üst Kurul)... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davaya konu yayında gündeme ilişkin siyasi ve sosyal meselelerin konuşulduğu, programa katılan bir konuk tarafından "...Farklı düşüneceğiz. Aynı partinin içinden de farklı düşüneceğiz. Ee benim gibi düşünmüyor. Evet düşünmüyorum. Benden değilsin Hadi Si.... Şimdi Sen Kimsin Ya..." şeklinde ifadelerin sarf edildiği, yayına ilişkin CD içeriği ve yayın deşifre metninin incelenmesinden söz konusu programda konuk tarafından kullanılan "Hadi Si.... Şimdi Sen Kimsin Ya..." ifadesiyle dilin düzeysiz bir şekilde kullanıldığı, argo ve kaba olarak değerlendirilecek ifadelere yer verildiği, bu yönüyle programda 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde yer alan yayın ilkesinin ihlal edildiğinin sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, programa katılan konuğun söz konusu ifadeyi sehven ağzından kaçırdığı, moderatörün araya girerek konuyu değiştirmeye çalıştığı ve konuğu uyardığı, programın canlı olması nedeniyle teknik anlamda müdahalenin zor olduğu, idari para cezası tutarının yüksek olduğu, yayının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, kaba ve argo içeriğin doğrudan yayınlanmasının kamusal sorumluluk anlayışıyla bağdaşmadığı, yayıncı kuruluşların canlı yayınlarda karşılaşılabilecek istenmeyen görüntülerin ve diyalogların önüne geçmek amacıyla kullanabileceği teknik bir cihazın bulunduğu, davacı kuruluşun bu tedbiri almadan söz konusu yayını yaptığı, basın ve ifade özgürlüğü ile haber alma ve verme hakkının mutlak ve sınırsız olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri de Anayasa'nın 141. maddesinde düzenlenen "yargılamanın açık ve duruşmalı" yapılması ilkesidir. Yargılamanın açıklığı ilkesinin amacı, yargısal mekanizmanın işleyişini kamu denetimine açarak yargılama faaliyetinin saydamlığını güvence altına almak ve yargılamada keyfiliği önlemektir. Bu yönüyle hukuk devletini gerçekleştirmenin en önemli araçlardan biridir. Adil yargılanma hakkının düzenlendiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesindeki "aleni yargılamanın" varlığı, zorunlu olarak "sözlü yargılama" hakkını da içerir. Bununla birlikte, bu hak mutlak olmayıp 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda idari yargılamanın özellikleri gözetilerek öngörülen duruşmaya ilişkin kurallar çerçevesinde değerlendirme yapılmalıdır. 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasında, "Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir. İdare Mahkemesince, dava dilekçesinde istemde bulunulmasına rağmen dava konusu uyuşmazlığın miktar bakımından tek hakim sınırında kaldığı gerekçesiyle duruşma yapılmaksızın karar verilmiş ise de, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinde iptal davaları bakımından duruşma yapılması için belirli bir miktar sınırının öngörülmediği, bakılan uyuşmazlığın da bir iptal davası olduğu gözetildiğinde, taraflardan birinin istemi halinde duruşma yapılarak karar verilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda, Mahkemece davacının duruşma istemi göz önünde bulundurulmadan karar verilmesinin, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 1. fıkrasının açık ve emredici kuralına aykırı olduğu anlaşıldığından, duruşma yapılmaksızın davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.