Hukuk Genel Kurulu 2019/371 E. , 2022/70 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “marka hükümsüzlüğü” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul (Kapatılan) 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda onanmış, davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine onama kararı kaldı…
**Hukuk Genel Kurulu 2019/371 E. , 2022/70 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “marka hükümsüzlüğü” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul (Kapatılan) 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda onanmış, davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine onama kararı kaldırılarak bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; davalının 2011/79848 numaralı “eczacı” ibareli markanın sahibi olduğunu, markadaki ibarenin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 7/1-d maddesi uyarınca marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, eczacının, eczacı mektep ve fakültelerinden mezun olan kişilerin, yine mevzuatta yer alan diğer koşulları sağlamaları koşulu ile icra ettikleri meslek olarak tanımlandığını, belirli bir meslek grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan "eczacı" ibareli markanın tescil edilemeyeceğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2011/79848 numaralı "eczacı" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili; dava konusu ibarenin geçmişte taltif ve şükranların tezahürü olarak verilen unvana dayandığını, ... Topluluğunun kurucusu olan kişinin babasına üstün hizmetleri nedeniyle verilen bu unvanın sonrasında ailenin soyadı ile şirketlerin unvanı ve markaların ayırt edici ibaresi hâline geldiğini, bu suretle meslek ismi olma niteliğinden çıkarak aileye ve aileye ait şirketleri temsil eden kişilere mal olmuş bir isim hâline geldiğini, müvekkiline ait markaların yüksek oranda tanınmış olduklarını ve aynı ibareyi içeren birçok markanın bulunduğunu, bu tanınmışlığın toplum nezdinde “eczacı” ve “...” şeklinde vücut bulduğunu, anılan markalara ciddi yatırımların yapıldığını, medyada da “eczacı” ibaresi ile haberlerin mevcut olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: