Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/4723 E. , 2024/7766 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/4723 Karar No : 2024/7766 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Odası (... Şubesi) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : 1-(DAVALI) ... ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... İnşaat Tur. San. ve Tic. AŞ VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARG
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/4723 E. , 2024/7766 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/4723 Karar No : 2024/7766 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Odası (... Şubesi) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : 1-(DAVALI) ... ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... İnşaat Tur. San. ve Tic. AŞ VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...... ..., ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlar ve çevresine yönelik Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile uygun bulunarak onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:..., sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun ve dosyanın birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu alanda imar planı değişikliği yapılması için geçerli gerekçelerin bulunmadığı, park kullanım kararının rekreatif alan kullanım kararına dönüştürülmesinin plan bütünlüğü gözetildiğinde planlama ilkelerine uygun olmadığı, G1 notasyonlu günübirlik alanlara yönelik getirilen özel hüküm ile inşaat hesabına kıyı tarafında kalan ikinci 50 metrelik kısmın da dahil edilerek elde edilen inşaat hakkı artışının imar mevzuatı ile planlama ilke ve tekniklerine aykırı olduğu, toplam inşaat alanının kullanılamaması durumunda, fonksiyon ayırma istikametine kadar bitişik yapı yapılabilme hakkının verilmesinin de imar mevzuatı ve planlama ilkelerine aykırı bir husus teşkil ettiği, turizm tesis alanlarında, toplam inşaat alanının kullanılamaması durumunda TAKS oranın serbest bırakılmasının, G1 notasyonlu günübirlik alanlarda da TAKS oranının serbest olmasına sebebiyet verdiği, bu nedenle de inşaat hakkı hesaplamalarında günübirlik tesis alanlarının turizm tesis alanlarına dahil edilmesinin alan genelinde (turizm tesis alanı ve günübirlik alan) inşaat hakkının artırılmasına neden olduğu ve G1 notasyonunun parsel bazında ayrıcalıklı yapılaşma hükmü getirmesi nedeni ile plan bütününe aykırılık oluşturduğu, bu nedenle dava konusu plan değişikliklerinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince, uyuşmazlık konusu alanın düzenleme sınırı dışında bırakılarak bitişiğinde parselasyon yapıldığı, dava konusu parselleri kapsayan alanda münferit bir düzenleme sahası belirlenmesi zorunluluğu doğması nedeniyle mülkiyet sınırı ile uyumlu bir onama hattı oluşturulduğu, plan değişikliğinin bu gereklilikler çerçevesinde yapıldığı, bu nedenle plan değişikliğinin gerekçelerinin ortaya konulduğu, plan açıklama raporunun yetersiz olduğu ve planlarda değişikliğe gidilmesi için geçerli gerekçelerin bulunmadığı yönündeki tespit ve iddiaların dava konusu imar planı değişikliklerini kusurlandırmayacağı, sahil şeridinde kalan park alanının bir bölümünün, turizm tesis alanı olarak ayrılan alanın bitişiğindeki konumu da dikkate alınarak, Kıyı Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği ile getirilen tanımlara uygun usulde rekreaktif alan olarak kullanım kararının değiştirilmesinin sosyal altyapı alanında azalmaya yol açmadığı, sahil şeridinde öngörülen park alanının Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesindeki tanım çerçevesinde rekreaktif alan olarak ayrıldığı, bu usulde kullanım kararı bütünlüğü oluşturulduğu, bu alanlara ayrıcalıklı bir yapılaşma hakkı tanındığına dair bir ibareye yer verilmediği, park, yol, otopark, rekreaktif alan, G1 notasyonlu günübirlik turizm alanı ve turizm tesis alanı kullanımlarını içeren toplam 30656 m2 lik alanda öngörülen toplam inşaat alanı ve bu usulde yapı yoğunluğunda artış getirilmediği, sadece günübirlik kullanımlı alanda azalan 53 m2 lik inşaat alanına karşılık turizm tesis alanı kullanımlı alanda 53 m2 lik inşaat alanının arttırıldığı, Mahkeme kararında turizm tesis alanı ve G1 notasyonlu alanın bütünleştirilmesi ve TAKS oranına kısıtlama getirilmemesinin ve aynı kişinin mülkiyetindeki alanlarda bu iki ayrı kullanım alanında fonksiyon ayrımı dikkate alınmadan bitişik nizam yapılaşmaya olanak sağlanmasının ayrıcalıklı imar hakkı tanınmasına yol açtığının belirtildiği ancak, bu alanda öngörülen toplam yapı yoğunluğunun arttırılmadığı ve alan turizm amacıyla kullanılacağından, turizm kullanım kararı bütünlüğünün sağlanması amacı çerçevesinde, aynı kişinin mülkiyetindeki alan ile sınırlı olarak uygulamaya ilişkin koşullar belirlenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : G1 notasyonu ile turizm tesis alanlarında inşaat alanının arttırıldığı, inşaat alanı arttırılırken kaldırılan park alanı yerine eşdeğer bir alan ayrılmadığı, TAKS oranının serbest bırakıldığı ve fonksiyon ayrımı dikkate alınmadan bitişik nizam yapı yapılmasına olanak sağlanarak uyuşmazlık konusu alana ayrıcalıklı imar hakkı tanındığı, bilirkişi raporunda da kamusal alanları azaltıcı ve yapı yoğunluğunu arttırıcı nitelikte plan değişikliği yapıldığının tespit edildiği, bu nedenle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından; uyuşmazlık konusu alan düzenleme dışı bırakılarak bitiğişiğinde parselasyon yapıldığı bu nedenle dava konusu alanda münferit imar uygulaması yapılması gerekliliğinin ortaya çıktığı, bu alanda DOP oranının %58 olduğu ve plan değişikliği ile DOP oranının düşürülmesinin amaçlandığı, plan değişikliği sonrası turizm tesis alanı ve günübirlik tesis alanlarında alan büyüklüğünün değişmediği, turizm tesis alanında emsal hesabının Mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 17.08.1993 tarihli, 16523 sayılı Genelgesi doğrulutusunda yapılacağının plan notlarına eklendiği, emsal hesabında bir değişiklik olmadığı, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde tanınan %40-60 Taks hakkının altında kullanılacağı savunulmaktadır. Davalı yanında müdahil tarafından; savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., 4... parsel sayılı orman ve kıyı alanı arasında yer almakta olan taşınmazlar ve çevresi 28.05.2009 tarihli, 27241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile ...-...-... Termal Turizm Merkezi sınırları içerisine alınmış, ... tarihli, ... sayılı ... Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında uyuşmazlık konusu taşınmazlar turizm merkezi alanı olarak belirlenmiş, 30.10.2017 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında da turizm tesis alanı olarak belirlenmiştir. Uyuşmazlık konusu taşınmazlar ve çevresi Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 02.07.2014, 30.05.2016, 24.03.2017 onay tarihil ...-...-... termal Turizm Merkezi Tevsii ... Kesimi 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında turizm tesis alanı, günübirlik alanı, yol alanı ve park alanı olarak belirlenmiş, ... Belediyesi tarafından uyuşmazlık konusu taşınmaza komşu sahalarda parselasyon yapılmış, bu parselasyonlarda DOP oranı %38-%40 arası belirlenmiş, bunun üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığınca plan açıklama raporunda uyuşmazlık konusu alanda DOP oranının %58 olduğu, bu oranın %40 altına düşülmesi gerektiği belirtilerek Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişikleri onaylanmış, anılan değişiklik ile 10 metre taşıt yolu kaldırılarak 7 metrelik yaya yolu olarak düzenlenmiş, sahil şeridinin ilk 50 metresinde planlanan park alanının bir kısmı rekreaktif alan olarak planlanmış, günübirlik alan gösterimi olan G notasyonu değiştirilerek sahil şeridinin ikinci bölümü kademe hattı ile ayrılarak G1 notasyonu getirilmiş, uyuşmazlık konusu taşınmazların bitişiğinde yer alan 2014 m2 yüzölçümlü orman vasıflı Hazineye ait arazide plan değişikliğine konu edilmiştir. Ayrıca 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği plan notlarında; "1-Planda açıklanmayan diğer hususlarda, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan ... Seferhisar ... Termal Turizm Merkezi Nazım İmar Planı hükümleri ve lejandı geçerlidir. 2-Turizm tesis alanlarında aşağıdaki hükümler uygulanır. *Bu alanlarda "Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik" de belirtilen otel, tatil köyü, motel, pansiyon, kamping, vb. konaklama tesisleri ile termal kür tesisleri yapılabilir. Ancak, turizm tesis alanlarında devremülk yapılamaz. *Turizm tesis alanlarında; -Minimum parsel büyüklüğü =7000m2 -Yapı Yüksekliği:5 kat, (Yençok=17.50 m.) -Emsal E=0.45 *Turizm tesisleri ile birlikte ve müstakilen termal kür tesisi yapılması halinde E:0,60 olarak uygulanır. (0.15'lik ilave artış sadece kür tesis olarak kullanılabilir. *Turizm tesis alanlarında, pansiyon yapılmak istenilmesi halinde E:0,30 (2 kat) olarak uygulanır. Pansiyon alanlarındaki parsel büyüklüğü uygulama imar planında belirlenir. *"G1" notasyonlu alanlar aynı parsel ve tesis bütünlüğü içinde kalmakla birlikte turizm tesis alanlarının kademe hattı ayrılan ve sahil şeridinin ikinci bölümünde yer alan kısmıdır. Bu alanlarda "3641 sayılı Kıyı Kanunu" "ve "Kıyı Kanununun Uygulanasına Dair Yönetmelikte" "sahil şeridinin ikinci bölümünde tanımlanan yapı ve tesisler yer alabilir. Yapılaşma koşulları, "G1" notasyonlu alanlarda en fazla E:0,20, Yençok=4,50 m. ve asma kat yapılması halinde Yençok=5.50 m.'dir. Özel mülkiete konu ve aynı mülkiyete ait olan turizm tesis alanları ve "G1" notasyonlu alanlarda yapılaşma mesafesi uygulanmaz." düzenlemelerine yer verilmiş, ayrıca 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği plan notlarında yukarıda belirtilen plan notlarına ek olarak; "*Eski Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 17.08.1993 tarihli, 16523 sayılı genelgesi kapsamında turizm tesis alanlarında inşaat emsali "G1" notasyonlu kısmı da içine alacak şekilde oluşturulacak imar parselleri üzerinden hesaplanır. Ancak bu durumda parselin sahil şeridinin ikinci bölümünde kalan kısmında bu kısmın en fazla 0,20'lik yapılanma hakkı kullanması ve kalan yapılanma hakkının bundan sonra (100 metreden sonra) kullanılması gerekmektedir. Sahil şeridi dışındaki tesis alanları ile "G1" notasyonlu alanlarda tek parsel yapılması halinde ve toplam inşaat alanının kullanılmaması durumunda, fonksiyon ayırma istikametine kadar bitişik yapı yapılabilecek olup bu kısımlara çıkma yapılabilir. *Turizm tesis alanlarında, toplam inşaat alanının kullanılmaması durumunda, bu alanlarda TAKS serbesttir. *Sahil şeridi dışındaki turizm tesis alanları ile "G1" notasyonlu tek parsel olması halinde tek bodrum kat yapılabilir. *Teknik ihitiyaçlardan ve özellik gerektiren durumlardan, bodrum katta gerekli yüksekliği elde etmek için bodrum kat yüksekliği ihtiyaca göre düzenlenebilir. Bodrum katta tesisin yatak üniteleri dışında diğer kullanımlar yer alabilir. Bodrum katta yapılacak turizm tesislerinin yeme, içme, spor ve eğlence ihtiyaçları için yardımcı ve tamamlayıcı birimler (satış üniteleri, restoran, hamam, yüzme havuzu, toplantı salonu ve jimlastik salonu vb. İle bakım ve işletme ihtiyaçlarını karşılayacak alanlar (otopark, sığınak, işlik, mutfak, depo, çamaşırhane, kuru temizleme birimi, soğuk hava depoları, personele ait büro, kafeterya, soyunma odaları, duş, tuvalet vb.) yapılması halinde bu alanlar emsal hesabına dahil değildir. *İmar adası içinde özel mülkiyet ve orman arazisinin birlikte bulunması halinde oluşturulacak parsellerde minimum parsel büyüklüğü şartı aranmaz. *Turizm tesis alanlarında özel mülkiyette ve orman alanlarında yapılacak binalar bitişik nizam yapılabilir." düzenlemelerine yer verilmiş, bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Kamu yararı" ana başlığı altında kıyılardan yararlanma hakkını düzenleyen 43. maddesinde: "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir." hükmü yer almıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesinde; 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde; "Bakanlık, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya, yaptırmaya, re’sen onaylamaya ve tadil etmeye yetkilidir. Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinde Bakanlıkça yapılacak alt yapı ve planlama işlemlerine esas olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşlarından istenilen bilgi, belge ve görüş 3 ay içinde verilir. Bu süre sonunda istenilen bilgi, belge ve görüşün verilmemesi durumunda ilgili iş ve işlemler Bakanlıkça re’sen tesis edilebilir. Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak satış, tahsis, kiralama, sınır ilanı ve değişikliği işlemleri ile çevresel etki yaratacak alt yapı ve üst yapı projelerinden önce Bakanlığın olumlu görüşünün alınması gereklidir. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır. 3621 sayılı Kıyı Kanununun 4. maddesinde sahil şeridi; kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 metre genişliğindeki alan olarak tanımlanmış; aynı Kanunun 5. maddesinde; sahil şeritlerinde yapılacak yapıların kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabileceği, yaklaşma mesafesi ve kıyı kenar çizgisi arasında kalan alanların, ancak yaya yolu, gezinti, dinlenme, seyir ve rekreaktif amaçla kullanılmak üzere düzenlenebileceği belirtildikten sonra aynı Kanunun 6. maddesinde kıyıların, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olduğu, 8. maddesinde de, uygulama imar planı bulunmayan alanlardaki sahil şeritlerinde, 4. maddede belirtilen mesafeler içinde hiçbir yapı ve tesis yapılamayacağı, uygulama imar planı bulunan yerlerde duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamayacağı ve moloz, toprak, curuf, çöp gibi kirletici ve çevreyi bozucu etkisi olan atık ve artıklar dökülemeyeceği, kazı yapılamayacağı belirtilmiş, ancak bu alanlarda; uygulama imar planı kararıyla altı ve yedinci maddede belirtilen yapı ve tesislerle birlikte toplum yararına açık olmak şartıyla konaklama hariç günü birlik turizm yapı ve tesislerinin yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinde, sahil şeridi tanımlanırken sahil şeridinin birinci bölümünün, sadece açık alanlar olarak düzenlenen yeşil alan, çocuk bahçesi, gezinti alanları, dinlenme ve bu Yönetmelikte tanımlanan rekreaktif alanlardan ve yaya yollarından oluşan, kıyı kenar çizgisinden itibaren, kara yönünde yatay olarak 50 metre genişliğinde belirlenen alan olduğu, ikinci bölümünün, sahil şeridinin birinci bölümünden sonra kara yönünde yatay olarak en az 50 metre genişliğinde olmak üzere belirlenen ve üzerinde sadece Kanunun 8. maddesinde ve bu Yönetmelikte tanımlanan toplumun yararlanmasına açık günü birlik turizm yapı ve tesisleri, taşıt yolları, açık otoparklar ve arıtma tesislerinin yer aldığı bölüm olduğu belirlenmiş; "Günübirlik Turizm Tesisleri: Kamping ve konaklama ünitelerini içermeyen, duş, gölgelik, soyunma kabini, wc, kafe-bar, pastane, lokanta, çayhane, açık spor alanları, spor tesisleri, golf alanları, açık gösteri ve eğlence alanları, lunapark, fuar su oyunları parkı ve özellik taşıyan el sanatları ürünlerinin 20 m2' yi geçmeyen sergi ve satış ünitelerini içeren yapı ve tesislerdir." olarak tanımlanmış, Yönetmeliğin 5. maddesinde de, kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, kıyıların, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açık olduğu, kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetildiği vurgulanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 17. maddesinin 3. fıkrasında, "Sahil şeridinin ikinci bölümünde yapılacak planlar, bu Yönetmeliğin 13 ve 14 üncü maddesinde sayılan yapı ve tesisler ile toplumun yararlanmasına açık olmak şartı ile konaklama hariç bu Yönetmelikte tanımlanan günübirlik turizm yapı ve tesislerini kapsayacak şekilde düzenlenir." hükmüne, 18 maddesinin 4. fıkrasında, "Sahil şeridinin ikinci bölümünde sadece onaylı uygulama imar planında belirlenmiş toplumun yararlanmasına açık günübirlik turizm tesisleri, bu Yönetmeliğin 13 ve 14 üncü maddesinde belirtilen yapı ve tesisler ile ilgili kıyı ve deniz güvenliğini sağlamak amacıyla lojman, konaklama ve benzeri tesisler içermemek üzere inşa edilecek karakol ve bu gibi güvenlik yapıları yer alabilir." hükmüne yer verilmiştir. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "İmar planı değişiklikleri " başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. " kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasında, Her türlü mekânsal plan, kendi kademesinin ve yapılış amacının gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanır." hükmüne, 2. fıkrasında ise "Planlar, Bakanlıkça belirlenen ve EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1a Ortak Gösterimler, EK-1b Mekânsal Strateji Planları Gösterimleri, EK-1c Çevre Düzeni Planı Gösterimleri, EK-1ç Nazım İmar Planı Gösterimleri, EK-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri ve EK-1e Detay Kataloğuna uygun olarak hazırlanır ." hükmüne yer verilmiştir. Ek-1 Gösterimler başlığı altında yer alan Ek-1ç ve EK-1d 'de nazım ve uygulama imar planına ait gösterimlerde günübirlik alan G notasyonu ile tanımlanmıştır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin tanımlar başlıklı 4. maddesinin (bbbb) bendinde "Taban alanı: Bahçede yapılan eklenti ve müştemilatı dâhil yapıların tabii zemin veya tesviye edilmiş zemin üzerinde kalan kısmının, yapı yaklaşma sınırını ihlal etmemek kaydıyla parseldeki izdüşümünün kapladığı alanı", (cccc) bendinde, "Taban alanı kat sayısı (TAKS): Taban alanının imar parseli alanına oranını, (Taban alanı kat sayısı, arazi eğimi nedeniyle tabii veya tesviye edilmiş zeminin üzerinde kalan tüm bodrum katlar ile zemin kat izdüşümü birlikte değerlendirilerek hesaplanır.)", (iiii) bendinde, "Toplam yapı inşaat alanı: Bir parselde bulunan bütün yapıların yapı inşaat alanlarının toplamını", (oooo) bendinde, "Yapı inşaat alanı: Işıklıklar ve avlular hariç olmak üzere, bodrum kat, asma kat ve çatı arasında yer alan mekânlar, çatı veya kat bahçeleri, çatıda, katta ve zemindeki teraslar, balkonlar, açık çıkmalar ile binadaki ortak alanlar dâhil yapının inşa edilen bütün katlarının alanını," olarak tanımlanmış, aynı Yönetmeliğin " Genel İlkeler" başlıklı 5. Maddesinde "...(4) Bu Yönetmeliğin alan kullanım tanımlarında belirtilen işlevler imar planlarında daraltılabilir; ancak genişletilemez.(5) Taban alanı ve emsal hesabı; net imar parseli alanı üzerinden yapılır. (6) Ayrık veya blok nizam olan yerlerde, uygulama imar planında açıkça belirlenmemiş ise TAKS %40’ı geçemez. Ancak, çekme mesafeleri ile KAKS verilip TAKS verilmeyen parsellerde, TAKS %60’ı geçmemek şartıyla, çekme mesafelerine göre uygulama yapılır." kuralına yer verilmiştir. Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde ve Turizm Merkezlerinde Planlamaya ve Uygulamaya İlişkin Yönetmeliğin 16/C maddesinde; ...."Bu maddeyle veya ilgili idarelerin imar yönetmelikleri ile getirilebilecek emsal harici tüm alanların toplamı; imar parseli alanının yüzde otuzunu aşamaz. Ancak, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik gereğince yapılması zorunlu olan, korunumlu ya da korunumsuz normal merdiven dışındaki yangın merdiveni ve korunumlu koridorun asgari ölçülerdeki alanı ile yangın güvenlik holünün 6 m²si, son katın üzerindeki herhangi bir kullanıma konu edilmeyen ortak alan niteliğinde teras çatılar, yapının ihtiyacı için bahçede yapılan açık otoparklar, turizm tesisinin konferans, spor, sinema salonları gibi özellik arzeden bölümlerinde düzenlenmesi zorunlu olan boşluklar, açık havuzlar ile binaların bodrum katlarında yapılan; a) Zorunlu otopark alanları, b) Sığınak, asansör boşlukları, merdivenler, bacalar, şaftlar, ışıklıklar, ısı ve tesisat alanları, yakıt ve su depoları, jeneratör ve enerji odası, kömürlüklerin ilgili mevzuat veya standarda göre hesap edilen asgari alanları, c) İbadet yeri ve müştemilatın 300 m²'si, d) Bütün cepheleri tamamen gömülü olmak ve ortak alan niteliğinde olmak kaydıyla otopark alanları ve bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen tamamen gömülü ortak alanlar, e) Çocuk oyun alanlarının ve çocuk bakım ünitelerinin toplam 100 m²si, f)Turizm tesislerinin bodrum katlarında yapılacak yeme-içme, spor ve eğlence, termal tedavi ihtiyaçlarına yönelik yardımcı ve tamamlayıcı birimler ile bakım ve işletme ihtiyaçlarını karşılayacak ünitelerin, tamamen gömülü olanlarının tamamı ile tamamen gömülü olmayanlarının yüzde otuzu, bu hesaba dahiledilmeksizin emsal haricidir." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla üretilmiş birer belge niteliğinde olan imar planları mevzuatta ve yargı içtihatlarında yöre halkının sağlığını ve çevreyi korumak, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını, iyi yaşama düzenini, çalışma koşullarını ve güvenliğini sağlamak amacıyla, ülke, bölge ve şehir verilerine göre oturma, çalışma, dinlenme ve ulaşım gibi kentsel fonksiyonlar arasında mevcut ve sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak için varsa kadastro durumu da işlenmiş, onaylı haritaların kopyaları üzerine nazım plan ve uygulama planı olarak düzenlenip onaylanmış metinler olarak tanımlanmaktadır. İmar planları, zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemeden sonra, planlanan alanın özel niteliklerinin yanısıra plan bütünlüğü gözönünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkileri kapsamlı bir biçimde ele alınarak, plan değişikliğinde kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, mevcut imar planında dava konusu alanın sahil şeridinin ilk 50 metrelik kısmının plan bütününde park alanı, ikinci 50 metrelik kısmının günübirlik alan ve geriye kalan alanın turizm tesis alanı olarak planlandığı, orman alanına yönelik herhangi bir bilginin plan açıklama raporunda yer almadığı görülmektedir. Davalı idarece plan açıklama raporunda uyuşmazlık konusu alanın düzenleme sınırı dışında bırakılarak bitişiğinde parselasyon yapıldığı, uyuşmazlık konusu parselleri kapsayan alanda münferit bir düzenleme sahası belirlenmesi zorunluluğu doğması nedeniyle mülkiyet sınırı ile uyumlu imar planı değişikliği yapılması gerektiği belirtilerek dava konusu imar plan değişiklerinin onaylandığı, yapılan değişiklik ile mevcut planda kıyıdan itibaren ilk 50 metrelik alan park alanı olarak düzenlenmişken plan değişikliği ile bu alanın bir kısmının rekreaktif alan olarak düzenlendiği, G notasyonu gösterimli günübirlik alanın plan bütününden farklı olarak G1 notasyonu ile gösterildiği ve bu alana ilişkin plan notunda turizm tesis alanının emsalinin hesaplanması aşamasında G1 notasyonlu alanlarında emsal hesabına dahil edilmesine olanak sağlandığı, ayrıca 2.267 m2' lik orman alanında planlama alanına dahil edildiği anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan 25.05.2021 tarihli, 14.07.2021 tarihli, 11.11.2021 tarihli bilirkişi raporlarında; plan değişikliği için kamu yararı çevresinde geçerli gerekçelerin bulunmadığı, park kullanım kararının farklı yapılaşma koşulları, rekreasyon alanı kullanım kararının farklı yapılaşma koşulları olduğu ve planın bütününde kıyı alanı park alanı olarak planlanmış iken değişiklik ile sadece 2 küçük alanının rekreasyon alanı olarak planlanmasının gerekçesinin anlaşılamadığı, mevcut plan genelinde günübirlik alanlar için G notasyonu getirilmiş iken plan değişikliği ile uyuşmazlık konusu alan için farklı olarak günübirlik alanların gösterimi için G1 notasyonu getirildiği ve plan notları ile bu alana özel yapılaşmaya yönelik hükümler getirildiği, farklı kullanım kararları için öngörülen yapılaşma koşullarının/yoğunluklarının ve izin verilen alan kullanımlarının farklılaşması nedeniyle emsal hesabında sorunlara yol açacağı ve dava konusu parseller özelinde yapılaşma hakkının artmasına neden olacağı, toplam inşaat alanının kullanılmaması durumunda fonksiyon ayırma istikametine kadar bitişik yapı yapabilme hakkının kullanılmasına olanak sağlanmasının da farklı kullanım kararları içeren ve birbirinden ayrı olarak planlanması gereklen fonksiyonların bir arada tek bir kullanımda birleştirilmesine neden olacağı, günübirlik alan ve turizm tesis alanına yönelik yapıların birbiri ile bitişik olması iki farklı kullanım türü için ortak alan kullanımlarının özel kullanıma dönüştürülmesi riskini taşıdığı, TAKS oranın serbest bırakılmasının ise mevzuata aykırılık taşıdığı, G1 notasyonunun mevcut planlarda yer almayan bir husus olduğu, özellikle kıyı alanlarının bir bütün şeklinde planlanması gerektiği tespitlerine yer verilmiştir. Öncelikle dava konusu plan değişikliklerine ilişkin plan açıklama raporunda plan değişikliği gerekçesi olarak uyuşmazlık konusu taşınmaza komşu parsellerde parselasyon yapıldığı, bu parselasyonlarda DOP oranının %38-%40 arası belirlendiği, uyuşmazlık konusu alanda DOP oranının %58 olduğu ve bu oranının %40'ın altına düşürülmesi amacıyla plan değişikliğinin yapıldığının belirtildiği, ancak Mekânsal planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesi uyarınca plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak imar planı değişikliği yapılabileceği, dava konusu olayda ise bu hükme aykırı olarak plan değişikliğini zorunlu kılan kamu yararı amacını taşıyan teknik ve nesnel gerekçelerin meydana gelmediği görülmektedir. Diğer taraftan, mevcut imar planında günübirlik alanlar G notasyonu ile gösterilmiş iken uyuşmalık konusu alana özel G1 notasyanu getirildiği, G1 olarak tanımlanan ve hepsi turizm tesislerinin önündeki sahil şeridinin ikinci 50 metresine yerleştirilen bu kullanım türünün, uygulamada emsal (fonksiyon) ayrım çizgisine dönüştürülen bir çizgi ile ayrıldığı ve bu gösterimin günübirlik alanlar kullanımının yasa ve yönetmeliklerdeki tanımına uymadığı, turizm tesisinin emsalini artırma aracı olarak kullanıldığı, plan notunda gönderme yapılan ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 17.08.1993 tarihinde çıkartıldığı belirtilen 16523 sayılı Genelgeye dayanarak Yasa ve Yönetmeliğin dışında bir uygulamanın yapıldığı, turizm tesisinden ayrı kullanım kararları olan ve sahil şeridinin ikinci 50 metrelik kısmında toplumun yararlanmasına açık konaklama hariç mevzuatta izin verilen yapı ve tesislerin yapılacabileceği günübirlik kullanımın, turizm tesisinin emsalinin artırılması için kullanılması kıyı mevzuatı, planlama ilkeleri ve kamu yararı açısından uygun bulunmamaktadır. Ayrıca plan notları ile turizm tesis alanlarında toplam inşaat alanının kullanılmaması durumunda TAKS değerinin serbest olmasına yönelik düzenleme getirildiği, ancak bu düzenleme ile bitişik yapı nizamına imkan verilerek turizm tesis alanı ve günübirlik alan kullanımlarının bitişik planlanmasına neden olacağı bu durumunda kıyı alanı gibi kamusal kullanımı özellikle açık alan kullanımının yoğun olduğu alanlarda halkın bu alandan yararlanmasına baskı oluşturacağı, aynı zamanda alanın tamamının kullanılarak taban alanı belirlenmesine olanak sağlayan düzenlemenin planlama ilke ve esasları ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin yukarıda yer verilen maddelerine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen aykırılıklara ilaveten, davaya konu planın, plan notlarının bodrum katlarla ilgili bölümünde, turizm tesislerinin bodrum katlarında yatak üniteleri dışında iskana yönelik diğer kullanımların (bar, gece kulübü satış üniteleri, restoran, hamam, yüzme havuzu, toplantı salonu, jimnastik salonu, otopark, işlik, mutfak gibi üretim alanı, depo gibi kullanımlar, yer alabilir ve bu alanlar) emsale dahil olmadığına yer verilmiştir. "Turizm Merkezi" ilan edilen alanda, bu fonksiyona uygun "Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmelik" kapsamında tanımlı turizm tesislerinin tamamlayıcısı niteliğinde olan eğlence üniteleri (Bar, Disco, Gece Kulübü) restoran gibi kullanımların getirilebileceği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Ancak, burada tartışılması gereken, bu kullanımların emsal hesabına dahil edilip edilmeyeceği hususudur. Yukarıda yer verilen Yönetmelikte, turizm tesislerinin bodrum katlarında yapılacak yeme-içme, spor ve eğlence, termal tedavi ihtiyaçlarına yönelik yardımcı ve tamamlayıcı birimler ile bakım ve işletme ihtiyaçlarını karşılayacak ünitelerin, tamamen gömülü olanlarının tamamı ile tamamen gömülü olmayanlarının yüzde otuzunun bu hesaba dahil edilmeksizin emsal harici olacağı belirtilmişken, dava konusu plan notunda ise; bodrum katın gömülü olup olmamasına bakılmaksızın tamamen emsal harici tutulduğu anlaşılmakla ve parsel düzeyinde ayrıcalıklı bir uygulama ortaya çıkmasına ve yapı yoğunluğunun artmasına sebep olacağı değerlendirildiğinden, dava konusu plan değişikliklerinin plan notunun bu yönlerden de hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu imar planı değişikliğinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan bütünlüğüne, imar mevzuatı ve kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemlerin iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabul edilerek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/12/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.