Başvurucu, 1/8/1991 tarihinde Marmaris Kadastro Mahkemesinde aleyhine açılan kadastro tespitine itiraz davasında makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.
Başvurucu, 1/8/1991 tarihinde Marmaris Kadastro Mahkemesinde aleyhine açılan kadastro tespitine itiraz davasında makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir. Başvuru, 23/1/2014 tarihinde Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 27/3/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Birinci Bölümün 2/5/2014 tarihli ara kararı gereğince başvurunun, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 26/5/2014 tarihli yazısı ile görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Marmaris ilçesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 731 parsel numaralı taşınmaz başvurucu adına tespit edilmiştir. N. Ş. ve 20 arkadaşı, başvurucu aleyhine 1/8/1991 tarihinde Marmaris Kadastro Mahkemesinde açtıkları davada, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir. Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü ve Maliye Hazinesi müdahil davacı sıfatıyla davaya katılarak, taşınmazın orman vasfında olduğunu ileri sürmüşler ve Hazine adına tescilini talep etmişlerdir. Yargılama sırasında A.Y ve H.Y. müdahil davacı olarak davaya katılmışlar ve taşınmazın kısmen adlarına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece, 26/6/2003 tarih ve E.1991/282, K.2003/371 sayılı kararla; davacı gerçek kişilerin açtığı davanın reddine, Orman İdaresinin açtığı davanın kısmen kabulüne, taşınmazın kısmen Orman vasfıyla Hazine adına, kısmen başvurucu adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 22/3/2007 tarih ve E.2004/6514, K.2007/3653 sayılı ilamıyla hüküm bozulmuştur. Mahkeme bozma kararına uyarak, 25/6/2009 tarih ve E.2008/248, K.2009/771 sayılı kararla; davacılar ve müdahil davacıların açtığı davanın reddine, taşınmazın başvurucu adına tapuya tesciline karar vermiştir. Orman İdaresinin ve Maliye Hazinesinin temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 2/3/2010 tarih ve E.2009/20019, K.2010/2566 sayılı ilamıyla hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak, 3/10/2011 tarih ve E.2010/320, K.2011/401 sayılı kararla; Orman İdaresinin açtığı davanın kısmen kabulüne, diğer davacılar tarafından açılan davanın reddine, taşınmazın kısmen orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına, kısmen başvurucu adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 12/2/2013 tarih ve E.2012/5247, K.2013/1240 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır. Başvurucu, 23/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Orman İdaresinin karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 10/2/2014 tarih ve E.2013/6722, K.2014/1519 sayılı ilamıyla reddedilmiştir. B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” 21/6/1987 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun “Genel olarak görev” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Kadastro mahkemesi; taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakar; Kadastroya veya kadastro ile ilgili verasete ait uyuşmazlıkları çözümleyebileceği gibi, istek üzerine veraset belgesi de verebilir. ” 3402 sayılı Kanun’un “Kadastro davalarında usul” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Kadastro hakimi, askı süresi içinde açılacak davalar ve kadastro müdürü tarafından mahkemeye tevdi olunacak taşınmaz mallara ait kadastro tutanakları ve mahalli hukuk mahkemelerinden devredilen işler hakkında dava dosyası açar. İlgililerin başvurusunu beklemeksizin kadastro tutanakları ile uyuşmazlığın çözümlenmesine etkili olabilecek kayıt ve diğer bilgileri ilgili dairelerden getirtir. Hakim, duruşma gününü taraflara Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen tebliğ eder.” 3402 sayılı Kanun’un “Yargılama usulü” kenar başlıklı maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları şöyledir:“Kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz. Hakim, toplanması mümkün olan delilleri inceler ve 30 uncu madde hükmünce işi karara bağlar.…Bu Kanunun tatbikinde ayrıca açıklık bulunmıyan hallerde basit yargılama usulü uygulanır.Kadastro mahkemeleri adli tatile tabi değildir.” 3402 sayılı Kanun’un “Deliller ve hakimin takdiri” kenar başlıklı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:“Kadastro tutanaklarında beyanlarına başvurulan kişiler, bu beyanlarına gerekçe gösterilerek itiraz edilmedikçe, yeniden dinlenmezler. Ancak hakim, kadastro tutanağındaki beyanla, duruşma sırasında topladığı deliller arasında çelişki görürse, bunu gidermek için tutanakta beyanlarına başvurulan kimseleri tanık sıfatıyla yeniden dinleyebilir.Kadastro komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile mahalli mahkemelerden devredilen dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılamadığı veya dava açan mirasçının dışında başka mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı takdirde, hakim resen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür. Taşınmaz malın ölü bir şahsa ait olduğu anlaşılır ve mirasçıları da tespit edilemezse, ölü olduğu yazılmak suretiyle o şahsın adına tescil kararı verilir.” 3402 sayılı Kanun’un “Kararların tebliği, kanun yollarına başvurma ve ilamların infazı” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Kadastro mahkemesi kararları Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen taraflara tebliğ olunur.” 3402 sayılı Kanun’un “Yargılama giderleri, kadastro harcı ve tahakkuku” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi şöyledir:“Bu Kanun gereğince resen yapılması gereken soruşturma ve tebligat işlemleri için zaruri giderler, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten karşılanır.”