Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5795 E. , 2025/1293 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5795 Karar No : 2025/1293 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bingöl İl Emniyet Müdürlü
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5795 E. , 2025/1293 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5795 Karar No : 2025/1293 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bingöl İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 1. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesi ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca resen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; performans değerlendirme puanları çok iyi veya iyi olan, taltif belgeleri bulunan, hakkında adli bir soruşturma veyahut kovuşturma yürütülmeyen ya da idari bir tahkikat yapılmayan davacının, liyakat yönünden birinci sınıf emniyet müdürlüğüne terfi etmesine engel bir durumunun olduğu hususunun davalı idarelerce ortaya konulamadığı, ayrıca kalan boş kadro sayısının 80 olduğu, davacının 1. sınıf emniyet müdürlüğü kıdem sıralamasına göre 82. sırada bulunduğu, kıdem sıralamasında davacıdan alt sırada yer alıp terfi ettirilen pek çok personelin de bulunduğu görülmekte olup, kalan boş kadro sayısı bakımından da terfi ettirilmesine engel bir durum bulunmayan davacının, bulunduğu rütbeden bir üst rütbeye terfi edemediği gerekçesiyle emekli edilmesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihi olan 06/09/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; birincin sınıf emniyet müdürlüğü kadrosunun önem ve mahiyeti, bu sınıfta kadro sayısının sınırlı olduğu ve bu kadroya atanan kişilerin Emniyet Teşkilatının üst düzey yönetici kadrolarına atanacakları dikkate alınarak, bu kadrolara yapılacak atamalarda davalı idarenin geniş bir takdir yetkisinin bulunduğu ve bu konuda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının mümkün olmadığı gibi idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif ve keyfi amaçlar doğrultusunda kullandığına ilişkin olarak dosya içeriğinde herhangi bir somut bilgi ve belge de bulunmadığı görüldüğünden, davacının ikinci sınıf emniyet müdürlüğü rütbesinden birinci sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmeyerek emekliye sevk edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kendisinden daha kıdemsiz ve performans puanları daha düşük olanların terfi ettirildiği, terfi etmesine engel olacak somut bir tespitin dava dosyasına sunulamadığı, bekleme süresindeki çalışmalarının başarılı olduğu, terfi dönemi içerisinde adli ve idari soruşturmasının bulunmadığı, boş bulunan bir kadroya atama yapma ve yapacağı atamada, şartları taşıyanlar arasında tercih yapma konusunda idareye takdir yetkisi tanınmışsa da bu yetkinin sınırsız olmadığı, sadece idarenin takdir yetkisine itibar edilmesi halinde, bir disiplin ve hiyerarşi mesleği olan Emniyet Teşkilatı içerinde çalışma barışının bozulacağı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinde; birinci sınıf emniyet müdürleri kadro sayısının emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısının onbinde 25’ini geçmeyeceğinin hükme bağlandığı, hali hazırla ikinci sınıf emniyet müdür 950 iken, birinci sınıf emniyet müdürlüğündeki boş kadro sayısının 80 civarında olduğu, ikinci sınıf emniyet müdürlüğü rütbesinden, birinci sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi işleminin, 3201 sayılı Kanun'un 13. maddesinde belirtilen görev unvanlarına atanma şeklinde yapıldığı, bu kadroya atanacak kişilerin Emniyet Teşkilatının üst düzey yönetici kadrolarına atanacakları dikkate alınarak idarenin takdir yetkisinin geniş yorumlanması gerektiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci ve Onikinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile eklenen Ek 1 maddesi uyarınca yapılan müşterek toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Bingöl İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı, 16/07/2013 tarihinden itibaren ikinci sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta olup, bu tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememiştir. Bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacı, 25/05/2018 tarihli Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmiştir. Bunun üzerine, her iki işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'la değişik "Rütbeler, Meslek Dereceleri ve Görev Unvanları" başlıklı 13. maddesinde; 2. meslek derecesinde 1. sınıf emniyet müdürü rütbesindeki personelin atanabileceği görev unvanları "Daire Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, İl Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi, Öğretim Görevlisi, Merkez Emniyet Müdürü, Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü, Polis Akademisi Başkan Yardımcısı, Başkan Yardımcısı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Grup Amiri, Emniyet Müşaviri, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü, Polis Eğitim Merkezi Müdürü, Uçuş Kıymetlendirme Kurulu Üyesi, Pilot" olarak sayılmıştır. Aynı Kanun'un 6638 sayılı Kanun'la değişik "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle ikinci fıkrasında; "Polis amirlerinin, rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri rütbe sırası ile aşağıda gösterilmiştir." RÜTBELER MESLEK DERECELERİ EN AZ BEKLEME SÜRELERİ Komiser Yardımcısı 9 4 Komiser 8 4 Başkomiser 7 3 Emniyet Amiri 6 3 Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü 5 2 Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürü 4 2 İkinci Sınıf Emniyet Müdürü 3 1 Birinci Sınıf Emniyet Müdürü 2 2 Birinci Sınıf Emniyet Müdürü 1 Yaş Haddi Sınıf Üstü Emniyet Müdürü Derece Üstü Yaş Haddi düzenlemesine; Aynı Kanun'un 6638 sayılı Kanun'la değişik "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle üçüncü fıkrasında; "Her amir rütbesinde bulunması gereken toplam kadro sayısı, emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısına göre, aşağıda hizalarında yer alan oranlara karşılık gelen sayıyı geçemez. Hesaplamalarda küsurat dikkate alınmaz." RÜTBELER ORANLAR (On binde) Birinci Sınıf Emniyet Müdürü 25 İkinci Sınıf Emniyet Müdürü 34 Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürü 78 Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü 88 Emniyet Amiri 93 Başkomiser 291 Komiser 388 Komiser Yardımcısı484 düzenlemesine; Aynı maddenin on ikinci fıkrasında; "İkinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanlar, terfien Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilirler." düzenlemesine yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin birinci fıkrasında; kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri kuralına yer verilmiştir. 11/09/1992 tarih ve 21342 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Görev Unvanlarına Atamalar" başlıklı 10. maddesinde; "4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilât Kanununun 13 üncü maddesinde belirtilen görev unvanlarına yapılacak atamalar, karşılığında gösterilen meslek derecesi ve rütbelere göre yapılır. Ancak ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı meslek derecelerinde bulunan personel ihtiyaç halinde görev unvanlarına bakılmaksızın araştırma, inceleme ve denetleme gibi görevler verilmek üzere atandıkları birim amirinin emrine alınabilirler. Birinci meslek derecesinde olup, kendi isteğiyle ikinci meslek derecesinde görevlendirilmek isteyen personel hariç diğer personel, rütbe ve meslek derecesi karşılığı olan görev unvanından daha alt görev unvanlarına atanamaz ve çalıştırılamaz. İdare tarafından her rütbe ve meslek derecesi karşısında gösterilen görev unvanları arasında personelin görev yeri değiştirilebilir. İkinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanlar, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilirler." düzenlemesine; 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan halinde; "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi işlemleri, değerlendirme kurulu kararına istinaden yapılan emekliliğe sevk işlemleri ile değerlendirme kurullarının çalışma usul ve esaslarını kapsar." düzenlemesine; Dava açıldıktan sonra, 28/05/2020 tarih ve 31138 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan halinde; "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi ve kadrosuzluk nedeniyle emeklilik işlemleri ile değerlendirme kurullarının çalışma usul ve esaslarını kapsar." düzenlemesine; Aynı Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; h) Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini, ifade eder" düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, 16/07/2013 tarihinden itibaren 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan davacının, terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmaması ve emekliye sevk edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Danıştay İkinci ve Onikinci Dairelerince yapılan müşterek toplantıda verilen 06/12/2023 tarihli ara kararına cevaben gönderilen yazı ve eklerinden; 2. sınıf emniyet müdürlerinin emniyet amiri, 4. sınıf emniyet müdürü ve 3. sınıf emniyet müdürü rütbesindeki personele ilişkin terfi sistemine dahil edilmediği, 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi işlemlerinde, en az bekleme süresini tamamlayanlardan Bakanlık Makamınca uygun görülenlerin, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev unvanlarına atanabileceğinin belirtildiği görülmüştür. Davacı hakkında, personelin kendi unvanının gerektirdiği görev alanında çalıştırılmadığı iddiasıyla yapılan disiplin soruşturmasında ceza tayinine mahal olmadığına karar verildiği ve 2018 yılı terfi değerlendirmesinde, davacının da aralarında bulunduğu 217 personelin emekliye sevk edildiği, 188 personelin ise birinci sınıfa terfi ettirildiği, davacının 2. sınıf emniyet müdürü rütbesindeki personelin kendi aralarındaki sıralamasında 82. kıdem sırasında olduğu, performans notunun 2014 yılı için 5, 2015 yılı için 4,62, 2016 yılı için 4,03, 2017 yılı için 4,93 olduğu, 64 adet taltifinin, 1 adet takdirnamesinin, 3 adet başarı ve 1 adet üstün başarı belgesinin bulunduğu; hakkında ceza ve devam eden soruşturma bilgisi bulunmadığı görülmüştür. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinde, rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise liyakate göre yapılacağı kurala bağlanmıştır. Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinde; terfinin, personelin bulunduğu rütbeden üst rütbeye yükselmesini; kıdemin, bir rütbeye terfi tarihinden itibaren bulunduğu rütbede geçen hizmet süresini; liyakatin ise personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini ifade ettiği hükme bağlanmış; anılan Yönetmeliğin 8. maddesinde; "polis amirlerinin rütbelere terfilerinin, bu Yönetmeliğin 12. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla liyakate göre yapılacağı," düzenlemesine yer verilmiştir. Uyuşmazlığın karara bağlanabilmesi için yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edecekleri belirleme konusunda İçişleri Bakanına verilen takdir yetkisinin kapsam ve içeriğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edecekleri belirleme konusunda İçişleri Bakanına verilen takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız mı, yoksa sınırları belirlenmiş bir yetki mi olduğunun saptanması zorunludur. Danıştay içtihatlarında, takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, hukuka bağlı bir devlette mutlak bir takdir yetkisinin söz konusu olamayacağı, idarelerin her işleminde olduğu gibi takdir yetkisi kapsamında tesis ettiği işlemlerde de belli sebeplere dayanmak zorunda olduğu belirtilmektedir. Bu kapsamda, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin dördüncü fıkrasında, rütbelere terfiin liyakate göre yapılacağı belirtilmiş, "liyakat" yukarıda alıntısı yapılan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinde tanımlanmış olmakla birlikte, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3/C maddesinde de, kamu kamu hizmetlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak şeklinde tanımlanmıştır. Nitekim, 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacıların 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/12/2020 tarih ve E:2020/172, K:2020/184 sayılı aykırılığın giderilmesi isteminin reddine ilişkin kararında da, 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi konusunda İçişleri Bakanlığına takdir yetkisi tanınmakla birlikte bu yetkinin sınırlarını, kamu yararı ve hizmet gereklerinin oluşturduğu, aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlarda davacıların kıdem sırası ve liyakat değerlendirmesine esas bilgilerin her uyuşmazlıkta birbirinden farklı olması, ayrıca terfi dönemlerinde de farklılık bulunması nedeniyle idarenin takdir yetkisinin denetimi yapılırken, her davacının durumunun ayrı bir inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği ve bu nedenle her dosyanın kendine özgü bir nitelik taşıdığı belirtilmiştir. Yapılan bütün açıklamalar çerçevesinde, 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfide davalı idarenin takdir yetkisinin bulunduğu açık olmakla birlikte, bu yetki mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır. Davalı idare bu yetkisini, Anayasa, 657 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun uyarınca liyakat ilkesini göz önünde bulundurarak kullanmak zorundadır. Bu durumda; davacının 82. kıdem sırasında olduğu,performans notunun 2014 yılı için 5, 2015 yılı için 4,62, 2016 yılı için 4,03, 2017 yılı için 4,93 olduğu, 64 adet taltifinin, 1 adet takdirnamesinin, 3 adet başarı ve 1 adet üstün başarı belgesinin bulunduğu; bununla birlikte, listenin 93, 216, 336, 389, 551, 604. sırasındaki personelin terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atandığı görülmüştür. Aynı şekilde; davacının, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesinin dayanağı herhangi bir bilgi ve belge ile 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına ait kadrolarının dolu olduğuna ilişkin bir verinin de sunulmadığı, doğrudan Bakanlık makamının tasarrufu doğrultusunda işlem tesis edildiğinin bildirildiği, terfi işleminde hangi ölçütlerin kullanıldığına yönelik somut bilgi ve belgeye de yer verilmediği görülmektedir. Bu itibarla; davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı görüldüğünden, adli ve idari cezası bulunmayan davacının, terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesi ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca resen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu işlemin iptali ile mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihi olan 06/09/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın reddine ilişkin temyize konu kararda hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihi olan 06/09/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 10/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu işlemin iptali ve dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihi olan 06/09/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı usul ve hukuka uygun olduğundan, onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.