10. Hukuk Dairesi 2022/1561 E. , 2023/4631 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2695 E., 2021/2142 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret SAYISI : 2013/502 E., 2019/526 K. Taraflar arasındaki sigortalının meslek hastalığı iddiasına dayalı manevi tazminat istemi davası yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruları…
**10. Hukuk Dairesi 2022/1561 E. , 2023/4631 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2695 E., 2021/2142 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret SAYISI : 2013/502 E., 2019/526 K. Taraflar arasındaki sigortalının meslek hastalığı iddiasına dayalı manevi tazminat istemi davası yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2002 yılında geçirmiş olduğu bir trafik kazası neticesinde alnında çökme kırığı neticesinde kronioplasti ameliyatı olduğunu ve bu bölgeye metil maetakrilat malzeme konduğunu hizmet dönümü cetvelinde 31.05.2006 tarihinde davalı işyerinde başladığı belirtilmiş ise de 2003 yılında davalıya ait işyerinde tornacı olarak işe başladığını, çalışması sırasında işyerinde mobilya aksesuarı ve kiler malzemeleri üretiminde kullanılan ağır kimyasal olduğu belirtilen kadmiyum, kromik asit, nikelik ait, siyanür, krom ve nikel külçelerine maruz kaldığını maruziyeti neticesinde önce 29.05.2006 tarihinde sinüslerde tıkanıklık tespit edilmiş, yatarak tedavi gördükten sonra taburcu edildiğini, 2010 yılında yine sinüslerde meydana tıkanıklık neticesinde, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ameliyat olarak alın bölgesine konulan malzemenin aldınığını, bu durumun ağır kimyasal buharlarına maruziyetine bağlı olduğunu iddia ederek bu durumun ruhsal durumunu bozduğunu iddia ederek 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının davalıya ait işyerinde hırsızlık olayından sonra işten ayrıldığını, davalının işyerindeki elektroliz işini yapanlara gerekli uyarılarda bulunduğunu, bu dalda çalışanlara maske ve eldiven takma zorunluluğu getirdiğini, kimya mühendisinin iki haftada bir işyerine kontol ettiğini, davacının eloktroliz işinde çalışmadığını, davacının pres, makas ve zımpara iş kısmında çalıştığını, çalıştığı alan ile elktroliz işinin yapıldığı kısım işyerinin ayrı yerlerinde bulunduğunu, dava tarihine kadar elektroliz işinde çalışanların dahi bu iş sebebiyle meydana gelen rahatsızlığı olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının geçirdiği trafik kazası sonrası davalıya ait mobilya aksesuarı ve kiler malzemeleri üretimi yapılan işyerinde çalışmaya başladığını, bu malzemelerin üretiminde çevre ve insana zararlı ağır kimyasalların kullanıldığını, kaza nedeniyle alın bölgesine çökme neticesinde metilmetakrilat ismi verilen maddi konulduğu, davalıya ait işyerinde çalışması ve işyerindeki kimyasal maddelerin etkisi ile davacının zarar gördüğünü iddia edildiği, bu iddianın ise Adli Tıp Kurumu raporu ile yerinde olmadığının anlaşıldığı, davalının davacıda meydana gelen bedensel zararın oluşumunda kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı, manevi tazminat açısından şartların oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin trafik kazası geçirdiğini ve alnına kronioplasti takıldığını, işyerinde kimyasal maddeler kullanılmak suretiyle mutfak kiler sistemleri ve aksesuarları üretildiğini, müvekkilinin davalı işverene kendisine bu kimyasalların özel durumu nedeniyle zarar verdiğini işyerinde başka bir bölümde çalışmak istediğini söylemesine rağmen bölümünün değiştirilmediğini,müvekkilinin kimyasal maddelerin eritilmesi sonucu oluşan havayı solumak zorunda kaldığını,bu nedenle müvekkilinin alın bölgesine takılmış olan kronioplastinin zarar gördüğünü ve tekrar yapılan bir ameliyat ile çıkarıldığını, müvekkilinin tedavi ile ilgilenen hekimin kendisine bu işyerinde solumuş olduğu hava nedeniyle bu kronioplastinin çıkarılmak zorunda kaldığını ve bu işyerinde çalışmaya devam etmemesi gerektiğini söylediğini, işyerinde kimyasal maddelerin kullanımı ile ilgili olarak işçilerin hiçbirisine iş güvenliği eğitimi verilmediğini, işyerinde çalışan işçilerin şikayeti üzerine ÇSB müfettişlerince incelemeyapıldığını, davalı işverene ait işyerinin işçi sağlığı açısından sakıncalı olduğu ve herhangi bir izin ve önlem almadan üretim yaptığından işyerine çeşitli cezai müeyyideler uygulandığını, Adli Tıp Kurumu raporunda işyerinde kullanılan kimyasalların enfeksiyon oluşumuna etken olmadığı belirtilmiş ise de bu tespitin doğru olmadığını,davaıl işyerinde kullanılan bu kimyasalların sağlıklı bir insanın dahi sağlığını tehdit etmesine rağmen alın bölgesinden ameliyatlı olan davacı müvekkilinin sağlığını olumsuz yönde etkilemediğini söylemenin mümkün olmadığını, Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmasına yönelik talebin mahkemece reddedildiğini, davanın kabulü gerektiğini belirterek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre davacı tarafça işyerinde kimyasal maddelerin kullanımı nedeniyle zarar gördüğünden bahisle manevi tazminat talebinde bulunulmuşsa da; ATK 3. İhtisas Kurulunun 03.07.2018 tarihli raporunda, İzmir Ödemiş Devlet Hastanesi'nin 29.05.2006 giriş ve 01.06.2006 çıkış tarihli epikriz raporunda davacının daha önce kranioplasti enfeksiyonu nedeniyle opere edilmiş olduğunun, apse düşünülen hastanın kültür ve antibiyoterapi için yatırıldığı şeklinde belirtildiğinden kişinin bu yatıştan öncede rahatsızlanmış olduğunun anlaşıldığı bununla birlikte kronioplasti yapılan alanda enfeksiyon oluşumunun beklenen defekt onarımı operasyonuna ait komplikasyonlarından olduğunun, enfeksiyon oluşumunda işyerinde maruz kalınan kimyasalların etkili olmadığının, işyeri ortamının mecut rahatsızlığına katkısının bulunmadığının belirtildiği anlaşılmakla manevi tazminat şartlarının somut dosya kapsamı açısından oluşmadığı belirlenmekle Mahkemece dosya kapsamına uygun olarak davanın reddine karar verilmesinde hatalı yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olup, açıklanan nedenlere, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebeplere ve istinaf sebepleriyle yapılan incelemeye göre davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: İşyerindeki kimyasalların alın bölgesine takılan kranioplastiyi etkilediğini bu sebeple ameliyatla çıkartılmak zorunda kaldığını, bu ameliyat nedeniyle müvekkilinin büyük üzüntü duyduğunu, Çalışma ve Sosya Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince düzenlene raporda işyerinde kullanılan kimyasalların uygun olmaması nedeniyle davalıya idari para cezası kesildiğini, Adli Tıp Raporunda kimyasalların enfeksiyon üzerinde etkisi olmadığına dair tespitin yerinde olmayıp raporda kranioplastinin neden çıkartıldığının açıklamadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının işyerinde maruz kaldığını iddia ettiği, olumsuz çalışma şartları ve kimyasallar nedeniyle uğradığı kayıp nedeniyle manevi zararının giderilmesine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 49, 50, 51, 52, 56 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 14, 16, 19 ve 95 inci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi, 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dosya kapsamında toplanan tedavi kayıt ve belgeleri ile bu belgeler değerlendirilmek suretiyle Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınan rapor içeriğindeki tespitlere, davacı vekilinin temyiz itirazı olarak sunduğu sebeplerin, istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar gerekçesinde açıklandığı şekilde karşılanmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olan karara yönelik davacı vekili tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.