T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2240 Esas KARAR NO: 2025/2244 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2025/786 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİHİ: 20/10/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda ver…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2240 Esas KARAR NO: 2025/2244 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2025/786 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİHİ: 20/10/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili 20/10/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile karşı taraf arasında levha sac satışına ilişkin anlaşma yapıldığını ve bu anlaşmaya istinaden 15.02.2023 tarihinde proforma fatura düzenlendiğini, taraflar arasındaki anlaşma ve proforma faturaya uygun olacak şekilde 17.02.2023 tarihinde sözleşme bedelini dosyanın karşı tarafına ödediğini ancak gelinen aşamada müvekkilinin sözleşmeye konu malı teslim alamadığından huzurdaki dava ikame edildiğini, dosya davalısınca sunulan cevap dilekçesine bakıldığında taraflar arasındaki ilişkinin tamamen inkar edildiğini, şirket yönetiminin değiştiğini ve dosyanın karşı tarafının da iş yeri kapatmak suretiyle tüm ifalardan kaçınacağı ve firmanın mali bakımdan zor durumda olduğu duyumu alındığından telafisi imkansız zararlar ile karşılaşmasını önlemek adına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası borcunu karşılayacak miktarda menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiş olmakla, dosya incelendi. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/10/20 tarih ve 2025/786 Esas sayılı ara kararında;"........Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, yargılamanın henüz layihalar aşamasında olduğu, tarafların iddia ve savunmalarını ispatlayacak delillerin tam olarak toplanmadığı, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ve sunulan delillerin, davacının haklılığını yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya koyacak nitelikte olmadığı, yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği ve istemde İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediği kanaatine varılmakla, davacı tarafın ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesi ile, ''1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ile karşı taraf arasında levha sac satışına ilişkin anlaşma yapıldığını ve bu anlaşmaya istinaden 15.02.2023 tarihinde proforma fatura düzenlendiğini, müvekkilin taraflar arasındaki anlaşma ve proforma faturaya uygun olacak şekilde 17.02.2023 tarihinde sözleşme bedelini dosyanın karşı tarafına ödediğini, ancak gelinen aşamada müvekkil sözleşmeye konu malı teslim alamadığından huzurdaki davanın ikame edildiğini, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesine bakıldığında taraflar arasındaki ilişkinin tamamen inkar edildiği, şirket yönetiminin değiştiği ve karşı tarafının da iş yeri kapatmak suretiyle tüm ifalardan kaçınacağı ve firmanın mali bakımdan zor durumda olduğu duyumu alındığından telafisi imkansız zararlar ile karşılaşmasını önlemek adına ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, Müvekkil ile davalı taraf arasında ... ve AH 36 kalitede levha sac satışına ilişkin anlaşma yapıldığını ve bu anlaşmaya istinaden 15.02.2023 tarihinde davalı tarafça proforma fatura düzenlendiğini, müvekkilin taraflar arasındaki anlaşma ve proforma faturaya uygun olacak şekilde 17.02.2023 tarihinde sözleşme bedeli olan 70.142,50 USD'lik miktarı davalı tarafa ödediğini, 70.142,50 USD'lik miktar işbu dosyanın ilk derece mahkemesinde ikame edildiği tarihte 2.560.741,34725 TL'ye tekabül etmekte olduğunu, davalı tarafın sözleşmeye konu malın teslimini gerçekleştirmediğini ve bu miktarı iade de etmediğini, müvekkilin son çare olarak davalı aleyhinde icra takibi başlattığını, bu takibe haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini, itirazın iptali için huzurdaki davanın ikame edildiğini, Davalı tarafın cevap dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşmeye konu proforma faturayı kötüniyetle inkar ettiğini, ihtiyati haciz talep dilekçeleri ekinde sunulan taraflar arasındaki e-mail yazışmasına ilişkin ekran görüntüsü ile davalı tarafından müvekkil firmaya gönderilen mail ekindeki evrakları ihtiyati haciz talep dilekçeleri ekinde yerel mahkeme dosyasına sunulduğunu, ancak ilk derece mahkemesince ilgili evraklar değerlendirilmeksizin yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığından bahisle talebin reddine karar verildiğini, ekte sunulan evraklardan da görüleceği üzere davalı tarafın söz konusu beyanlarının kötü niyetle inkardan öteye gitmemekte olduğunu, herhangi bir hukuki geçerliliği de bulunmadığını, davalı tarafın cevap dilekçesinin bir kısmında taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve proforma faturayı redderken bir kısmında ise proforma faturadaki bedelin eksik ödendiğinin beyan edildiğini, sadece bu hususun dahi davalı tarafın savunmalarında samimi olmadığını ve sadece süreci uzatmak maksadıyla söz konusu beyanlarda bulunulduğunu gösterdiğini, Davalı şirketin yönetiminin değişmiş olduğunu, müvekkilin davalının alacaklılardan mal kaçırma girişiminde bulunacağı duyumunu aldığını, müvekkilin duyumuna göre dosyanız karşı tarafın ev ve arabasını sattığını, Tuzla'daki işyerini ise kapatmak amacıyla boşalttığını, yine davalının müvekkil şirketin de aralarında olduğu birçok alacaklısının borçlarını ödememekte direndiğini, bu konudaki evraklar da ilk derece mahkemesine sunulmasına rağmen destekleyici deliller sunulmadığından bahisle talebin reddine karar verildiğini, Dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere müvekkilin alacaklı sıfatını taşıdığını, buna ilaveten ihtiyati haciz istenen alacağın, mal teslimine ilişkin olduğunu, ödemenin yapılması nedeniyle muaccel hale gelmesine rağmen mal tesliminin işbu dilekçenin sunulduğu tarihe kadar yapılmadığını, alacağın rehinle de temin edilmemiş olması dolayısıyla borçlunun mal kaçırma ihtimali durumunda müvekkilin alacağını tahsil edemeyeceğini ve müvekkil aleyhine telafisi imkansız zararlar doğurabileceğinden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, taraflar arasındaki levha saç satışına ilişkin 15.02.2023 tarihli proforma fatura düzenlendiği, proforma faturaya uygun olacak şekilde 17.02.2023 tarihinde sözleşme bedelinin davalı tarafa banka havalesi ile ödendiği halde davalı tarafın sözleşmeye konu malı teslim etmediği gibi yapılan ödemeninde iade edilmediği iddiasıyla yapılan ödemenin istirdadı talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davaya konu İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; Davacı tarafından davalı hakkında 70.142,50 USD asıl alacak + 7.108,70 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam: 77.251,20 USD alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine davacı tarafından davalı borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu itirazının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve daha sonrasında ıslah ve talep artırımında bulunmak kaydıyla kısmi dava olarak 2.560.741 TL yönünden iptaline ve takibin devamına karar verilmesi, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek Kamu Bankalarınca 1 Yıla Kadar Vadeli Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz (USD) faiziyle takibin devamına karar verilmesi talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Dava dilekçesine ekli proforme fatura incelendiğinde; ...Çelik San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından ... Gemi San. Hakkında 15/02/2023 tarihinde düzenlendiği, fatura içeriğinde emtia cinsi: levha saç, ödeme şekli: peşin, teslim yeri: Yalova Tersane, teslim tarihi: Hazır olarak belirtildiği, kdv siz toplam fiyat: 70.142,50 USD, %18 KDV: 12.625,65 USD olmak üzere genel toplamın: 82.768,15 USD olduğu görülmüştür.Dava dilekçesi ekinde ibraz edilen banka dekontu incelendiğinde; Davacı tarafından ... Bank A.Ş. Bankasındaki hesabından davalı adına 17/0202023 tarihinde 70.142,50 USD havale yapıldığı, havaleye ilişkin açıklama yazılmadığı anlaşılmıştır.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haczin şartları düzenlenmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.Somut olayda, talep eden davacı tarafından yapılan ödemenin avans ödemesi olup olmadığı, ibraz edilen 1 adet proforme faturadaki malların talep eden davacıya teslim edilip edilmediği, talep eden davacının davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği, dosyaya ibraz edilen belgeler, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır. Bu hali ile, İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olup talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.