4. Hukuk Dairesi 2022/3698 E. , 2024/6231 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/290 E., 2016/481 K. HÜKÜM/KARAR : Direnme İle Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Dairece bozma kararı verilmiştir. Mahkemece, Daire bozma ilamına karşı direnilmesine ve davanın kısmen kabulüne
**4. Hukuk Dairesi 2022/3698 E. , 2024/6231 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/290 E., 2016/481 K. HÜKÜM/KARAR : Direnme İle Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Dairece bozma kararı verilmiştir. Mahkemece, Daire bozma ilamına karşı direnilmesine ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme direnme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairece, 6763 sayılı Kanunun 45 inci maddesi ile 6100 sayılı HMK'ya eklenen geçici 4/4 madde ve fıkrası gereğince yapılan inceleme sonucunda dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23.12.2021 tarih ve 2017/4-3047 Esas, 2021/1759 Karar sayılı ilamıyla direnme uygun olduğundan, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Silahlı Kuvvetleri Genel Kurmay Karargâhında Kurmay Albay rütbesiyle görev yaptığını, Star Gazetesinin 06.07.2009 tarihli nüshasının 1 inci sayfasında "Albayın Cunta Bağlantıları'' başlığıyla ve devam eden 15 inci sayfasında ''E-postada tüyler ürperten iddialar... Cuntadaki kod adı XX... Tüm proje politikalar Çiçek'in elinden geçiyor... Dostlar için çürük raporu aldı...Çiçek, cuntanın projelerini hazırlıyor'' ara başlıkları ile davalı ... tarafından kaleme alınan haberde kullanılan söz ve ifadeler ile müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, müvekkili hakkında yapılan hazırlık soruşturması tutanakları ile e-posta yoluyla gönderilen bir ihbar mektubunun habere konu edildiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/1390 sayılı soruşturma evrakı üzerinden müvekkilinin savunmasının alınıp soruşturmanın gizliliği gerekçe gösterilerek evrakın müvekkiline verilmediğini, buna rağmen soruşturma evrakı ile ihbar mektubunun davalılarca haber yapıldığını, davalıların soruşturmanın gizliliğini ihlâl suçunu işlediklerini, dava konusu haberin suçlayıcı, kışkırtıcı ve gerçek dışı ifadeler içerdiğini, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin haksız ve hukukî dayanaktan yoksun bulunduğunu, manevi tazminat isteme şartlarının oluşmadığını, dava konusu edilen haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu ve basının habercilik ilkelerine aykırılık teşkil etmediğini, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.10.2014 tarihli ve 2009/249 Esas 2014/518 Karar sayılı kararı ile; dava konusu haberin ihbar mektubuna dayanmasından dolayı görünür gerçekliğe uygun sayılabileceği ancak dava konusu haberin alt başlıklarında ihbar mektubundaki iddiaların gerçek olduğuna dair izlenim oluşturulduğu, bu durumun konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılık kuralını ihlal ettiği, içerikte kullanılan başlıkların birbiri ile örtüşmediği, gizlilik kararı olan bir soruşturma dosyasına gönderilen ihbar mektubunun dava konusu yayındaki gibi ele alınıp haber yapılmasının basının habercilik ilkeleriyle bağdaşmadığı, hukuka aykırılık unsurunun gerçekleştiği ve davacının kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09.03.2016 tarihli ve 2015/4223 E., 2016/3066 K. sayılı kararı ile; "…Dava dosyasının incelenmesinde; davacının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2009/1390 esas sayılı soruşturma dosyasında 30.06.2009 tarihinde ifadesinin alınmasından önce hakkında 29.06.2009 tarihli ihbar mektubunun ilgili birimlere gönderildiği, bir şekilde ele geçirilen ihbar mektubunun davalılar tarafından haber yapıldığı ve dava konusu haberde ihbar mektubunda yer alan iddiaların haberleştirildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, dava konusu haberin güncel ve görünür gerçekliğe uygun olduğu, toplumun bilgi edinme, basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğu, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, davaya konu olayın özelliği de nazara alındığında, haber başlığının toplumun ilgisini çekmek için çarpıcı nitelikte verilebileceği, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte, basın özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığı ve davacının kişilik haklarına bir saldırı bulunmadığının kabulü ile istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulü yerinde olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki karar gerekçeleri tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin, yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Daire Kararı Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18.09.2017 tarih ve 2017/2892 Esas 2017/4697 Karar sayılı kararı ile; "...Dairemizin 09/03/2016 gün, 2015/4223 esas ve 2016/3066 karar sayılı bozma ilamında düzeltilecek bir husus bulunmadığı ve ilk derece mahkemesi direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, 6763 sayılı Kanunun 43. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nun 373. maddesinin 5. fıkrası gereğince dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine ..." karar verilmiştir. C. Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.12.2021 tarih ve 2017/4-3047 Esas 2021/1759 Karar sayılı ilamıyla; "...Dava konusu haber bir bütün olarak değerlendirildiğinde; haberde davacı hakkında yürütülen bir soruşturma dosyasına gelen ihbar mektubundaki iddialara yer verildiği, bu hâliyle güncel ve görünür gerçeğe uygun olmakla birlikte özellikle alt başlıklarda ihbar mektubundaki iddiaların gerçekmiş izlenimi verir şekilde aktarıldığı gibi gizlilik kararı bulunan bir soruşturma evrakındaki bilgilerin haber yapıldığı, haber tarihinde soruşturmanın devam ettiği ve davacı hakkında düzenlenmiş bir iddianame bulunmadığı dikkate alındığında özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu, basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığı ve bu şekilde hukuka aykırılık unsurunun gerçekleştiği açıktır. Hâl böyle olunca; dava konusu haber nedeniyle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu kabul eden direnme kararı yerindedir...Ancak, Özel Dairece tazminat miktarı yönünden bir inceleme yapılmadığından bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir. .." gerekçesiyle direnme uygun olduğundan, davalılar vekilinin tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. D. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu haberin ihbar mektubunun yazıya dökülmesinden ibaret olduğunu, haberde aktarım dışında eleştiri ve yoruma yer verilmediğini, basının kamuoyunu bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, aktarılmasında kamu yararı bulunduğunu, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, haberin yapıldığı dönemde ergenekon operasyonunun gündemde olduğunu, güncel bir konu ile ilgili haber yapıldığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğuna dair gerekçenin yerinde olmadığını belirtmiştir. E. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Star Gazetesinin 06.07.2009 tarihli nüshasının 1 inci sayfasında "Albayın Cunta Bağlantıları'' başlığıyla ve devam eden 15 inci sayfasında ''E-postada tüyler ürperten iddialar... Cuntadaki kod adı XX... Tüm proje politikalar Çiçek'in elinden geçiyor... Dostlar için çürük raporu aldı..., cuntanın projelerini hazırlıyor'' ara başlıkları ile verilen haber nedeniyle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu iddiası ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49 ncu maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması kanunda açıkça yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle takdir edilen tazminatın tarafların sıfatı, olay tarihi ve olayın gelişimi birlikte gözetildiğinde miktar olarak uygun bulunmasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.