8. Ceza Dairesi 2021/18432 E. , 2024/8322 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/78 E., 2021/489 K. SUÇ : Suçu ve suçluyu övme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkra
**8. Ceza Dairesi 2021/18432 E. , 2024/8322 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/78 E., 2021/489 K. SUÇ : Suçu ve suçluyu övme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Mihalıççık Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2019 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 215 inci maddesinde düzenlenen suçu ve suçluyu övme suçundan cezalandırılması ve hak yoksunluklarının uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Mihalıççık Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli kararıyla; sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. C. Mihalıççık Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli kararı Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 08.04.2021 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi; sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Dava konusu olay; sanığın, hain darbe teşebbüsü gecesi olan 16.07.2016 günü saat 01.30 sıralarında Mihalıççık İlçesi Güce Mahallesi imamı olarak görev yapan ...'un sela verdiği sırada "Sen neyin salasını veriyorsun bu saatte neyin salası kim öldü cenazeyi göster o sala verilmeyecek sizin devriniz bitti '' şeklinde; civardaki insanlara ise "İnkılap oluyor, devlet hükümet yıkılıyor, sizin devriniz bitti.." şeklinde beyanda bulunmak suretiyle suçu ve suçluyu övme suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. İlk derece mahkemesince; kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlike meydana gelmediğinden unsurları yönünden oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 215 inci maddesinin birinci fıkrası "İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir. "...Atılı suçu ve suçluyu övme suçu salt hareket suçudur. Hareketin kendisi zararlı veya tehlikeli sayılmaktadır. Ancak, işlenmiş olan bir suç ya da suçtan dolayı bir kişinin alenen övülmesi yetmez, övme fiilinin suç oluşturması için, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması da gerekmektedir. Kamu düzeni bakımından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması, suçun veya fiilin cezalandırılabilmesi şartıdır." (... Hafızoğulları, ... Özen, Türk Ceza Hukuku-Özel Hükümler- Topluma Karşı Suçlar, US-A Yayıncılık, 4.Baskı, Ekim 2022, s.251-253). A. Bu açıklamalar ışığında somut olayda; tanık imamın ve tanıklar M.T'nın ve S.A'nın soruşturma aşamasındaki beyanlarına göre, sanığın hain darbe teşebbüsünün yaşandığı ve toplumun panik içerisinde olduğu saatlerde 01.30-02.00 sıralarında sela veren imama hitaben ''Sen neyin salasını veriyorsun bu saatte neyin salası kim öldü cenazeyi göster o sala verilmeyecek sizin devriniz bitti '' şeklinde; civardaki insanlara ise "İnkılap oluyor, devlet hükümet yıkılıyor, sizin devriniz bitti.." şeklinde beyanda bulunduğu belirlenmiştir. Sanığın özellikle "sizin devriniz bitti.." şeklindeki ifadeleriyle silahlı terör örgütünün devrinin başladığını ima ederek övdüğü, görevli imamın sela okumasına fiilen engel olmaya çalıştığı gibi insanların haber almak için toplandığı cami önünde "İnkılap oluyor, inkılap, devlet hükümet yıkılıyor, sizin devriniz bitti.." şeklindeki beyanlarıyla hain terör örgütünün amacına ulaşacağı yönünde insanları galeyana getirdiği ve suç tarihi ile saati itibarıyla olayda kamu düzeni bakımından açık ve yakın tehlikenin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla; unsurları yönünden oluşan suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi; B. Bozma nedenine göre; suçun üst sınırının 2 yıla kadar hapis cezası olduğu gözetildiğinde; Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda ....basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 08.04.2021 tarihli ve 2020/78 Esas, 2021/489 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Mihalıççık Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.