11. Ceza Dairesi 2024/818 E. , 2024/15739 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1450 E., 2023/1675 K SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinc
**11. Ceza Dairesi 2024/818 E. , 2024/15739 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1450 E., 2023/1675 K SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2017/179 Esas, 2021/1053 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2010, 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 v 53 üncü maddeleri uyarınca 4 kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/254 Esas, 2022/1662 Karar sayılı kararı ile hükümlerin, 7394 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinin üçüncü fırkası ve 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli ve 2022/816 Esas, 2023/663 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 2010, 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 01.12.2023 tarihli ve 2023/1450 Esas, 2023/1675 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, suça konu faturalarda yer alan yazı ve imzaların sanığa ait olmadığına dair bilirkişi raporunun dikkate alınmadığına, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Dosyada mevcut vergi raporları ile tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; sanığın yetkilisi olduğu Mega İnşaat A.Ş.ye ait adreste yapılan yoklamalarda, 04.01.2010 tarihinde yapılan yoklama haricinde, diğer yoklamalarda iş yerinde kimsenin bulunamadığı, 04.01.2010 tarihli yoklamada ise; masa sandalye ve koltuk takımı gibi demirbaş eşyaların bulunduğu, çalışan olmadığı, iş yerinde herhangi bir emtianın bulunmadığı, asgari ücretli çalışanının ve deposunun olmadığı, bu şekilde şirketin, 2010 yılında 2.494.863,00 TL, 2011 yılında 1.590.868,00 TL, 2012 yılında 3.293.567,00 TL, 2013 yılında 14.311.186,00 TL gibi hasılatları elde etmesinin gerçekçi görülmediği, ilgili takvim yıllarında kredi kartı ile satışının olmadığı, toplam 21.690.484,00 TL satış hasılatı olan bir şirketin herhangi bir kredi kartından satış yapmamış olmasının aslında gerçek bir faaliyetinin olmadığının göstergesi olduğu, 2010 takvim yılında sanığın akrabası olan ve şirketi devraldığı ...’ya ait olan ... Grup... Ltd. Şti.den 1.450.000,00 TL mal alışı ve aynı şirkete 2.400.000,00 TL mal satışı olduğu, 2011 takvim yılında herhangi bir mal alışı olmazken, 1.590.000,00 TL mal satışı olduğu ve bu satışın yine 702.700,00 TL’lik kısmının ...’ya ait olan Kaya Yapı....Ltd. Şti.den olduğu, 2012 takvim yılındaki alışlarının 3.274.000,00 TL kısmının Kaya Yapı ... Ltd. Şti.den, satışlarının 2.446.000,00 TL lik kısmının ... Grup .... Ltd. Şti.ye 847.172 TL lik kısmının yine Kaya Yapı şirketine yapıldığı, 2013 takvim yılı satışlarının 13.359.000,00 TL'lik kısmının ... Grup .... Ltd. Şti.ye, 904.286,00 TL’lik kısmının Kaya Yapı.... Ltd. Şti.ye yapıldığı, bunun dışında; 2010 takvim yılında 3.870.000,00 TL, 2012 takvim yılında 4.108.000,00 TL, 2013 takvim yılında 14.452.000,00 TL'lik kısımlarının, haklarında sahte fatura düzenleme suçundan raporlar bulunan veya bu sebeple incelemeye alınan ya da özel esaslara tabi tutulan şirketlerden yapıldığı, mükellefin ilgili yıllarda yapmış olduğu toplam 21.643.000,00 TL tutarındaki satışlarının 20.755.000,00 TL'sinin ... ya ait Kaya Yapı ve ... Grup şirketlerine yapmış olduğu, sanığın bu kadar yüksek tutarlı satışlar yapmış olmasına rağmen, yapılan satışlardan haberinin olmadığını, ... Grup ve Kaya Yapı şirketlerine gerçekten mal satışında bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, adı geçen şirketin düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir ticari alışveriş neticesinde düzenlenmediği ve sahte olduğu; sanığın vekaletname ile şirketin asıl sahibi olan ...'nın şirket adına işlem yaptığını söylemesine rağmen, bu kişiye vekaletname verdiğine ilişkin herhangi bir belge sunamadığı, tanık beyanına göre, esasen sanığa ait olan ancak resmiyette ise % 40 hissesine sahip ortağı olarak göründüğü, Girayhan Yapı ... Ltd. Şti.den de ilgili yıllarda Mega İnş... A.Ş.ye yüksek tutarlarda mal alış ve satışlarının yapılmış olduğu ve davaya konu edilen takvim yılı süresinin de uzunluğu dikkate alındığında, sanık müdafiinin, atılı suçun işlendiğine dair delil bulunmadığı yönündeki temyiz nedenleri reddedilmiş ve temyize konu kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. IV.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.