T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2772 - 2026/940 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2772 KARAR NO : 2026/940 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... VEKİLİ : Av. ... 3- …
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2772 - 2026/940 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2772 KARAR NO : 2026/940 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... VEKİLİ : Av. ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 30/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde, davalı ....'ne ait , davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ve diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, müvekkillerinin murisi ...'e çarpması sonucu ...'in vefat ettiğini, muris ...'in vefatı nedeniyle müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradıklarını belirterek, davacı ... için 75.000 TL manevi, 5.000 TL maddi tazminat; davacı ... için 75.000 TL manevi, 5.000 TL maddi tazminat; davacı ... için 50.000 TL manevi tazminat; davacı ... için 50.000 TL manevi tazminat; davacı ... için 50.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 310.000 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesinde belirtilen teminat klozlarıyla sınırlı olarak) davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiş, ayrıca... tarihli bedel arttırım dilekçesi ile davacı ... yönünden dava değerini 9.240,04 TL arttırarak toplam 14.240,04 TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden ise dava değerini 7.889,84 TL arttırarak toplam 12.889,84 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ...-... tarihleri arasında ... nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 268.000 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın poliçe kapsamı dışında olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre hatır taşıması ve müterafık kusur durumunun mevcudiyeti durumunda belirlenecek olan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Vekili cevap dilekçesinde; davaya konu trafik kazasının oluşumunda davacıların murisinin kusurlu olduğunu, müvekkili şirket çalışanı ...'ün kazaya sebebiyet vermediğini, müteveffanın alkollü olduğunu ve kontrolsüz bir şekilde yola çıkış yaptığını, davalı araç sürücüsünün hızlı olmadığını, davacıların murisinin iddia edildiği şekilde bir gelir durumunun olmadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere müteveffanın kırmızı ışıkta geçtiğini ve kazaya sebebiyet verdiğini, ayrıca müteveffanın kulağında kulaklık takılı olduğunu ve alkollü olduğunu, müvekkilinin aşırı hızla kavşağa girdiği iddiasının doğru olmadığını, istenilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının da fahiş olduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAİREMİZCE VERİLEN ... TARİHLİ KARAR: Davalı ... vekili, davalı ... Vekili ve davacılar vekilinin hesap raporuna yönelik itiraz dışındaki istinaf sebeplerinin reddine, destek pay oranları hatalı olduğundan hesap/aktüer bilirkişisinden ek rapor alınarak karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacılar vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kısmen kabulüyle dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile, davacı ... için 14.240,04 TL, davacı ... için 12.889,84 TL olmak üzere toplam 27.129,88 TL destekten yoksun kalma tazminatının zararın doğduğu tarih olan ... (davalı ... yönünden dava tarihi olan ...) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; ilk derece mahkemesi tarafından ortadan kaldırma kararından sonra söz konusu eksikliklerin giderilmesi ve yeni bilirkişi raporları alınması gerekmekte iken alınan raporun eksik incelemelerle tanzim edildiğini, ceza mahkemesi dosyasındaki görüntüler ve ceza mahkemesince dinlenmiş tanıkların ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dinlenmediğini ve delillerin göz ardı edilerek yalnızca ceza muhakemesinin bakış açısı ile değerlendirilen delillerle dosyanın bilirkişi tevdi edildiğini ve kusurun uzak olarak hesaplandığını, davacılar murisinin gelirinin asgari ücret olmadığını, dosya kapsamına sunulmuş olan delillerin değerlendirilmeden hüküm tesis edildiğini, sonradan yürürlüğe giren asgari ücretlerin uygulanmasının kamu düzeni gereği ve zorunlu olduğundan davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşmayacağını, ilk derece mahkemesi dosyasında ortadan kaldırma kararı neticesinde yeni bir hesap ve kusur raporu alınması gerekmekte iken alınan raporlarda itiraz ve beyanlarının incelenmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Karara karşı davalı ... vekili; istinaf kaldırma kararı öncesi ücret, yaşam süresi, hesaplama yöntemi ve tazminat tutarı gibi hesaplama unsurları yönünden davalı müvekkili ... lehine usulü kazanılmış hak oluştuğunun göz önünde bulundurulmaması ve hesap raporu tanzim edilirken itiraz uğramış kusur raporunun esas alınmasının yerinde olmadığını, olayın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, maddi tazminata bozmadan önceki ıslah dilekçesine göre hükmedilmiş olmasının hukuka uygun olup bu hususta yerel mahkemece verilen kararın yerinde olduğunu belirtmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava TBK'nın 53, 55 ve 56.maddesine dayanan haksız fiil nedeniyle maddi (destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Kusur raporuna yönelik yapılan itirazlar incelendiğinde; Dosya arasında mevcut ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki soruşturma dosyasında bulunan kaza tespit tutanağında müteveffa ...'in asli kusurlu, davalı ...'ün tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ceza dosyasından alınan ... tarihli trafik bilirkişi raporunda müteveffa ...'in asli kusurlu, sürücü ...'ün tali kusurlu olduğu bildirilmiştir. İşbu dava dosyasında Karayolları Genel Müdürlüğü trafik heyetinden alınan ... tarihli raporda ise muris ...'in %75 oranında kusurlu, davalı ...'ün ise %25 oranında kusurlu oldukları bildirilmiştir. Mahkemece aldırılan raporların dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi ceza dosyasında alınan raporla ve KTT ile de uyumlu olduğu, raporlar arasında çelişki olmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Gelire yönelik istinaf incelemesinde; Davacı vekilince yargılama sırasında murisin gelirine itiraz edilmiş, bu sebeple mahkemece araştırma yapılmıştır. ... Vergi Dairesinin ... tarihli yazısında müteveffa ...'in Telekomünikasyon ekipman ve parçalarının toptan ticareti işine ... tarihinde başladığı, ancak ... tarihinde işi terk ettiğinin bildirildiği görülmüştür. SGK yazı cevabında da ...'e ... tarihi itibari ile herhangi bir ödeme yapılmadığı, aylık gelirinin yaklaşık asgari ücret düzeyinde olduğuna dair SGK dökümünün gönderildiği görülmüştür. Yine geçici gelir vergisi beyannamesinde asgari ücretin üzerinde geliri olduğu bildirilmiş ise de bildiriler gelir yıllık geliri değil üçer aylık dönemler halinde verilen beyanname olduğundan, vergi kaydına göre müteveffanın 2014 yılı içinde 3 ay için iş yerinin olduğu, ölümünden önce işi terk ettiği anlaşılmakla müteveffanın asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine dair delil olmadığından asgari ücret üzerinden hesaplama yapılan rapora göre karar verilmesi yerindedir. Bu nedenle bu istinaf sebebinin reddine karar verilmiştir. Hesap raporu yönünden yapılan incelemede; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş uygulamasına göre, destekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş, çocukları ile sağ olan ana ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunup diğer kısmının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Ancak destek almaktan vefat, evlilik ya da destek alma ihtiyacının sona ermesi gibi nedenlerle çıkan kişinin payı diğer destek alanlara aktarılarak hesaplama yapılması gerekmektedir. Bu genel bilgiler ışığında özel durumlar ayrık olmak üzere; hayatın olağan akışına göre çocuğun ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16 şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5'er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekirken,yazılı şekilde hesaplama yapılması doğru olmayıp bu yönde bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiş olup Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece alınan ... tarihli aktüerya raporunda davacı ...'ün talep edebileceği toplam tazminat miktarının 221.126,03 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti nedeniyle bu tazminatın 171.136,71 TL'sinden sorumlu olduğu; davacı ...'ın talep edebileceği toplam tazminat miktarının 125.157,22 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 96.863,29 TL'sinden sorumlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporuna göre davacı ...'in oğlu olan ...'in ölümü nedeniyle destek zararının 221.126,03 TL (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dikkate alınarak 171.136,71 TL ile sınırlı olarak), davacı ...'in oğlu olan ...'in ölümü nedeniyle destek zararının 125.157,22 TL (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dikkate alınarak 96.863,29 TL ile sınırlı olarak) olduğu, ancak davacı vekili tarafından davanın kısmi dava olarak açılıp, ... tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacı ... için talebini 14.240,04 TL'ye, davacı ... için ise talebini 12.889,84 TL'ye arttırarak, toplam 27.129,88 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulduğu, davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak, davacı ... için 14.240,04 TL, davacı ... için ise 12.889,84 TL destekten yoksun kalma tazmınatına hükmedilerek, zararın doğduğu tarih olan ... (davalı ... Yönünden dava tarihi olan ...) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Davalılar her ne kadar müteveffa ...'in olay sırasında alkollü olması nedeniyle müterafik kusur indiriminde bulunulmasını talep etmiş iseler de ... Hastanesinin ... tarihli laboratuvar sonucuna göre ...'in kanında 7,63 etanol bulunduğu belirtilmiş olduğundan, bu miktarın 0,0763 promile isabet etmesi nedeniyle müterafık kusur indirimi yapılmayarak karar verilmiş olması yerinde görülmüştür. Kaldı ki şoförün kendisinin alkollü olması müterafik kusur oluşturmayacağından bu yöndeki istinaf yerinde görülmemiştir. Davacılar vekilince kaldırma kararından sonra yeni rapor alınmadığını belirtmiş ise de, mahkemece kaldırma kararından sonra ... tarihli aktüerya raporunun alındığı, bu raporda davacıların zararının yeniden güncel verilere göre hesaplandığı, ancak davacılar vekilince kaldırmadan sonra ıslah yapılmadığından bedel arttırım dilekçesindeki miktarlar üzerinden taleple bağlı kalınarak karar verildiği anlaşılmakla bu yöndeki istinaf yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle, davacılar ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-a-)Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b-)Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'den alınması gereken 1.853,25 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 1.425,65 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar ve davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.30/03/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.