10. Hukuk Dairesi 2024/7904 E. , 2024/8980 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/356 E., 2024/24 K. KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz
**10. Hukuk Dairesi 2024/7904 E. , 2024/8980 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/356 E., 2024/24 K. KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, işe giriş tarihi 20.09.1989 olup iş akdinin sonlandığı tarih olan 30.04.1994 tarihine kadar kesintisiz çalıştığı halde eksik gösterilen ayların sigortalı hizmeti olarak tespit edilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; hizmet tespiti davalarının 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacının belirtilen süre içerisinde sürekli ve kesintisiz çalışmasını gösterir herhangi bir bordro vs. belgenin bulunmadığını, davanın sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, tanıkların işyerine ait bordroda ismi geçen veya komşu işyeri çalışanları olması gerektiğini beyanla haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2019/245 Esas, 2022/108 Karar sayılı kararıyla; 506 sayılı Kanun'un “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3 üncü maddesinin II. fıkrasının D bendinde 3395 sayılı Kanun ile 20.06.1987 tarihinde yapılan değişiklik ile el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kollarının uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiş ise de, 4958 sayılı Kanun'un 57 nci maddesi ile bu düzenleme 06.08.2003 tarihinden itibaren yürürlükten kalkmıştır. Mahkemenin emsal nitelikteki 2011/298 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında davacı ile benzer durumda olan sigortalının 15.03.1984 - 30.09.1992 tarihleri arasındaki el halıcılığı dokuma işine ilişkin sigortalılık süresinin tespitine karar verildiği, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2012/9403-22394 sayılı 19.11.2012 tarihli ilamı ile onandığı görülmüş; Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin, 4958 sayılı Kanun ile yapılan değişikliği sigortalı ile işveren arasında hizmet sözleşmesine dayalı ilişkinin varlığı halinde geçmişe etkili bir şekilde uyguladığı, bu kabulün sosyal güvenlik ilkesine uygun olduğu, bu nedenle davacının kayıtlara yansıyan çalışmalarının uzun vadeli sigorta kolları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesi ile davacının davasının kabulüne, davacı ...'ın 20.09.1989 - 30.04.1994 tarihleri arasında davalı ...ye ait işyerinde sürekli ayda 30 gün üzerinden hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2023 tarihli ve 2022/1346 Esas, 2023/1123 Karar sayılı kararıyla; el halıcılığı dokuma işinde çalışanların 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II. fıkrasının D bendi gereğince, bu bendin yürürlükte kaldığı 20.06.1987-29.07.2003 tarihleri arasındaki dönemde kalan el halısı dokuma işi olan çalışmalarının, uzun vadeli sigorta kollarına tabi sayılması mümkün olmaması yönünden somut davada davacının durumu değerlendirildiğinde; dosya kapsamında bulunan Kocaeli 1. İş Mahkemesinin 2011/298 Esas 2012/168 Karar sayılı dosyası üzerinde bordro tanığı olarak dinlenen Sona Mintaş'ın açtığı hizmet tespiti davasının yapılan yargılaması sonucunda davacının 15.03.1984-30.09.1992 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışmalarının bulunduğunun tespitine karar verilip, verilen hükmün Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 2012/9403 Esas 2012/22394 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği hususu dikkate alınarak, yargı kararlarına güven ve istikrar ilkesi de değerlendirilerek davacı yönünden de bu yasal düzenleme yönünden tespite ilişkin bir engel bulunmadığı gerekçesi ile fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 04.10.2023 tarih 2023/9519 E. 2023/9192 K. sayılı bozma ilamı ile ...uyuşmazlık konusu 20.09.1989-30.04.1994 dönem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi kabul ile davanın kabulüne dair verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir, gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin II numaralı fıkrasının (D) bendine göre el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanların iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kollarına tabi olacağı, malûllük, yaşlılık, ölüm sigorta kollarının bunlar hakkında uygulanmayacağı gözetilerek davacının davalı işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olup olmadığı araştırılmış olup, dinlenen tanık beyanları da dikkata alınarak yapılan işin el halıcılığı dokumacılığı kapsamında olduğunun anlaşılmış olup davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ilgili Kanun maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması, hizmet tespiti davalarında verilen kabul kararlarının Yargıtayca bir kısmının onanmasının bir kısmının ise bozulmasının hukukî güvenlik ilkesine uygun olmadığını, hukuki güvenlik ilkesi de dikkate alınarak, gerek bordro tanıklarının beyanları gerek emsal nitelikte Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay kararları dikkate alındığında Kocaeli 1. İş Mahkemesinin vermiş olduğu davanın reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 1 inci maddesiyle eklenen (D) bendinde; “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” düzenlemesine yer verilmiş, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun'un 57 inci maddesiyle söz konusu bent ilga edilmiş olup yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından, şu durumda 09.07.1987 – 05.08.2003 (dahil) dönemi bakımından bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği belirgindir. 3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.