Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/925 E. , 2024/8097 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/925 Karar No : 2024/8097 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Tur. İnş. Pet. Ürn. Gıda Ta…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/925 E. , 2024/8097 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/925 Karar No : 2024/8097 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Tur. İnş. Pet. Ürn. Gıda Taş. Kuy. San. Ltd. Şti.'nin fuzuli işgalinden kaynaklanan 10.152.018,74-TL tutarlı ecrimisil borcunun vadesinde ödenmeyerek kesinleşmesi ve amme alacağınının şirketten tahsil edilememesi üzerine tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... dosya numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; asıl borçlu şirket adına amme alacağını karşılayacak düzeyde menkul, gayrimenkul hiçbir malvarlığına rastlanmadığı ve amme alacağının asıl borçlu şirketin malvarlığından tahsil edilemeyeceğinin usulüne uygun olarak davalı idare tarafından ortaya konulduğunun görüldüğü, bu durumda, usulüne uygun olarak kesinleşen ve şirketten tahsil imkanı kalmadığı anlaşılan borcun tahsili için, ilgili dönemde şirketin kanuni temsilcisi olarak sorumlu olan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Amme borçlusu şirketteki ortaklık payını 20/11/2017 tarihinde devrettiği, ödeme emrinde vade tarihi olarak belirtilen 30/07/2018 tarihinde şirket ortağı olmadığı, pay devrinin ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Amme borçlusu şirket hakkında 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan takip muameleleri sonucunda, amme borçlusunun borcu karşılayacak herhangi bir haczi kabil mal varlığının bulunamaması sebebiyle, davacının 27/10/2016 - 06/02/2017 tarihleri arasını kapsayan dönemde ... Ltd. Şti.'nin kurucusu ve ortağı olmasından dolayı davaya konu ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği, kamu alacağının kesinleştiği, davacının ödeme emrine konu borçtan sorumlu olduğu, dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesinde, kamu alacaklarının hususi kanunlarda belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarda ödeme zamanı tespit edilmemiş kamu alacaklarının Maliye Bakanlığı'nca belirlenecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme süresinin son günün kamu alacağının vadesi günü olduğu belirtilmiş; aynı Kanun'un 54. maddesinde, ödeme süresi içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı; 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında görevli ve yetkili mahkemede dava açabileceği kurala bağlanmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; Mersin ili, Toroslar ilçesi ... ada ... parselde kayıtlı Mersin Şehirlerarası Otobüs Terminali İşletmesinde bulunan 81 adet bağımsız bölümün ... Ltd. Şti. tarafından 27/10/2016 - 06/02/2017 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle 6.955.819,55-TL ecrimisil bedeli istenilmesine ilişkin düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...,K: ... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, adı geçen şirket adına ... tarih ve ... sayılı ödeme emri tanzim edildiği, ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, asıl borçlu şirket hakkında malvarlığı araştırılması yapıldığı ve şirket adına amme alacağını karşılayacak düzeyde menkul, gayrimenkul hiçbir malvarlığına rastlanmadığı ve tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından bahisle de şirketin kanuni temsilcisi olan davacıya 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca dava konusu ödeme emrinin düzenlenip tebliğ edilmesi üzerine de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ...0 tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 15/04/2024 tarih ve E:2023/5819, K:2024/2419 sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği, ayrıca asıl amme borçlusu olan şirketten ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine karşı açılan davada da, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 15/04/2024 tarih ve E:2023/6219, K:2024/2420 sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiğinden, şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, temyiz konusu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.