T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/560 - 2026/67 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/560 KARAR NO : 2026/67 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/10/2019 NUMARASI : 2018/266 E. - 2019/393 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Hak…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/560 - 2026/67 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/560 KARAR NO : 2026/67 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/10/2019 NUMARASI : 2018/266 E. - 2019/393 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/10/2019 tarih ve 2018/266 Esas - 2019/393 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markasının 18, 25 ve 28. sınıflarda 04.08.1993 tarihinden bu yana tescilli olduğunu, davalının 2017/54215 sayılve "..." ibareli markanın 25 ve 35. sınıfta tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın TÜRKPATENT 2018-M-4850 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu marka ile müvekkili markası arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, ayakkabı sektöründe "..." ibaresinin kullanım amacının spor ayakkabıların tabanındaki rahatlığa, esnekliğe vurgu yapmak olduğunu, içerisinde hava yastıkçığı bulunan havalı tabana sahip tüm ayakkabı markalarında bu ibarenin kullanıldığını, "..." ibaresinin ise en fazla anlamına kullanılan bir kısaltma olduğunu, bu bağlamda taraf markalarının birebir aynı anlamı taşıdıklarını, iki markanın da İngilizcede aynı anlama gelen kelimelerin birleşimi ile oluştuğunu, dava konusu markanın farklılaşmadığını, taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunduğunu ileri sürerek,2018-M-4850 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2017/54215 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şahıs, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, her ne kadar dava konusu markada şekil unsuru yer almakta ise de "söz görünümden daha yüksek sesle konuşur" ilkesi gereği markadaki sözcük unsurlarının baskın ve ayırt edici unsur olduğu, bu bağlamda "..." ve "..." şeklindeki taraf markalarının, markaları oluşturan "..." ve "..." kelimelerinin yer değiştirilerek yazılmış versiyonları olarak birbirlerinin birebir aynısı oldukları; "..." ibaresinin dava konusu mallarda tanımlayıcı olduğu, "..." ibaresinin de "..." kelimesinin kısaltması olarak zayıf ayırt ediciliğe sahip bulunduğu; ancak davacının markasının bu şekilde tescilli olduğu ve korumasının halen devam ettiği; dava konusu markanın ise davacının markasından farklılık yaratacak hiçbir ek ayırt edici unsuru taşımadığı; markadaki şekil unsurunun bu anlamda, ortalama tüketici nezdinde bir farklılık yaratmaya elverişli olmadığı, taraf markaların yüksek düzeyde benzerlik gösterdiği, bu benzerliğin görsel, kavramsal ve işitsel açıdan ayrı ayrı ve ayrıca bütünsel intibada da yüksek olduğu, başvuru kapsamında yer alan 25. sınıf "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” ve 35.sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" emtiaları bakımından SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik ve iltibas ihtimalinin mevcut olduğu, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıf 1-5 alt grubundaki emtialar açısından ise markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı; dosya kapsamında davalı tarafın işlem dosyasında, davacı yanca gerçekleştirilen itiraza karşı SMK'nın 19/2. maddesine dayanmak suretiyle kullanım ispatı talebinde bulunduğu; davalı yanın kullanım ispatı talebini, itiraza dayanak davacı markası kapsamındaki 25. sınıfta yer alan emtialara yönelik olarak ileri sürdüğü; ancak gerek işlem dosyası kapsamında gerekse de dava dosyası kapsamında davacı yanın dayanak markası olan 142837 sayılı markasının kullanımını gösterir herhangi bir delile rastlanılmadığı; davacının kullanım ispatı yükümlülüğünü yerine getiremediği, davalının markanın kullanım amaç ve fonksiyonlarına aykırı olarak davacıyı veya 3. kişileri baskı altına almak, engellemek, santaj, yedekleme ve marka ticareti yapmak amacıyla kötüniyetle başvuruda bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf marka işaretleri ve emtia listesinin benzer olduğunu, markalar arasında iltibas ihmali bulunduğunu, davalı şahsın müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanma kastı taşıdığını, tannımışlık koşullarının da bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının serisi gibi algılanacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar "..." ibareli başvuru ile davacının "..." ibareli mesnet marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmakta ise de, davalı başvuranın işlem dosyasında kullanımama def'inde bulunduğu, buna karşın davacı tarafın mesnet markasını çekişmeli 25. sınıf mallar yönünden kullandığına ilişkin herhangi bir delil sunmadığı, bu durum karşısında markasının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında dikkate alınamayacağı; davacı vekili müvekkili markasının tanınmış olduğunu da ileri sürmüş ise de, kullanıldığı ispatlanamamış olan mesnet markanın tanınmışlığının tartışılmasının sonuca etkili olmadığı, öte yandan, dava konusu markanın tescilli olmadığı anlaşıldığından, erken açılmış bir dava niteliğinde olan hükümsüzlük davasının reddinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 13/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.