11. Hukuk Dairesi 2011/2907 E. , 2012/9823 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Menemen Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2010 tarih ve 2008/681-2010/690 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve …
**11. Hukuk Dairesi 2011/2907 E. , 2012/9823 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Menemen Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2010 tarih ve 2008/681-2010/690 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Renault marka binek otomobilleri ile hafif ticari araçları ve yedek parçalarının Türkiye genel distribitörü olarak faaliyette bulunduğunu, inhisari lisansa sahip olan müvekkilinin 556 sayılı KHK'nin 3. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz edilmesi durumunda marka sahibinin açabileceği davaları kendi adına açma yetkisi olduğunu, davalının Renault marka aracının üzerine "Yalancı Reno, Güvensiz Reno" yazarak müvekkilinin yetkili servisinin önünde teşhir ettiğini, davalının daha sonra da aracı bir benzin istasyonuna çekerek eylem yaptığını ve basına haber verdiğini, Günaydın Ege Gazetesi'nde "Renoya güvenmiyoruz" ve "Servisine Kızdı Aracını Parçaladı" başlıkları ile haber yayımlandığını, davalının aracı iade talebinin ve araca ödediği bedel ve onarım bedelinin kendisine ödenmesi talebinin müvekkilinin yetkili elemanlarınca reddedilince davalının yine üzerinde "Yalancı Reno, Güvensiz Reno" yazan aracını, bu sefer davacının genel merkezinin bulunduğu plazanın önüne çekerek eylem yaptığını, yine basını çağırdığını, arabayı yakacağını söylerek bağırdığını, davalının bu eylemlerinin gerek müvekkili şirketin ve gerekse Renault markasının ticari şöhretine saygınlığına ve imajına saldırı niteliğinde ve müşteri potansiyelini, duyulan güveni azaltmaya neden olacak nitelikte olduğunu ileri sürerek, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin 2008 yılı Mayıs ayında söz konusu otomobile ikinci el olarak sahip olduğunu, aracın kısa aralıklarla arızalandığını, davalının tamir için arabasını Menemen'deki yetkili servise götürdüğünü, onarımın garanti kapsamında olmasına rağmen müvekkiline 1.500,00 TL fatura çıkartıldığını, bu denli yüksek bedel talep edilmesi üzerine müvekkilinin kısmi ödeme yapabileceğini söylediğini, bunun üzerine Menemen'deki yetkili servisin "araç maliki siz değilsiniz, aracı size veremeyiz, araca el koyuyoruz" dediğini, parça alımı sırasında aracın maliki olup olmadığı sorgulanmayan müvekkilinin araç teslimi sırasında yetkisiz duruma düşürülmesine sinirlendiğini, derdini anlatamadığı için kendi aracına yetkili servis önünde levyeyle zarar verdiğini, başka bir şekilde zarar verici eyleminin bulunmadığını, müvekkilinin ağır sinir krizi nedeniyle anlık olarak verdiği kararla aracın üzerine bahsi geçen yazıları yazdığını ve bireysel eylem yaptığını, Aliağa'ya giderken küçük tirajlı yerel bir gazete çalışanı tarafından görüldüğünü ve aralarında kısa bir konuşma geçtiğini, bu haberin gazetenin dokuzuncu sayfasına konu olduğunu, Türkiye'de tirajı büyük gazetelerde çıkan haberlerin dahi güncelliklerini çok kısa sürede yitirdiklerini, müvekkilinin yaşadığı olayların tahriki altında bu davranışlarda bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının eylemlerinin haksız eylem niteliğinde olduğu, TMK ve BK kapsamında tüzel kişilerin mesleki-ticari onur ve saygınlığının zedelenmesi durumunda manevi tazminat isteyebilme haklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 222,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.