İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:24/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a madd…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:24/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/12/2014 tarihinde davalılardan ... 'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Burdur yolu istikametinde ... caddesi istikametine seyir halinde iken ... caddesi kavşağına geldiğinde vekil edenlerin miras bırakanı ...'ün kullanmış olduğu ... plakalı motosiklete ışıklı trafik kavşağında kendisine kırmızı yanmasına rağmen aracının ön kısmı ile çarpması sonucu kaza tarihinde 21 yaşında olan ...'ün hayatını kaybetmesine sebep olduğunu, ayrıca motosiklette yolcu olarak bulunan ...'ın da yaralanmasına sebep olduğunu, bahse konu kaza nedeniyle davalı ... 'ın Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile yargılamasının yapıldığını, kaza tespit tutanağı ve alınan bilirkişi raporlarında davalı ...'a hitap eden kırmızı ışıkta geçiş yapması nedeniyle istikamet yönüne göre sağından kavşağa giren motosiklete çarpması neticesinde ölümlü ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, davalı ...'ın asli kusurlu olduğunu, çarpmanın etkisi ile müteveffanın kazaya karışan ... plakalı aracın altında yaklaşık 30 m sürüklenmiş olduğunu, bu durumdan bile davalı yanın süratinin yasal hız sınırının çok üstünde olduğunun anlaşıldığını, müteveffa ...'in vefatı ile davacıların destekten yoksun kaldıklarını, müteveffanın ailenin ilk çocukları olduğunu, babadan sonra maddi destek sağlayabilecek tek fert olduğunu, davaya konu kaza nedeniyle davacı ...'nın kısmi felç geçirmiş olduğunu, tedavisinin halen devam ettiğini, psikolojik olarak tüm aile fertlerinin olumsuz olarak etkilenmiş olduğunu, davacı ...'in ise abisinin vefatından sonra psikolojik olarak tedavi görmeye başladığını, başarılı bir öğrencilik hayatı yaşarken bu elem verici olay nedeniyle derslerinde de düşüşler yaşamış olduğunu, müteveffanın askere gitmeden önce gündüzleri elektrik teknikeri olarak geceleri de köfte ekmek satarak ailesine maddi olarak katkıda bulunduğunu, bu nedenle davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, diğer hususta elim kaza nedeniyle davacıların manevi olarak büyük buhran yaşadıklarını, kaza nedeniyle müteveffaların kardeşlerin okul hayatlarında düşüşlerin yaşandığını, yaşanan maddi sıkıntılar nedeniyle iş hayatına atılmak durumunda kaldıklarını, ancak yaşanan olay nedeniyle psikolojik olarak yıpranmaları nedeniyle iş hayatında adaptasyon sorunları yaşadıklarını, müteveffanın kaza nedeniyle 11 gün Antalya ... hastanesinde yattığını, tedavi masraflarının davacılar tarafından karşılandığını ileri sürerek her bir davacı için 100.000,00'er TL olmak üzere toplam 400.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi 22/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... ..'dan tahsili ile davacılara verilmesini, davalı ... Sigorta A.Ş.,'nin ise meydana gelen destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zarardan KTK'nun 91 ve devamı maddelerine göre sorumlu olduğunu ve kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibari ile poliçe limiti (şahıs başına 268.000,00TL olmak üzere) çerçevesinde sorumlu olduğunu, davacılardan ..., ... ve ...'ün maddi gelirlerinin olmadığını, diğer davacı ...'nın ise çiftçi olduğunu ve sağlık sorunları yaşadığını ve çalışamadığını, ileri sürerek müteveffanın ölümü nedeni ile davacıların uğradığı destekten yoksun kalma ve davacılarca yapılan masraflara ilişkin olarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davacı sürücü ve araç maliki ... ..'dan kaza tarihi itibari ile, davalı ... Sigorta'dan ise (davalı sigorta şirketinden poliçe limit ile sınırlı ve sadece maddi tazminattan sorumlu olmak üzere) başvuru tarihi olan 02/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesini istemiştir. Davacılar vekili 02/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere davacı ... için destekten yoksun kalma tazminat miktarını 634.735,19 TL'ye davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatını 425.692,66 TL'ye artırdıklarını bu miktarların kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde, ... numaralı 23.07.2014-23.07.2015 vadeli trafik sigorta poliçesi ile ... adına sigortalı olduğunu, bu poliçedeki sakatlanma ve ölüm teminatı sigortalının kusurlu olması halinde ve kusur oranı ile sınırlı olmak üzere kaza tarihi itibariyle kişi başına azami 268.000,00TL olduğunu, manevi tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, teminat limitleri belirtilmesinin işbu davayı kabul anlamına gelmediğini, söz konusu kaza nedeniyle davacılara veya diğer hak sahiplerine veya kurumlara yapılan ödemelerin araştırılarak poliçe limitinin belirlenmesi ve ödemelerin poliçe limitinden indirilmesi gerektiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte destekten yoksunluk hesabı yapacak olan bilirkişi raporu Yargıtay’ın değişen içtihatları neticesinde yetersiz kalmaması gerektiğini, davacılar tarafından destekten yoksun kaldıklarının makul ve muteber delillerle ispatlanması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu’na müzekkere yazılarak davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise hangi koldan ödeme yapıldığının araştırılmasının gerektiğini, söz konusu ödemelerin tazminat hesabı yapılması halinde bu hesaplamadan düşürülmesi gerektiğini, davacıların cenaze ve defin masraflarına ilişkin taleplerinin müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, Trafik Sigorta Poliçesi ile doğrudan zararların karşılanması mümkün olduğundan, dolaylı zarar kapsamındaki cenaze ve defin masraflarının müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kazazedenin takılması zorunlu olan kaskı kullanmamasının olayda müterafik kusur teşkil ettiğini, müterafik kusurunun tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini, sürücünün kaza esnasında öncelikle her darbenin ölümcül olabileceği baş kısmını korumak isteyeceği ve bu nedenle, vücudunun diğer kısımlarına zarar gelme ihtimalinin artacağı hayatın olağan akışı gereği olduğunu, kazazedenin eğer takmakla yükümlü olduğu kaskı kullanmış olsaydı, diğer yaralanmalara karşı da önlem alabilecek ve dolayısıyla vefatının önüne geçilebileceğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, dava konusu olaya uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu edilen trafik kazasının ışık ihlali neticesinde meydana gelmiş olduğunu, çözümlenmesi gereken sorunun da taraflardan hangisinin trafik kuralı ihlali yaparak kazaya sebebiyet verdiğini, dava konusu edilen olayın otomobil sürücüsü olan müvekkilinin kavşağa giriş hızıyla seyrederek kavşağı geçişi esnasında meydana gelmiş olduğunu, ceza dosyası içerisinde bulunan kanıtlar ile de anlaşılacağı üzere sürücü belgesiz ... idaresindeki, ışıkları yanmayan motosiklet ve arkasında kasksız yolcu ... ile kendisinin de kask takmadan seyri esnasında olay mahalli ışık kontrollü dört yönlü kavşağa geldiğinde, yola gereken dikkati vermeyerek seyir yönünde yanan kırmızı ışıkta kavşağa girmesi ile mevcut şartlarda meydana gelen olaya sebebiyet vermiş olduğunu, solundan gelen yeşil ışıkta kavşağa giren diğer sürücüye kavşakta ilk geçiş hakkını bırakmamış olduğunu, sürücü asli kusurlarından “kırmızı trafik işaretinde geçme” kuralını ihlal ettiğinin anlaşıldığını, olayda dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden asli kusurlunun ... olduğunu, müvekkilinin ise sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir esnasında olay mahalli ışık kontrollü kavşağa geldiğinde seyir yönüne yanan yeşil ışıkta kavşağa giriş yaptığını, ilk geçiş hakkına haiz olduğundan olayda atfıkabil kusurunun bulunmadığını, olaya karışan motosiklet sürücünün kasksız ve ışıkları kapalı bir vaziyette gece vakti seyrettiğini, ayrıca motosiklet sürücüsünün ehliyetinin bulunmadığını, bahse konu olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğunu, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.6.2015 tarihli raporunda da bu hususun doğrulandığını, her ne kadar bu raporda iki farklı yoruma göre sonuç verildiyse de evrensel ceza hukuku normu olan “masumiyet ilkesi” uyarınca müvekkilinin kusursuz sayılması gerektiğini, bu gerekçe ile de ceza davasında beraat edebileceğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, manevi tazminat istekleri için açılan davanın da reddi gerektiğini, keza bir an için müvekkilinin kusurlu olduğu düşünülse dahi istenen manevi tazminat miktarının da açıkça fahiş olduğunu, davacıların açıkça zenginleşmek amacıyla fahiş davayı açtıklarını, manevi tazminatın özü gereği zenginleşme amacı taşımaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İDM KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "a)Maddi tazminat davası yönünden; Davacı ... yönünden davanın kabulü ile, 634.735,19TL tazminatın davalı Sigorta şirketi 160.424,80TL'sinden sorumlu olmak üzere davalı ... olay tarihi olan 22/12/2014 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi temerrüt tarihi olan 14/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ... yönünden davanın kabulü ile, 425.692,66TL tazminatın davalı Sigorta şirketi 107.575,20TL'sinden sorumlu olmak üzere davalı ... olay tarihi olan 22/12/2014 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi temerrüt tarihi olan 14/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b) Manevi tazminat davası yönünden; 1-Davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 30.000,00TL manevi tazminatın davalı ... 'dan olay tarihi olan 22/12/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 30.000,00TL manevi tazminatın davalı ... 'dan olay tarihi olan 22/12/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 20.000,00TL manevi tazminatın davalı ... ..'dan olay tarihi olan 22/12/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ... (...) yönünden davanın kısmen kabulü ile 20.000,00TL manevi tazminatın davalı ... 'dan olay tarihi olan 22/12/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda sürücü ...'ün kullandığı ... plakalı motorsikletin ışıklarının yanmadığını, reflektörsüz siyah elbiseli olup kask takmadığını ve kırmızı ışıkta geçtiğinden dolayı asli kusurlu olduğunu, diğer araç sürücüsü ... 'ın kusurunun bulunmadığı yönünde trafik kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, kazanın meydana gelmesine müteveffa sürücünün sebebiyet verdiğini, mahkemece alınan raporlara göre ilk seçenek olan ve kaza tespit tutanağını destekleyen seçenekteki sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerektiğini, ceza yargılamasında da vefat eden araç sürücüsünün tali kusurnun kabul edildiğini, yargıtay içtihatlarında da kırmızı ışıkta geçen tarafın net bir şekilde belirlenemediği hallerde tarafların yüzde ellişer oranında kusurlu olduklarının kabul edilmesi gerektiğini, 21/07/2023 tarihli aktüerya raporunda TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak progresif rant yöntemine göre ve yüzde on artırma ve iskonto hesabı kullanılarak desteğin gelirinin asgari ücret kabul edilerek yapılan tazminat hesabının da hatalı olduğunu, müteveffanın müterafik kusuru nedeniyle belli bir oranda tazminat hesabından indirim yapılması gerektiğini, kazazede takmakla yükümlü olduğu kaskını kullanmış olsaydı yaralanmasına karşı önlem alacak ve bu şekilde vefat etmeyeceğini, ayrıca müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olup uygulanması gereken faizin de yasal faiz olması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava; trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda, 22.12.2014 tarihinde davalı sürücü ... ..'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Caddesini takiben Antalya istikametinden Burdur yönüne doğru seyir halinde iken kaza mahalli olan ışık kontrollü kavşağa girerek seyrini sürdürmek istediği sırada idaresindeki aracın ön kısımları ile, seyrine göre sağ taraftaki kavşak kolundan gelen müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin sol yan kısımlarına çarpması sonucu dava konusu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda iki ihtimali olacak şekilde görüş bildirilmiş olup; 1. ihtimalde; davalı sürücü ... ..’nun %80 (yüzde seksen) oranında, Müteveffa sürücü ...’ün %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, 2. İhtimalde; Davalı sürücü ... ..’nun kusursuz, Müteveffa sürücü ...’ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Dairemizce de; raporda 1. ihtimalde belirtilen kusur oranlarının oluşa uygun olduğu kabul edilmiştir. Yerel mahkemece meydana gelen kazanın tarafları yönünden kusur raporunun 1 nolu ihtimalinde belirtilen davalı sürücü ... ..'nun %80 mütevefaa sürücü ...'ün %20 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle aktüerya bilirkişiden davacılar ... ile ...'ün destekten yoksun kalma tazminat miktarlarının ne kadar olacağına dair rapor alınmış bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ve kriterleri dikkate alınmak suretiyle adı geçen davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminat miktarları hesaplanmış olup, rapor denetime elverişli ve hükme esas alınmaya yeterlidir. Davacıların murisi ... hakkında ATK tarafından düzenlenmiş olan otopsi raporuna göre "kişinin ölümünün oluşa uygun trafik kazası ile meydana gelen atrafk kemik kırığı ile birlikte kafa içi tavma sonucu meydana geldiği ve ölümünde etkisi ve katkısı olduğu" tespit edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51/1. maddesinde hakimin tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 52/1. maddesinde ise zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında yahut artmasında etkili olmuş ya da tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzenlenmiştir. Müterafik kusur yönüyle; davacıların murisi ...'ün motosiklet sürücüsü olarak kask takmadığının anlaşıldığı, yukarıda değinilen otopsi raporundan anlaşılacağı üzere ölümünün başından aldığı darbeler nedeniyle gerçekleştiğinin tespit edildiği, bu nedenle zararın oluşumunda kask takmamasının etkili olduğu, TBK'nın 52.maddesi uyarınca gerçekleşen kazadaki kusur oranı da dikkate alınarak hesap edilen tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Ancak yargılama giderlerinde müterafik kusur indirimi yönünden karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçe limitinin 268.000,00 TL olduğu ve miktar ile sorumlu olacağı tespit edilmiştir. Davalılardan sigorta şirketi istinaf kanun yoluna gelmiş olup, diğer davalı ... yönündün yerel mahkemece kurulan hükümde davacıların usuli kazanılmış haklarının dikkate alınması gerekmiştir. Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde davalı sigorta şirketinin müterafik kusura ilişkin istinaf itirazlarının kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-b-2 Maddesi gereğince kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davalı sigorta şirketinin sair istinaf itirazlarının reddine, karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı sigorta şirketinin müterafik kusur yönünden istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2- Antalya 2. Asliye Ticaret mahkemesinin 16/01/2024 tarih, ... Esas, ... sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ve dairemizce yeniden HÜKÜM KURULMASINA, 3-Davalı sigorta şirketinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE, A)Maddi tazminat davası yönünden; 1-Davacı ... yönünden davanın kabulü ile, 634.735,19TL tazminatın (davalı Sigorta şirketi 507.808,16 TL'den sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalı ...'dan olay tarihi olan 22/12/2014 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi temerrüt tarihi olan 14/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı ... yönünden davanın kabulü ile, 425.692,66TL tazminatın (davalı Sigorta şirketi 340.554,12 TL'den sigorta poliçe limiti sınırlı olmak üzere) davalı ... olay tarihi olan 22/12/2014 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi temerrüt tarihi olan 14/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 72.437,82TL harçtan tamamlama harcı olarak alınan 8.575,82TL harcın mahsubu ile bakiye 63.862,00TL harcın( davalı sigorta şirketi 51.089,60 TL'sinden sorumlu olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan tebligat gideri 247,00TL, bilirkişi ücreti 1.700,00TL, ATK fatura bedeli 2.200,00TL, posta/müzekkere gideri 255,70TL tamamlama harcı 8.575,82TL olmak üzere toplam 12.978,52TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (Davalı sigorta şirketinin 3.279,67TL'sinden sorumlu olmak üzere) 5-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen 146.647,06TL nispi vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, (Davalı sigorta şirketinin 37.057,71TL'sinden sorumlu olmak üzere) B) Manevi tazminat davası yönünden; 1-Davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 30.000,00TL manevi tazminatın davalı ... 'dan olay tarihi olan 22/12/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 30.000,00TL manevi tazminatın davalı ... 'dan olay tarihi olan 22/12/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 20.000,00TL manevi tazminatın davalı ... 'dan olay tarihi olan 22/12/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Davacı ... (...) yönünden davanın kısmen kabulü ile 20.000,00TL manevi tazminatın davalı ... 'dan olay tarihi olan 22/12/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-Alınması gerekli 6.831,00TL harcın davalı ... 'dan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 100.000,00TL üzerinden davacılar lehine takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... 'dan alınarak davacılara verilmesine, 7-Davalı ... kendilsini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, reddedilen 300.000,00TL üzerinden (manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda hükmedilecek ücret davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinden) davalı ... lehine takdir edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... 'ya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından artan kısmın HMK'nın 333. Maddesi gereğince yatıran taraflara iadesine, 4-Davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf peşin harcın istemi halinde kendisine iadesine, 5-Davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ile yaptığı 388,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 1.557,40 TL'nin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, 6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince temyizi kabil olan kararın dairemiz yazı işleri müdürlüğünce resen tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 24/12/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 361/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...