T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2152 - 2025/2495 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2152 KARAR NO : 2025/2495 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/06/2022 NUMARASI : 2021/164 E. - 2022/192 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sı…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2152 - 2025/2495 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2152 KARAR NO : 2025/2495 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/06/2022 NUMARASI : 2021/164 E. - 2022/192 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/06/2022 tarih ve 2021/164 E. - 2022/192 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2004/02152 sayılı "...", 2004/17890 sayılı "...+şekil", 2004/02150 sayılı "... ...", 2011/76454 sayılı "..." 2014/109106 sayılı "...", 2015/27750 sayılı "... ...", 2015/27761 sayılı "... ..." ibareli markaların sahibi olduğunu, yoğun şekilde kullanılan markanın ciddi bilinirlik kazandığını, müvekkilinin bu markalarını mesnet göstererek, davalı şirketin 2019/98920 sayılı ve "... ..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2021-M-3182 sayılı kararıyla, "2004/02152 sayılı "...", 2004/17890 sayılı "...+şekil", 2004/02150 sayılı "... ...", 2011/76454 sayılı "..." ibareli markaların kullanımının ispatlanamadığı, 2014/109106 sayılı "...", 2015/27750 sayılı "... ...", 2015/27761 sayılı "... ..." markalarının ise farklı mal ve hizmetleri kapsadığı" gerekçesiyle nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin markasını aktif şekilde kullandığını, bu marka altında konser ve etkinlikler düzenlediğini, broşür ve dergi yayınladığını, dava konusu markanın müvekkilini markalarıyla karıştırılması ihtimalinin bulunduğunu, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil talebinin reddinin gerektiğini ileri sürerek, 2021-M-3182 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkiline ait marka ile davacının mesnet markaları arasında benzerlik bulunmadığını, tüketicilerin markaların ilk hecesine daha çok dikkat ettiğini, dava konusu markayı gören tüketicilerin aklına ilk olarak mobilya ürünlerinin geleceğini, müvekkiline ait markanın ayırt edici olduğunu, davacının tanınmışlık iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, YİDK kararının iptali istemi bakımından; marka işlem dosyasında itiraza mesnet bir kısım markaların tescilli oldukları emtialar bakımından kullanılmadığına ilişkin def'i ileri sürüldüğü, markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından ise; dava aşamasında mesnet gösterilen markaların kullanılmadığına ilişkin herhangi bir def'i ileri sürülmediği; davacı şirketin TÜRKPATENT nezdinde sunduğu kullanım ispatı delillerinin ... AVM’nin iç ve dış görünümünü yansıtan fotoğraflardan, stant resimlerinden, bila tarihli broşürlerden ve etkinlik duyurularından ibaret olduğu, kullanım delili olarak sunulan faturaların "satış standı geliri"ne ilişkin olup az sayıda ve oldukça düşük bedelli oldukları; www.....com.tr internet sayfasında incelendiğinde ise, ... AVM’nin tanıtımının yapıldığının görüldüğü; marka işlem dosyasında bunlar dışında işletme faaliyetlerini ve bu faaliyetlerin içeriğini göstermeye elverişli uygun sayı ve bedelde fatura bulunmadığı gibi, satış standı geliri açıklamalı faturaların da tek başına 35, 36, 37, 38, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıflar için markasal kulanım delili olarak kabul edilemeyeceği; dolayısıyla davacı yanın itirazına mesnet gösterdiği 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150, 2011/76454 sayılı ve "..." ibareli markalarını, kapsadıkları mal ve hizmetlerde (35, 36, 37, 38, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıflarda) ciddi ve markasal nitelik arz edecek mahiyette kullanıma konu ettiğini ortaya koyar nitelikte delillerin marka işlem dosyasında bulunmadığına kanaat getirildiği; söz konusu markaların SMK'nın 6/1. maddesi bakımından iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmadığı; YİDK kararının iptali istemi bakımından; dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan 20 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler ile davacıya ait itiraza mesnet olup kullanmama def'i kapsamında kalmayan 2015/27750, 2015/27761 ve 2014/109106 sayılı markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin aynı, aynı tür veya benzer olmadıkları, birbirlerinden farklı ve ilişkisiz emtialar oldukları, izah edilen gerekçelerle YİDK kararının iptali isteminin reddine karar verildiği; marka hükümsüzlüğü istemi bakımından dava konusu markanın kapsamında yer alan "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri."nin davacıya ait 2004/02150 ve 2004/02152 sayılı markaların kapsamlarında yer alan hizmetler ile aynı veya aynı tür olduğu; davalı markasının kapsadığı 20. sınıftaki mallar açısından ise emtia listelerinin farklı/ilişkisiz olduğu; davalı markasının kapsadığı 35/05 alt grubunun 20. sınıftaki malların satışına ilişkin olduğu, hükümsüzlüğe mesnet gösterilen davacı markaları kapsamındaki 35/05 alt grubunun ise herhangi bir emtia sınırlaması içermeksizin genel ifadelerle düzenlendiği; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/8877 E.- 2018/171 K., 2015/8504 E.- 2016/3492 K., 2015/12715 E.- 2017/1112 K., 2011/15502 E.- 2013/461 K., 2017/3588 E.- 2019/642 K. sayılı içtihatlarında da belirtildiği üzere; mağazacılık hizmetinin daha önceki tarihte 35. sınıf için bir belirleme yapılmaksızın genel olarak tescil edilmiş bir marka ile aynı ya da benzer tür hizmetler olduklarının kabulü için, tescilli marka sahibinin itiraz ettiği başvuru kapsamında sayılan malların da kendisi tarafından bu hizmet altında satışa sunulmasının kanıtlanmasının gerektiği, bu nedenle; 35. sınıf son alt grubunda "genel olarak" tescilli önceki markalar ile 35. sınıf son alt grubunda emtialar yönünden spesifik olarak sınırlandırılmış sonraki tarihli markaların kapsamındaki emtiaların doğrudan benzer olarak kabul edilmemesi gerektiği ve önceki marka sahibinin, fiilen gerçekleştirdiği mağazacılık/perakende satış hizmetlerinin hangi emtia ve sektöre ilişkin olduğunu ispatlaması gerektiği görüşünün benimsendiği; somut olayda, davacı yanın hükümsüzlük talebine mesnet tuttuğu 35. sınıfta genel olarak tescil edilmiş mağazacılık hizmetleri bakımından, 20. sınıfta yer alan emtialarla aynı veya benzer mallar bakımından mağazacılık hizmetinde bulunduğu hususunu ispatlayamadığı; "..." şeklinde alt harften oluşan taraf markalarının esas unsurları arasında yalnızca ilk harf açısından bir farklılık bulunduğunun görüldüğü, ancak her iki kelimenin de iki heceli olarak "..." şeklinde telaffuz edilecekleri ve aynı anlamları haiz oldukları dikkate alındığında hem anlamsal hem fonetik açıdan işaretler arasındaki bu ayniyetin/benzerliğin tüketiciler nezdinde yanılgı oluşturabileceği; davalı markasındaki çatı marka olan "..." kelimesinin varlığının ise markaları farklılaştırmaya yetmeyeceği, davacı yanın "..." markalarının tanınmış olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, YİDK kararının iptali isteminin reddine, davacının davalı şirkete yönelttiği markanın hükümsüzlüğü davasının kısmen kabulü ile; davaya konu 2019/98920 sayılı markanın "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri." hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin TMSF'nin yönetiminde olup harçtan muaf olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin markasının ayırt edici olduğunu, davacının tanınmışlık iddiasının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı markasının iltibasa sebebiyet vereceğini, ciddi kullanımın ispatlandığını, müvekkilinin markasını aktif olarak kullandığını, müvekkiline ait marka sektörel olarak tanınmış olup, davalı şirketin bu tanınmışlıktan faydalanmak istediğini, hükümsüzlük talebi yönünden davalı şirketin kullanmama defi ileri sürmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, zira, dava konusu başvurunun esas unsuru, "..." ibaresinin çatı markası vasfı taşıması nedeniyle, "..." ibaresi olup, bu ibarenin davacının mesnet markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, dava konusu markanın davacı markalarından farklılaşmasını sağlayacak başkaca bir unsur ise içermediği; SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca emtia benzerliği değerlendirmesinin ise, işlem dosyasında kullanım ispatı talebinde bulunulması nedeniyle YİDK karar iptali istemli dava yönünden bu def'i dikkate alınarak yapılması gerektiği; davacı tarafın kullanım ispatı için işlem dosyasına sunduğu delillerin 2004/02152 sayılı "...", 2004/17890 sayılı "...+şekil", 2004/02150 sayılı "... ...", 2011/76454 sayılı "..." ibareli markalarını dava konusu mal ve hizmetlerde ciddi ve markasal nitelik arz edecek mahiyette kullanıma konu ettiğini ortaya koyar nitelikte olmadığı, kullanım ispatına konu olmayan markaları ile de emtia benzerliğinin bulunmadığı, buna göre YİDK karar iptali istemli davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı; öte yandan, davalı şirket tarafından kullanım ispatı istenmeyen hükümsüzlük talepli dava yönünden ise, davacı tarafın tüm mesnet markaları dikkate alındığında, emtia benzerliğinin sadece 35/01, 02, 03 ve 04. alt sınıfındaki hizmetler bakımından oluştuğu; davacı taraf 35/05. alt sınıfta genel olarak tescilli markalarını 20. sınıf malların satışı yönünden kullandığını ispatlayamadığından, sair mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin ise bulunmadığı; tanınmışlık iddiasının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalı şirket vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı şirket vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından katılma yoluyla istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3- Davalı şirket harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 04/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.