Başvuru, başvurucu müdafiinin ceza mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun müdafiin başvuru hakkı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucu müdafiinin ceza mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun müdafiin başvuru hakkı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 13/6/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Bireysel Başvuruya İlişkin Süreç Bir ticari işletme bünyesinde tır şoförü olarak çalışan başvurucu hakkında gemiyle yurt dışına taşınmak üzere Çeşme hudut kapısı liman sahasına getirdiği araçta kaçak göçmenler taşıdığı iddiasıyla Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığının 5/6/2017 tarihli iddianamesiyle göçmen kaçakçılığı suçundan kamu davası açılmıştır. Emniyette alınan ifadesinde ve yargılama sırasında istinabe yoluyla yapılan sorgusunda müdafi hazır edilmesini talep etmediğinden başvurucunun savunmaları müdafi hazır bulunmaksızın alınmıştır. Çeşme Asliye Ceza Mahkemesinin 8/2/2018 tarihli kararıyla başvurucunun 2 yıl 6 ay hapis ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Anılan karar başvurucunun yokluğunda verilmiştir. Gerekçeli karar, başvurucunun aynı konutta yaşadığı eşine [N.E.ye] 3/3/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Avukatlar Ahmet Dokucu ve [E.K.] İzmir Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi aracılığıyla gönderdikleri 8/3/2018 havale tarihli dilekçe ile başvurucunun kendilerinin müvekkili olup yurt dışında bulunduğunu, yurt dışından döndüğünde vekâletname sunacaklarını beyan ederek anılan hükme yönelik istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince (Bölge Adliye Mahkemesi) 29/3/2018 tarihinde itiraz kanun yolu açık olmak üzere istinaf istemi reddedilmiştir. Kararda, başvurucunun aşamalarda müdafi yardımından faydalanmadığı, gerekçeli kararın aynı konutta yaşayan eşine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, eşinin de kanun yoluna başvuru hakkı olduğu hâlde başvuruda bulunmadığı, istinaf başvuru dilekçesi ekinde başvurucunun yurt dışında olduğuna dair belge sunulmadığı, başvurucu tarafından eski hâle getirme talebinde bulunulabileceği ancak vekâletname ibraz edilmemesi nedeniyle vekillerin istinaf kanun yoluna başvuru haklarının bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu vekili Avukat Ahmet Dokucu, vekâletname olmaksızın dahi başvurucu lehine kanun yoluna başvurabileceğinden bahisle anılan karara yönelik itiraz başvurusunda bulunmuştur. Ayrıca başvuru dilekçesi ekinde kendisi ve [E.K.] ile diğer iki avukatın daha başvurucu tarafından vekil olarak tayin edildiklerine dair Düsseldorf Başkonsolosluğu tarafından 12/4/2018 tarihinde düzenlenen vekâletnameyi ibraz etmiştir. İtiraz başvurusu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince 18/4/2018 tarihinde reddedilmiştir. Bu karar başvurucu müdafii Avukat Ahmet Dokucu'ya 18/5/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu vekili Avukat Ahmet Dokucu bu karar üzerine 13/6/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Bireysel Başvuru Sonrasına İlişkin Süreç Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmaya göre başvurucu vekili, benzer yöndeki beyanlarına ek olarak başvurucu ile eşi arasında geçimsizlik bulunduğunu ve tebligatı alan eş tarafından başvurucu lehine kanun yoluna başvurulmasının beklenemeyeceğini ileri sürerek 30/7/2018 tarihinde kanun yararına bozma talebinde bulunmuştur. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 3/12/2018 tarihli yazısıyla bu talep eski hâle getirme istemi olarak değerlendirilerek dosya, gereği için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, bu talebin değerlendirilebilmesi açısından tespit ettiği eksikliklerin tamamlanması için 1/2/2019 tarihinde dosyanın Mahkemeye iadesine karar vermiştir. Kararda, dilekçe ekinde bulunan pasaport suretinden başvurucunun ülkeye giriş çıkış kayıtlarının okunamadığı belirtilerek gerekçeli kararın tebliğ edildiği 3/3/2018 tarihinden itibaren yapılan giriş ve çıkışlara dair kayıtların ilgili makamlardan getirtilerek dosyaya konulması istenmiştir. Anılan kayıtların getirtilerek dosyaya konulması üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesi 14/3/2019 tarihinde eski hâle getirme talebini kabul etmiştir. Kararda; temin edilen kayıtlara göre başvurucunun ülkeye 18/4/2018 tarihinde giriş yaptığı, gerekçeli kararın tebliğ edildiği 3/3/2018 tarihinde ve istinaf kanun yoluna başvuru süresi boyunca yurt dışında bulunduğu, başvurucu ile eşi arasındaki geçimsizlik nedeniyle eşinin kanun yoluna başvurmayacağının belirtildiği, bu nedenle yapılan tebligatın usule uygun olmadığı ve başvuru süresinin geçirilmesinde başvurucunun kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi aynı kararında, mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunu kesin olmak üzere esastan reddetmiştir. Başvurucu müdafii, bu karara karşı 25/3/2019 tarihli dilekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisinin kullanılması için talepte bulunmuştur. İtiraz yetkisinin kullanılmayacağına dair Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 5/4/2019 tarihli görüş yazısı, başvurucu vekiline elektronik tebligat yoluyla 13/4/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir.