11. Hukuk Dairesi 2009/2850 E. , 2011/729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.11.2008 tarih ve 2003/586 - 2008/359 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2011 gününde davacı avukatı .....gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır
**11. Hukuk Dairesi 2009/2850 E. , 2011/729 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.11.2008 tarih ve 2003/586 - 2008/359 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2011 gününde davacı avukatı .....gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin ortağı bulunduğu davalı kooperatifin 25.07.2003 tarihli genel kurul toplantısında yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrası için iki olumlu iki olumsuz oy kullanıldığını ve ibra edilmediklerini, ardından üç ortağın toplantıyı terk etmesi nedeniyle toplantının yapılamadığını ve 29.08.2003 tarihine bırakıldığını, bu tarihte kaldığı yerden devam eden toplantının 5 ve 6. maddelerinde fahiş aidat ve huzur hakkı meblağlarının belirlendiğini, 7. maddesinde ise anasözleşmenin 36. maddesine aykırı olarak ibra olunmayan ...ve ...'ın yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini ileri sürerek, 29.08.2003 tarihli genel kurul toplantısında alınan bu kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 29.08.2003 tarihli genel kurul toplantısında bilanço, tahmini bütçe ve faaliyet raporlarının kabul edildiğini, anasözleşmenin 36/1. maddesi uyarınca bunun ibra anlamına geldiğini, bu genel kurul toplantısının 25.07.2003 tarihli toplantının devamı niteliğinde olmayıp ayrı bir toplantı olduğunu, ibra edilmeme yönünde bir kararın da alınmadığını, iddiaların yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu aylık aidat ve huzur hakları konusunda alınan kararların ve belirlenen miktarların objektif iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı, ancak dava konusu 29.08.2003 tarihli genel kurul toplantısının 25.07.2003 tarihli toplantının devam olmadığı, 29.08.2003 tarihli toplantıda kooperatifin tahmini bütçesinin bir bütün olarak onaylanması nedeniyle yönetim kurulunun da ibra edilmiş sayılacağı, dolayısıyla aynı toplantıda ...ve ...'ın yönetim kurulu üyeliğine seçilmesi kararının yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanamayacağına dair kuralın sadece ibra oylamasına ilişkin olup bilançonun onaylanması konusunda uygulanamayacağı, yine 29.08.2003 tarihli genel kurul toplantısının 25.07.2003 tarihli toplantının devamı niteliğinde olmadığından, anasözleşmenin 36/3. Maddesinde yer alan ibra edilmeyen yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu organlara aynı genel kurulda tekrar seçilemeyeceğine dair kuralın somut olaya uygun düşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı kooperatifin 29.08.2003 tarihli genel kurul toplantısında aidat ve huzur hakkı miktarları konularında 5 ve 6. maddelerinde alınan kararların iptaline, aynı toplantıda ...ile ...'ın yönetim kurulu üyeliğine seçilmelerine dair 7. maddede alınan kararın iptali isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, davalı kooperatifin 29.08.2003 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmişken bu kez davalı vekili tarafından temyiz aşamasında sunulan 12.01.2011 tarihli dilekçe ile davacılardan ...ve ...’ın ortaklıktan ihraç edilip ihraç kararının kesinleştiği, ...’in ise hissesini devrettiğinden davacıların hiçbirisinin ortaklık sıfatlarının kalmadığı bildirilmiş, dilekçenin ekinde de ...ve ...’ın ortaklıktan ihraç kararlarının iptali isteminin reddine dair Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06.12.2006 tarih ve 2004/32 Esas - 2006/456 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile ...’in hisse devrinin kabulüne dair 14.12.2009 tarihli yönetim kurulu kararı sunulmuştur. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi hükmüne göre, genel kurul iptal davası açmaya hakkı olanlardan biri de kooperatif üyeleridir. Ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak dava açan bir kişinin, yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa ortağın davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmaz. Dolayısıyla davacının ortaklık sıfatının yargılamanın sonuna kadar devam etmesi zorunludur ve bu durum dava koşulu olup yargılamanın her aşamasında re’sen göz önüne alınmalıdır. Bu durum karşısında mahkemece, davalı vekilince temyiz aşamasında sunulan dilekçede belirtilen hususlar üzerinde durularak, anılan hususların aktif dava ehliyeti bakımından işbu davayı nasıl etkileyeceğinin değerlendirilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. 2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre mümeyyiz davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.