3. Hukuk Dairesi 2021/5429 E. , 2022/351 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyi…
**3. Hukuk Dairesi 2021/5429 E. , 2022/351 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı şirketin 2008 dönemi yıl sonu hesaplarının Maliye Bakanlığınca incelenmesi sonucu düzenlenen 12/12/2013 tarihli vergi tekniği raporu ile anılan yıla ait reklam gelirlerinin 12.479.991,47 TL eksik beyan edildiğinin tespit edildiğini, eksik beyan edilen miktar üzerinden hesaplanması gereken üst kurul payı olan 623.999,60 TL'nin ve bunlara ait olduğu dönemlere göre ödeme tarihi itibariyle 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre hesaplanacak gecikme zamlarının ödenmesi gerektiğini, geciken ödemeler için 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağına ilişkin 26/12/2013 tarihli üst kurul işleminin iptali istemiyle davalı şirket tarafından idare mahkemesinde açılan davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın Danıştay tarafından onandığını, davalı şirketin söz konusu borcunu ödememesi üzerine hakkında icra takibi yaptığını ancak takibe haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; zamanaşımının dolduğunu, davacının talebine dayanak yaptığı 12/12/2013 tarihli Vergi Tekniği Raporundaki emsal komisyon oranı belirleme yöntemini kabul etmediklerini, bu raporun kendi içinde çelişkili olduğunu, dava konusu taleplerin ise % 13,875'lik komisyon oranını aşan ve fiilen uygulanan komisyon oranlarının yok sayılması sureti ile yapılan hesaplamaya dayandığını, aracı kurumların uyguladıkları komisyon oranının alt veya üst sınırı olmadığını, bu komisyon oranını belirli bir tutar ile sabitleyip aşan kısım üzerinden tahakkuk yapılmasının doğru bulunmadığını, vergilendirmede gerçek durumun tespiti esas olduğu gibi dava konusu kurum payında da aynı esasın geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde bulunması nedeniyle hükme elverişli olduğu, davacı kuruluşun davalıdan dava konusu tutarla ilgili talep edebileceği RTÜK payı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.