11. Ceza Dairesi 2024/4002 E. , 2024/10305 K. B O Z MA Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/512 E., 2023/76 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Onama, kısmi ret, kısmi bozma, kısmi düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, tem…
**11. Ceza Dairesi 2024/4002 E. , 2024/10305 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z MA Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/512 E., 2023/76 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Onama, kısmi ret, kısmi bozma, kısmi düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A.Sanıklar hakkında 2011-2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından kurulan hükümler yönünden; Sanıklar hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin olarak verildiği ve Mahkeme tarafından dava şartı olan mütalaanın yokluğu nedeniyle düşme hükmü kurduğu anlaşılmış ise de zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında; Sanıklara yüklenen “sahte fatura kullanma” suçlarının Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde düzenlenen olağan dava zamanaşımının kesen son sebep olan sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükmünün kurulduğu 02.06.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili ile sanık ... müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımları nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak DÜŞMESİNE, B.Sanıklar hakkında 2011-2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan hükümler yönünden; 1.Sanıklar hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından açılan kamu davasında; sanıkların birbirlerini suçlayarak atılı suçlamaları kabul etmemeleri, sanık ...'in diğer sanığa vekalet vermesi, aşamalarda bu vekaletnameden azletmesi, sunduğu dilekçeler ile kendisine ait şirket hakkında vergi incelemesi başlatması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; a) Suça konu fatura asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükelleflerin ve sanığın bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorulmak suretiyle getirtilip dosya içine konulması, faturalar sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemesi halinde sanıklardan temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, b)Suça konu faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorularak, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, c) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, d) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, 5271 sayılı Kanun'un 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıklarının sorulması, e)Faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturayı kullanan mükelleflere ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının, kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükellefler ile kullanan mükelleflerin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, Toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile mahkumiyet kararları verilmesi, Kabule göre de; 2. Sanıklar hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte düzenleme suçlarından açılan kamu davasında; 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, ... itibaren işlemeye başlar.” hükümleri dikkate alınarak, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinde, 7394 sayılı Kanun'un dördüncü ve beşinci maddeleriyle yapılan değişiklik nedeniyle, 213 sayılı Kanun'un söz konusu değişiklikten önceki ve sonraki hükümlerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanarak birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un tespit edilmesi ve her iki Kanun'la ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak gerekçeli kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ... müdafi ile sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.