Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/896 E. , 2024/6915 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/896 Karar No : 2024/6915 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... İli, ... İlçe Jandarma Komutanlığı …
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/896 E. , 2024/6915 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/896 Karar No : 2024/6915 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... İli, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde güvenlik korucusu olarak görev yapmakta iken, görevden çıkarılmasına ilişkin Uludere İlçe Jandarma Komutanlığı'nın ... tarih ve.... sayılı yazısı ile tebliğ edilen ... Valilik Makamının... tarih ve ... sayılı olur işleminin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dava dosyası içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu işlemde davacının görevden çıkarılması işleminin sebep unsurundan biri olan, davacının Facebook hesabından PKK/KCK terör örgütünü öven paylaşımlar yaptığından bahisle Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17/(ç)/6 bendi uyarınca işlem tesis edildiği ancak Terör örgütü propagandası yapmak iddiası ile davacı hakkında başlatılan soruşturmada ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih, ... soruşturma, ... sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, dava konusu işlemin diğer sebep unsurunun incelenmesinden ise, ... Kaymakamlığınca davacı hakkında uygulanan 18/07/2018 tarihli ücretten kesme disiplin cezası işleminin iptali istemiyle açılan davada Mahkemenin...tarih E:..., K:... sayılı kararı ile süre aşımı nedeniyle davanın reddine dair kararın verildiği, ... Kaymakamlığınca davacı hakkında uygulanan 08/08/2018 tarihli ücretten kesme disiplin cezası işleminin iptali istemiyle açılan davada ise Mahkemenin... tarih E:..., K:... sayılı kararı ile süre aşımı nedeniyle davanın reddine dair kararın verildiği dikkate alındığında, davacının Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17.ç. fıkrasının 14. bendinde öngörülen, "bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak" fiilini işlediğinin sabit olduğu ve işlemin aynı Yönetmeliğin "Geçici köy korucularının ilk disiplin amirinin bağlı bulunduğu merkez ilçe veya ilçe jandarma komutanı, üst disiplin amiri ise ilgili vali yardımcısı veya kaymakamlardır. Vali disiplin amirlerinin yetkilerini re'sen kullanabilir..." şeklindeki 18. maddesinin 2. fıkrasındaki usule uygun olduğu, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin iki ayrı sebebinin bulunduğu; bunlardan birisinin, davacı hakkında verilen ve kesinleşen iki adet aylıktan kesme cezası; diğer sebebinin ise, davacının Facebook hesabından PKK/KCK terör örgütünü öven paylaşımlar yapması olduğu, davacının Facebook hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle hakkında bir disiplin soruşturması yapılıp, fiilin sübuta erip ermediğinin açıkça ortaya konulması gerekirken, bu konuda bir disiplin soruşturması yapılmaksızın yalnızca Cumhuriyet Savcılığı nezdinde hakkında soruşturma bulunduğu gerekçesiyle görevden çıkarmaya sebep yapılmasının hukuka uygun olmadığı, dava konusu görevden çıkarma işleminin; (terör örgütü propagandası yapma) sebep yönünden hukuka uygun olmamakla birlikte; hakkında tesis edilen ve kesinleşen iki ayrı aylıktan kesme cezası görevden çıkarmaya dayanak alınabilecek türde olduğu ve dava konusu işlemin bu sebep yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, dava konusu işlemin iki sebep unsurundan birinin sakat olduğu, dolayısıyla dava konusu işlemin tamamının sakat olduğu, müvekkilinin bir yıl içinde birden fazla ücretten kesme cezası alma fiili nedeniyle savunmasının alınmadığı, bu nedenle de işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Güvenlik korucusu olan davacının ilk olarak 28/06/2018 tarihinde görevli olduğu güzergah üzerinde bulunan birinci köprü yanı ve yol kenarında terörist unsurlarca konulduğu değerlendirilen EYP düzeneğinin gerekli kontrolleri yapmadığından dolayı bulamadığı ve görevini layıkıyla yapmadığından bahisle Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17.c.1. maddesi uyarınca 18/07/2018 tarihli Kaymakamlık Makamı oluru ile "1/8 oranında ücretten kesme cezası" ile tecziye edildiği, daha sonra 25/07/2018 saat 08:00'den 26/07/2018 saat 08:00'a kadar görevli olmasına rağmen nöbet yerinde olmadığı, mazeret bildirmediği, görev yerini izinsiz terk ettiğinden bahisle aynı Yönetmeliğin 17.c.1. maddesi uyarınca 08/08/2018 tarihli Kaymakamlık Makamı oluru ile "1/8 oranında ücretten kesme cezası" ile tecziye edilmesi üzerine aynı yönetmeliğin 17.ç. fıkrasının 1.bendi (d) alt bendi uyarınca "bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak" maddesi ile ayrıca ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün ...suç kaydı ile Facebook hesabından PKK/KCK terör örgütünü öven paylaşımlar yaptığından bahisle Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17/(ç)/6 bendi "terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmak" maddesine istinaden 28/01/2019 tarihli Valilik Oluru ile görevine son verilmesine yönelik işlem tesis edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 14. alt bendinde; 'Bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak,' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir. 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanununun ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasındaki "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi benimsenmiştir. Ceza Hukukunda, bir eylemin suç sayılabilmesi için, eylem sahibinin kusurlu iradesinden doğması, kanunda yazılı tipe uygun bulunması ve bir yaptırım uygulanmasını gerektirmesi şarttır. Disiplin suçu, kamu görevlisinin ilgili Kanunlarda tanımı yapılan ve kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı taşıyan kuralların ihlali sonucunu doğuran eylemleridir. Ceza ise, suç tanımına uyan eylemi gerçekleştiren kişilere uygulanacak olan ve nev'i, süresi ve miktarları kanunla belirlenen yaptırımlardır. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği gibi kanunun başka bir ceza öngördüğü eylem için daha ağır bir ceza verilemez. Zira "cezada kanunilik" ilkesi, kişinin belli bir suçla ilgili olarak kanunda öngörülmeyen bir ceza ile ya da kanunda öngörülen daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına imkan vermez. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz ceza olmaz" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında da hiç kimsenin, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağı; aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceği yönündeki düzenlemeye yer verilmiştir. Anayasa'nın 38. maddesinde idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, her ikisi de bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinde, "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." denilerek suç ve cazalar hakkında bu Kanunda düzenlenen genel hükümlerin, idari veya adli suç ve ceza ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "...İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar." şeklinde ifade edilen hükme göre, bir suçun işlendiği zamandaki Kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren Kanun hükmü birbirinden farklı olduğu takdirde, fail hakkında lehe olan hüküm uygulanacaktır. Lehe olan hükmün saptanabilmesi için suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuni düzenleme ile sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemenin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava konusu görevden çıkarma işleminin dayanağı olan Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17.ç.14 maddesinde yer alan 'Bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak' hükmünün, 442 sayılı Köy Kanunu'nda yapılan düzenlemede aynen yer almadığı, buna karşın aynı Kanunu'nun "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B maddesinin son fıkrasında; "Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin bir yıl içerisinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının bir yıl içerisinde üçüncü uygulanmasında bir derece ağır ceza verilir." düzenlemesine yer verildiği görülmüştür. Bu durumda aylıktan kesme cezasının bir derece ağır cezası olan göreve son verme cezası için işlem tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğe göre; bir yıl içinde iki kez ücretten kesme cezası yeterli iken yasal değişiklikten sonra disiplin cezasına sebep olmuş bir fiil veya halin bir yıl içerisinde tekerrürü nedeniyle bir derece ağır ceza uygulanması ya da aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının bir yıl içerisinde üçüncü kez uygulanması suretiyle bir derece ağır ceza verilmesi gerekmektedir. Dava konusu işlemde; davacı iki kez aylıktan kesme cezası almış ve bu cezalar kesinleşmiş ise de; cezaya sebep olan fiiller (EYP düzeneğini bulamaması ve mazeretsiz nöbet yerini terk) birbirinden farklı olduğundan ve bu fiiller aynı yıl içinde üç kez değil iki kez vuku bulduğundan davacının görevinden çıkarılması şartlarının oluşmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçeli reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 17/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.