Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/5875 E. , 2024/2313 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5875 Karar No : 2024/2313 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. .. Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve E:... sayılı davalı ida…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/5875 E. , 2024/2313 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5875 Karar No : 2024/2313 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. .. Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve E:... sayılı davalı idare işleminin ve bu işlemin bildirilmesine dair işlemlerin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın birçok açıdan hukuka ve maddi gerçeklere, Anayasa'ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını gösteren somut herhangi bir delil ortaya konulmadığı, adil yargılanma hakkının, kanunilik ilkesinin, hukuki öngörülebilirlik ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, non bis in idem ilkesinin, hakkaniyet ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, savunma hakkı tanınmadan ve hiç bir somut gerekçe sunulmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, terör örgütü ile ilgili hakkında tespit edilen tek durumun çalıştığı kurum olduğu, söz konusu kurumda ekonomik sebepler nedeniyle işe ihtiyacı olduğu için çalıştığı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, mülkiyet hakkının ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "....Sanığın, KPSS Eğitim Bilimleri Testinde 10.07.2010 tarihinde düzenlenen ve iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testinde (120) sorudan (118) soruyu doğru cevapladığı, bu sınavın iptal edilemsinden sonra 31.10.2010 tarihinde tekrarlanan Eğitim Bilimleri Testine girdiği ve aynı başarılı performansı gösteremeyerek ve zorluk derecesi bakımından daha kolay olduğu bilirkişi raporlarıyla tespit edilen ikinci sınavda ise (120) sorudan (85) soruya doğru cevap verdiği, 18.03.2015 tarihli Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Bilirkişi İnceleme Raporuna Göre; “Tekrarlanan Eğitim Bilimleri sınavı, ilkine göre nispeten daha kolaydır. Elde edilen veriler incelendiğinde, 2010 yılında uygulanan KPSS Eğitim Bilimleri testinin iptal edilen ve tekrarlanan sınavına ikinci kez giren 2052 adaydan 35’i puanını artırırken, 18’i aynı puanı almış ve 1999 kişi puanını düşürmüştür. Aynı amaca yönelik tekrar edilen ve daha kolay olan bir sınavda adayların %97,4’ünün puanlarını düşürmesi olağan bir durum değildir.” şeklinde belirtildiği, 2010 yılında yapılan Eğitim Bilimleri testinin her ikisine de giren adayların doğru cevap sayıları karşılaştırıldığında, sanığın 10 Temmuz 2010 tarihinde girdiği Eğitim Bilimleri Sınavı ile ilk sınava göre daha kolay olduğu ÖSYM ve bilirkişi tarafından belirtilen 31 Ekim 2010 tarihinde girdiği Eğitim Bilimleri Sınavı doğru cevap sayısı arasındaki farkın (33) (doğru cevap sayısındaki düşüş) olduğu, ilk uygulanan Eğitim Bilimleri testindeki doğru cevap sayısı ile ikinci kez uygulanan Eğitim Bilimleri testindeki doğru cevap sayısının farkının 12 ve üzeri olması adayların iki farklı testteki başarı puanlarının tesadüfi hata ile açıklanamayacak kadar büyük olduğu ve bu nedenle sanığa ait 2010 yılı Eğitim Bilimleri Testinin doğru cevap sayıları farkının beklenenden yüksek çıkmasının ölçmenin standart hatası ölçütü ile açıklanamayıp, başka etkenlerden kaynaklanabileceğine yönelik güçlü kanaat oluştuğu kanaatine varıldığı rapor edilmiştir. Sanığın 10.07.2010 tarihinde yapılan Genel Yetenek ve Genel Kültür testi puanı ve 31.10.2010 tarihinde tekrarlanan Eğitim Bilimleri testi puanı ile Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olarak atandığı, Üniversiteden mezun olduğu 2007 yılından Milli Eğitime öğretmen olarak atandığı 2011 yılına kadar FETÖ/PDY örgütüne müzahir kurumlarda öğretmen olarak çalıştığı, sınavda 100 ve üzeri net yapan bir kısım şüpheli aday ile işyeri irtibatının bulunduğu, bu şüphelilerin ise iptal edilem 2010 yılı KPSS sınavında çok fazla soru yapmalarına rağmen daha kolay olan ve tekrarlanan 2010 KPSS sınavına ya girmedikleri yada çok az doğru yaptıkları görülmekle, sanığın KPSS deki başarısının kendi emeği olmadığı kanaati oluştuğu, 01.06.2010-01.08.2010 tarihleri arası alınan HTS incelemesi sonucunda; sanık ...’in sınavda 100 ve üzeri net yapan F.Y. isimli şüpheli aday ile telefon irtibatının bulunduğu, şüpheli F.Y’nin (120) soruda (115) doğru cevap verdiği, F.Y.'nin de (2) şüpheli aday ile irtibatının bulunduğu, Sanık ...’in örgüt yöneticisi M.H.S isimli şahıs ile doğrudan veya dolaylı yoldan HTS irtibatı bulunan 1 ve 2 nolu Analiz Çalışma Raporunda bildirilmiş olan 1970 kişilik grubun içerisinde yer aldığı, MASAK Raporunda; sanığın sınavda 100 ve üzeri net yapan şüpheli aday ile para ilişkisi içinde bulunduğu, bu şüphelilerin ise iptal edilem 2010 yılı KPSS sınavında çok fazla soru yapmalarına rağmen daha kolay olan ve tekrarlanan 2010 KPSS sınavına ya girmedikleri yada çok az doğru yaptıkları görülmekle sanığın KPSS deki başarısının kendi emeği olmadığı kanaati oluştuğu, HTS incelemesi sonucunda; sanığın sınavda 100 ve üzeri net yapan bir kısım şüpheli aday ile sınavdan 10 gün önceden itibaren baz birlikteliğinin bulunduğu, bu şüphelilerin ise iptal edilen 2010 yılı KPSS sınavında çok fazla soru yapmalarına rağmen bir kısmının tekrarı yapılan sınava girmedikleri bir kısmının ise daha kolay olan tekrarı yapılan sınavda olağan dışı bir düşüş göstermiş olması nazara alındığında tüm bunların tesadüflerle izah edilemeyeceği ve sanığın FETÖ tarafından çalınan sınav sorularının sınav öncesinde örgüt tarafından kendisine verilmesi üzerine sınava hazırlandığı ve 2010 KPSS sınavındaki iptal edilen Eğitim Bilimleri ile iptal edilmeyen Genel Kültür-Genel Yetenek testlerindeki başarısının bundan kaynaklandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır...." tespiti, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.