Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı şirketin kurucu ortağı, yönetim kurulu üyesi ve %20 oranında hissedarı olduğunu, ... şahsi direktifleri doğrultusunda davalı şirketin kârının ortaklara dağıtılmaması yönünde kararlar alındığını, bu suretle davacının kâr payı almasının engellendiğini, şirketin kâr ve kazancının gerçeğe aykırı işlemlerle ... ailesinin grup şirketlerine aktarıldığını, şirket kurulduğunda ... ailesinin diğer şirketi olan ... A.Ş.'den son kullanma tarihleri
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı ... ve -----------------'nin azınlık hakkı sahibi büyük ortaklarından oluğunu, 21-04-2016 tarihli olağan genel kurul toplantısına kadar da yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, ailevi nedenlerden ötürü şirketten dışlandığını, ilk defa 21-04-2016 tarihli toplantıda yönetim kurulu üyeliğine seçilmediğini, toplantıda müvekkili temsilcisinin talebi üzerine finansal tablo müzakereleri ile ilişkili 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. maddelerin müzakere edilmeksizin ertelendiğini, ertelenen toplantının 27-06-2016 tarihinde yapıldığını, ibraya ilişkin 5 numaralı karar ile yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 395 ve 396. maddelerince izin verilmesine ilişkin 8 numaralı kararın kanuna aykırı olmakla iptali gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin ibrası için yapılan oylamada tüm yönetim kurulu üyelerinin oy verdiğini, TTK'nun oydan yoksunluk başlıklı 436/2 maddesinin yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarım kullanamayacakları hükmünü haiz olduğunu, bu madde gereğince ibraya ilişkin oylamada oylamaya katılamayan yönetim kurulu üyelerinin aynı şekilde kendi menfaatlerine olan yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 395 ve 396. maddelerince izin verilmesine ilişkin kararlarda da oy kullanamayacaklarım, bu hususta alınmış 8 numaralı kararın kanuna aykın olduğunu, ertelenen ilk toplantıda yönetim kurulu üyeliklerine 3 yıl süre ile ------------- -----------.'nin seçilmesine karar verildiğini, bu karardan sonra müvekkilinin şirketle ilişkisinin sadece azınlık hakkı sahibi ortak olarak devam ettiğini, finansal tablolar/bilanço tasdik edilmiş olmasına rağmen müvekkilinin ibra edilmemesinin kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, TTK'nun bilançonun onaylanmasına ilişkin karar başlıklı 424. maddesinin "Bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğurur" hükmünü haiz olduğunu, müvekkilinin ibra edilmemesi karanmn hiçbir gerekçesinin bulunmadığını, bilançonun tasdik edildiği kabul edilecekse müvekkilinin ibra edilmemesine ilişkin kararın iptaline karar yerilmesi gerektiğini, karın dağıtılmamasına ilişkin olarak alınan 6 numaralı kararın kanuna, esas mukaveleye ve dürüstlük kuralına aykın olduğunu, müvekkili temsilcisinin 6. maddenin müzakeresi sırasında neden kar dağıtılmadığı hususunda bilgilendirme talep ettiğini, yönetim kurulu üyesi ------------ konjonktür gerekleri ve şirketin idamesi için gerekli kaynakların korunması amacıyla geçmiş yıl zararlarının mevcudiyeti de gözetilerek kar dağıtılmaması gerektiğini düşündükleri beyanında bulunduğunu, yapılan oylamada muhalif oylarına rağmen oy çokluğu ile kar dağıtılmamasına karar verildiğini, ------------yaptığı açıklamanın somut ve müşahhas bir gerekçeye dayanmadığı gibi yapılması planlanan bir yatırım veya geçmiş yıl zararlarının değerlemesine ilişkin bir bilgi de içermediğini, esas sözleşmenin karın dağıtımı başlıklı maddesine göre net dönem karından %5 genel kanuni yedek akçe ayrıldıktan sonra kalan miktarın %5'inin pay sahiplerine kar payı olarak dağıtılması gerektiğini, davalı şirketin dağıtılması zorunlu %5'i hiç dağıtmadığı gibi kalan karın da dağıtılmamasına karar verdiğini, alınan bu keyfi kararın bu haliyle öncelikle esas mukaveleye ve sonrasında da dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, alman kararların hukuka aykırılığı, şirketin ortakların menfaatine göre değil aile içi husumet gözetilerek yönetileceğinin açık olması ve özellikle 8 numaralı karardaki yöneticilere 395. ve 396. maddelerdeki işler için izin verilme kararının uygulanması halinde şirketin zarara uğratılabileceği muhtemel olduğundan dava konusu kararların uygulanmasının geri bırakılmasının zorunlu olduğunu iddia ederek; -----------------------'nin 27-06-2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 5, 6 ve 8 numaralı kararların TTK m. 449 uyarınca uygulanmasının geri bırakılmasına, TTK m.445 uyarınca kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığı nedeniyle iptaline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.