11. Hukuk Dairesi 2023/299 E. , 2024/4129 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/230 Esas, 2022/1405 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1472 E., 2019/1520 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye
**11. Hukuk Dairesi 2023/299 E. , 2024/4129 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/230 Esas, 2022/1405 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1472 E., 2019/1520 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 17.11.2017 tarihli olağanüstü genel kurulunda müvekkillerinin muhalefeti ile 175.000,00 TL olan sermayenin 10.400.000,00 TL arttınlarak 10.575.000,00 TL'ye çıkarılmasına karar verildiğini, söz konusu sermaye arttırımının 4.290.450,00 TL'si şirket ortaklarından İsmail Vatansever'in şirketten olan alacağına karşılık sermaye avansı olarak, 6.109.550 TL'sinin de hangi biçimde karşılanacağına dair bir karar alınmadan sermaye artırımına gidildiğini, ortağın şirketten bu kadar alacağı olduğuna dair hiçbir belgenin genel kurula sunulmadığını, davalı şirket hakkında Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.11.2017 tarih ve 2017/433 E. sayılı kararıyla feshine ve tasfiyesine karar verildiğini, bu karar var iken sermaye artırımı kararı alınmasının tamamen küçük ortakların haklarının yok edilmesi amacına yönelik olduğunu, sermaye arttırımına gerekçe olarak şirkete ait organize sanayi bölgesinde bulunan gayrimenkulde inşaat ruhsatı alınması ve inşaatın bitirilip üretime geçilmesi zorunluluğunun bulunduğu gösterilmişse de, sermaye arttırımının büyük bir kısmi borç ödeme yoluyla yapılmasına karar verildiğini, burada esas gayenin üretim ve inşaat olmadığı sadece egemen ortakların paylarının arttırılmasına yönelik bir girişim olduğunun açık olduğunu, kaldı ki inşaat ve üretim yapılmamasının sonucu gayrimenkullerin Organize Sanayi Bölgesi tarafından başkaca bir yatırımcıya devredilmesi ya da kamulaştırılması sonucunu doğuracağından bu durumun tasfiyeyi kolaylaştırır bir mahiyet arz edeceğini ileri sürerek davalı şirket genel kurulunun 17.11.2017 tarihli kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu genel kurulda alınan kararlardan yalnızca gündemin 5. maddesinde alınan sermaye artırımı ile karara yönelik muhalefet şerhinin bulunduğunu, şirket hakkındaki fesih kararın kesinleşmediğini, kaldı ki bu durumda sermaye artırımının ortakların menfaatine olduğunu, sermaye artırımının nasıl yapılacağının kararda gösterildiğini, davacıların pay oranlarının zaten düşük olduğunu, müvekkili şirketin yasal zorunluluk gereği, organize sanayi bölgesindeki taşınmazlarını üretime ve faaliyet hazır hale getirmek için sermaye artırımı kararı aldığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/433 E. sayılı dosyasında davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/1177 E., 2019/3046 K. sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği, bu davanın sonucunun eldeki davanın sonucuna bir etkisi olmadığı, davacıların iptalini talep ettiği genel kurulun 3, 4 ve 5. maddelerin oylamasında red oyu kullanmış ancak sadece sermaye artırımına ilişkin 5 inci maddeye muhalefet şerhi yazdırdığı, dolayısıyla 5.maddenin iptali yönünden 01.07.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7033 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi uyarınca OSB sınırları içerisindeki taşınmazların 1 yıl içerisinde inşaat ruhsatı alınarak 2 yıl içerisinde üretim faaliyetine başlamaması halinde taşınmazın kamulaştırılması söz konusu olacağından ve bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere davalı şirketin mevcut bütçesi ile yasa hükmünün yerine getirilmesi mümkün olamayacağından sermaye artırımına gidilmesinin ekonomik bir zorunluluk olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; sermaye arttırımının şirketin aktifinde bir artmaya sebep olmadığını, arttırılan sermayenin şirket hakim ortağının şirketten olan alacaklarının ödenmesi için yapıldığını, sermaye artırımının gerekçesi olarak organize sanayi bölgesinde bulunan şirket taşınmazların inşası ve bitirilip üretime geçilmesi zorunluluğu gösterilmişse de bunun gerçeği yansıtmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince, davacıların davaya konu genel kurulda alınan 3 ve 4 numaralı kararlara usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koymadığı, 5 numaralı karara ilişkin ise usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koyduğu belirtilmiş ise de davacıların 5 numaralı karara ilişkin olarak da usulüne uygun muhalefet şerhleri bulunmadığı zira davacıların, gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik olumsuz görüşlerini tutanağa geçirmiş iseler de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduğuna dair bir beyanda bulunmadıkları, oylama öncesi görüşme esnasında toplantıya katılan üyenin öneriye karşı olduğunu belirtmesinin, alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımayacağı, ne var ki, genel kurulun 5 numaralı gündem maddesinin sermaye artırımına ilişkin olup, sermaye artırımına ilişkin butlan sebebi olup olmadığının mahkemece re'sen incelenmesi gerektiği, 5 numaralı gündem maddesinde; şirketin esas sözleşmesinin 6. maddesinin değiştirilerek sermayenin 10.400.000 TL artırılarak 175.000 TL’den 10.575.000 TL çıkarılmasına karar verildiği, artırılan 10.400.000 TL’lik kısmının 4.290.450 TL’sinin yönetim kurulunun 23.10.2017 tarih ve 2017/04 sayılı kararı gereğince ortak....’den sermaye avansı olarak şirketten olan alacaklarından aktarılan ve şirket kayıtlarında görülen diğer sermaye yedeklerinden; bakiye 6.109,550 TL’lik kısmının ortaklar tarafından nakden taahhüt edilip, taahhüt edilen sermayenin ¼’nün tescil tarihinden önce ödenmiş olup, kalan ¾’ünün ise yönetim kurulunun aldığı karara göre tescil tarihinden itibaren en geç 18 ay içinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, dosya kapsamında bulunan ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, şirketin hakim ortağı İsmail Vatansever'in şirketten olan alacağının 4.290,450 TL tutarındaki kısmının sermaye avansı olarak diğer sermaye yedekleri adı altında öz sermaye kalemlerinde gösterildiği, işlemlerin fiktif olmadığı, geçmiş yıllara ait zararların kar yedeklerinden mahsubunda sermayeye eklenecek iç kaynaklı bir değerin bulunmadığının belirtildiği, somut olayda olduğu gibi sermayenin dış kaynaklardan artırılması halinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 591 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, şirket sözleşmesinde veya artırma kararında aksi öngörülmemişse, her ortağın, esas sermaye payı oranında, esas sermayenin artırılmasına katılmak hakkını haiz olduğu, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararından, artırılan sermayenin "4.290.450 TL’sinin ortak ....’den sermaye avansı olarak şirketten olan alacaklarından aktarılan ve şirket kayıtlarında görülen diğer sermaye yedeklerinden karşılandığının anlaşıldığı, alınan bu kararın, yapılan sermaye artırımı sonucunda ortaklara, sahip oldukları paylar oranında sermaye artırılması sonucu oluşan yeni paylardan satın alma hakkının tanınmadığını gösterdiği, anılan Yasa hükmü uyarınca, sermaye artırımında hissedarların rüçhan hakkının, ana- sözleşme ile ya da artırım kararı ile kaldırılabiliceği, genel kurulun sermaye artırımına ilişkin kararıyla, ortakların yeni payları almaya ilişkin rüçhan hakkının, ancak haklı sebeplerin varlığında kaldırılabiliceği, özellikle, işletmelerin, işletme kısımlarının, iştiraklerin devralmaları ve işçilerin şirkete katılmalarının haklı sebep olarak kabul edilebiliceği, rüçhan hakkının sınırlandırılması veya kaldırılması suretiyle hiç kimsenin haklı görülemeyecek şekilde yararlandırılamayacağı veya kayba uğratılamayacağı, ancak buna aykırı olarak verilen kararın, yukarıda da ifade edildiği üzere, bütün pay sahiplerinin değil sadece bazı pay sahiplerinin kişisel menfaatlerini etkileyebilen bir karar olduğundan, kararın butlanının değil iptalinin talep edilebileceği, davacı tarafça ileri sürülen diğer hususların butlan kapsamında olmayıp, iptal davasının konusunu teşkil ettiği, somut olayda anılan karar aleyhinde davacılar tarafından olumsuz oy verilmişse de oylama sonrasında tutanağa geçirilen muhalefetleri bulunmadığı gibi, genel kurul kararlarının butlan yaptırımına tabi tutulmasını gerektirir bir halde bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 445 inci, 446 ıncı ve 447 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 591 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.