11. Hukuk Dairesi 2012/17698 E. , 2013/17407 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.10.2012 tarih ve 2012/66-2012/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, du…
**11. Hukuk Dairesi 2012/17698 E. , 2013/17407 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.10.2012 tarih ve 2012/66-2012/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 30.05.2003 ve 30.06.2003 vade tarihli iki adet bono nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, söz konusu bonolara dayanılarak davalı hakkında yapılan takibin davalının şikayeti üzerine İcra Tetkik Hakimliği'nce iptal edildiğini, bu karar aleyhine yapılan temyiz başvurusunun ise kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesi ile kabul edilmediğini, davalının borcun aslına yönelik bir itirazda ve ödeme iddiasında bulunmadığını, müvekkilinin bonoların yetkili hamili ve zilyedi olduğunu ileri sürerek, (2.000) TL alacağın vade tarihlerinden itibaren davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıya senet vermediğini, davacının yetkili hamil olmadığının İcra Tetkik Mercii Hakimliği’nin kesinleşen kararı ile sabit olduğunu, kesin hüküm karşısında davacının yetkili hamil ve alacaklı olduğu iddiasının dinlenemeyeceğini, kaldı ki davacının Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde, dava konusu senetleri dava dışı Nihat Gök isimli kişiden aldığını kabul ettiğini, zaten senetlerin arkasında Nihat Gök isimli kişinin isim ve imzasının bulunduğunu, müvekkili ile davacı arasında hiçbir alışveriş olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, TTK'nın 692/2 maddesi yollaması ile 592. maddesi uyarınca açık bono ihdasının mümkün bulunduğu lehdar hanesi boş bırakılarak bono düzenlenebileceğinden, senedi alan kişi lehtar kısmına kendi adını yazabileceği gibi, lehtar hanesi açık olarak başka bir kişiye verip lehtar hanesinin onun tarafından doldurulmasına da imkan sağlayabileceği, bu şekilde bono düzenlenmesinin TTK'nın 592. maddesine aykırılık oluşturmayacağı, buna göre, uyuşmazlık konusu bonolardaki lehtar kısmının sonradan davacı tarafından doldurulması bononun kambiyo senedi olma vasfına halel getirmeyeceği, davacının kambiyo senedine bağlı alacak isteğinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 2.000 TL alacağın 10/07/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava alacak davası olarak açıldığından ve icra inkar tazminatı şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 91,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.