4. Hukuk Dairesi 2023/6354 E. , 2023/10310 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/292 D.İş - 2021/269 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-10195 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Kısmen Kabulü/Davanın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/5624 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafın
**4. Hukuk Dairesi 2023/6354 E. , 2023/10310 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/292 D.İş - 2021/269 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-10195 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Kısmen Kabulü/Davanın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/5624 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.12.2018 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın yaptığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.900,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının ve 100,00 TL geçici bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 13.01.2021 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 81.414,68 TL'ye, bakıcı gideri talebini 1.450,91 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulsüz olduğunu, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, özürlülük ölçütüne göre maluliyet raporu alınması gerektiğini, kusur tespiti yapılması gerektiğini, geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, tazminat hesabının genel şartlar doğrultusunda yapılması gerektiğini, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, avans faizine hükmedilemeyeceğini, taraflar için 1/5 oranında vekâlet ücretine hükmedilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 81.414,68 TL sürekli iş göremezlik, 1.450,91 TL bakıcı gideri toplamı 82.865,59 TL’nin 27.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; eksik belge ile başvurulduğundan başvuru şartının sağlanmadığını, maluliyetin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Mortalite Tablosuna göre ve son 3 aylık vergilendirilmiş ücret esas alınarak yapılması gerektiğini, başvuru sahibinde maddi zararın meydana geldiğinin ispat edilmesi gerektiğini, tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, kusur oranlarının bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, SGK tarafından başvuru sahibine rücuya tabi bir ödemenin yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, ıslah edilen miktar bakımından ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğine yönelik itirazının kabulü ile sair itirazlarının reddine, itiraza konu hakem kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 66.720,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.450,91 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 68.171,55 TL tazminatın 27.05.2020 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; aktüer hesabının Yargıtay güncel içtihatları gereği TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile %0 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi iptal kararının henüz kesinleşmemiş dosyalarda uygulama alanı bulduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Yargıtay yerleşik kararları doğrultusunda dosyada ıslah yapma haklarının bulunduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın eksik belge ile davalı ... şirketine başvuru yapması nedeniyle başvuru şartının sağlanmadığını, başvuru sahibinin maluliyetinin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamasında son 3 aylık vergilendirilmiş ücretin esas alınması gerektiğini, başvuru sahibinde maddi zararın meydana geldiğinin ispat edilmesi gerektiğini, tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, kusur oranlarının bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, SGK tarafından başvuru sahibine rücuya tabi bir ödemenin yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, ıslah edilen miktar bakımından ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin, davalı vekilinin aşağıdaki (3 ve 4) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas kabul edilen aktüer raporunda; PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre ve progresif rant formülü uygulanarak tazminatın hesaplandığı, İtiraz Hakem Heyeti tarafından karara esas kabul edilen ek aktüer raporunda ise; TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapıldığı; İtiraz Hakem Heyeti tarafından da anılan ek aktüer raporundaki hesaplamaya göre karar verildiği görülmektedir. Tazminat hesabında her ne kadar bakiye ömrünün tespitinde TRH-2010 Yaşam Tablosunun kullanılması gerekir ise de davacı vekilinin davalı lehine olacak biçimde daha kısa ömür süresi belirlediği halde PMF-1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü gözetilerek verilen Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmemesi karşısında; davacının talebi aşılmayacak şekilde PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre muhtemel bakiye ömrün belirlendiği ve bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanıldığı Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan aktüer raporunun hükme esas alınması gerekirken, İtiraz Hakem Heyetince yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı yararına hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 30.12.2018 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.