Başvuru, Adalet Bakanlığının Bakanlık) kanun yararına bozma yoluna gitmeme yönünde karar vermesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Adalet Bakanlığının (Bakanlık) kanun yararına bozma yoluna gitmeme yönünde karar vermesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucuya İstanbul Valiliği Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Anadolu Yakası İstasyon Amirliğince 16/4/2013 tarihli tutanakla 343 TL idari para cezası verilmiştir. Başvurucunun söz konusu idari para cezasına itiraz etmesi üzerine İstanbul Anadolu Sulh Ceza Mahkemesi, 6/9/2013 tarihli kararıyla başvuru konusu idari para cezasının iptaline kesin olarak karar vermiştir. İtiraz üzerine İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi 1/11/2013 tarihli kararıyla İstanbul Anadolu Sulh Ceza Mahkemesinin anılan kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Bu karar üzerine başvurucu, özetle 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun maddesinin (10) numaralı fıkrasına göre 000 TL'ye kadar olan idari para cezalarına ilişkin kararların kesin olduğunu, başvuruya konu idari para cezasının ise 343 TL olduğunu, dolayısıyla idari para cezasına yaptığı itiraz üzerine İstanbul Anadolu Sulh Ceza Mahkemesince verilen 6/9/2013 tarihli kararın kesin nitelikte olmasına rağmen İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesinin bu kararı kaldırmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi uyarınca kanun yararına bozma talebinde bulunmuştur. Bakanlık Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 7/1/2014 tarihli kararı ile "...Yargıtay Ceza Dairesinin 13/07/2011 tarihli ve 2008/1272 esas, 2011/15795 sayılı ilamında atıfta bulunulan, 26/10/1932 tarihli ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında açıklandığı üzere, yerel mahkemelerce verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümlerde çok ciddi boyutlara ulaşan yargılama hukuku ile maddi hukuk kurallarına aykırılık halinde olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma yoluna başvurulmasının mümkün olduğu, incelenen dosyada idari para cezası miktarının yukarıda anılan ölçüler içerisinde değerlendirilmesine imkan bulunmadığı..." gerekçesiyle kanun yararına bozma yoluna gidilmemesine karar vermiştir. Başvurucu, bu karardan 13/8/2014 tarihinde haberdar olmuştur.