6. Hukuk Dairesi 2011/3786 E. , 2011/8521 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya iadesi-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesi veya bedellerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili taraf
**6. Hukuk Dairesi 2011/3786 E. , 2011/8521 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya iadesi-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesi veya bedellerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından, davacı eşe ait olduğuna karar verilen ziynet ve çeyiz eşyaları yönünden temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkili ile boşanma davalarının devam ettiği, müvekkiline ait eşyalara ilişkin mahkemece delil tespiti yaptırdıklarını, tespit bilirkişisinin raporunda belirtilen, ortak malların ½ sinin, yine tespit bilirkişisi raporunda belirtilen çeyiz eşyalarından dava dilekçesi ekinde belirtilen eşyaların, düğünde takılan takıların, Müşterek çocuklarının doğum mevlidinde takılan ve listede sayılan takıların ve yine listede gösterilen 1000 € para alacağının ½ olan 500,00 €'nun aynen yok ise bedelleri olan toplam 54.751,50 TL sinin yasal faizi ile alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, Düğünde ve doğumda takılan takıların dava dilekçesinde bahsedilen kadar olmadığını, düğünde takılan, küçük, yarım ve tam cumhuriyet altınlarının davalı ile alınan ortak karar gereğince, her iki taraf misafirlerine verilen ortak düğün yemeğinin karşılanmasında kullanıldığını, diğer düğünde takılan altınlar ile doğum mevlitinde takılan altınların, davacı tarafından evi terk ederken yanında götürüldüğünü, cevap dilekçesi ekinde belirtilen listede gösterilen davalıya ait çeyiz eşyalarını vermeyi kabul ettiğini, ancak davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği, koltuk takımı, yatak odası takımı, mutfak masası ve sandalyelerinin çeyiz eşyası olmadığını, kabul edilmeyen eşyalar yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davalı vekilinin doğumda takılan takılara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 40 adet çeyrek altın, 2 adet yarım 1 adet tam altın, 2 adet nazarlık, niteliği itibari ile çocuğa takılan takı niteliğinde olduğundan, davacı kadına ait ziynet eşyası olarak kabul edilemez. Tarafların halen evli olması, velayetin tek başına annede olmaması nedeni ile bu ziynet eşyaları yönünden davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Düğünde takılan ve niteliğine göre davacıya takıldığı anlaşılan, bir adet bilezik, 1 adet künye ve 1 adet 14 ayar altın takı setine ilişkin istem ile ilgili olarak ise; Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altındadır. Olayda, davacı kadın evi son terk ettiği tarih itibariyle dava konusu ziynet eşyasının götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha önce de götürme fırsatı elde edemediğini dinlettiği tanıkların beyanı ile ispat edememiştir. Bununla birlikte davacı delil listesinde açıkça yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya,ziynetlerin elinden alındığı götürülmesine engel olunduğu, davalı tarafta kaldığı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3. Mahkemece davacıya ait olduğu kabul edilen diğer çeyiz eşyalarına ilişkin temyiz itirazı yönünden ise; Mahkemece, çeyiz eşyalarının değerlerine itiraz edilmesi nedeni ile itirazı haklı görerek yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp, rapor alınmış ise de tespit bilirkişisi ve mahkemece tayin edilen bilirkişi tarafından düzenlenen rapor arasında davalının aleyhine bariz nispetsizlik olmasına göre, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve gerekçesi belirtilmeden, davalı tarafından değer yönünden kabul edilmeyen tespit bilirkişisinin raporu doğrultusunda bedelin ödenmesine karar verilmesi, yine davalı vekilinin davacıya ait olmadığını iddia ettiği ve dosyaya ibraz ettiği fatura ve kredi kartı ekstereleri ile ispatladığı gerekçeli kararın 2 ve 3. sırasında belirtilen koltuk takımı (Yataş), Yatak odası takımı (Yataş), eşya listesinin 5. ve 6. sırasında yazılı Mutfak masası (istikbal), ve 4 adet Sandelye (İstikbal)'nin kişisel eşya sayılan çeyiz eşyası olmadığının anlaşılmasına rağmen, belirtilen eşyalarında davacıya ait çeyiz eşyası kabul edilerek aynen mümkün olmaması halinde bedelinin davacıya verilmesine, karar verilmesi hatalıdır. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.