Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4836 E. , 2024/4834 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4836 Karar No : 2024/4834 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ... Madencilik Makine Enerji Otomotiv ve Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av.... 2- (DAVALI) ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K...sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımların temyizen incelenerek boz…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4836 E. , 2024/4834 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4836 Karar No : 2024/4834 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ... Madencilik Makine Enerji Otomotiv ve Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av.... 2- (DAVALI) ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K...sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımların temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Konya ili dahilinde işletilen ... sicil sayılı maden ruhsatına ilişkin mahallinde yapılan tetkikler ve Genel Müdürlük kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde 2017 ve 2018 yılları Devlet haklarının eksik ödendiğinden bahisle eksik ödenen 79.739,37 TL'nin gecikme cezalarıyla birlikte ödenmesi istemiyle tesis edilen Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, işlemler arasında birliği sağlayarak Devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalı idarece dayanakları ortaya konulmak suretiyle fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğu kuşkusuz olup, 2017 yılı işletme faaliyet raporunda tenörün %93 CaCo3 olarak beyan edildiğinin görüldüğü, bu beyanın tespiti üzerine davalı idare tarafından verimlilik (%90) baz alınarak yıl içerisinde yapılan satışların %90'ının boyutlandırılmış fiyat üzerinden, %10'unun da by-pass olarak beyan edilmesi gerektiğinden, belirtilen oranlar üzerinden hesaplanan 2017 yılı 8.325,02 TL ve 2018 yılı 15.630,55 TL Devlet hakkı hazine payı farkı tahakkuk ettirilmesine ilişkin dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak davalı idarenin tesis ettiği işlemin 2017 yılı by-pass:26.015,66 TL ve 2018 yılı by-pass: 29.768,14 TL tahakkuk ettirilmesi kısmının ise; davalı idarenin 03.11.2020 tarihli cevabından da görüldüğü üzere 2017 yılı by-pass:26.015,66 TL ve 2018 yılı by-pass: 29.768,14 TL'nin sehven tahakkuk ettirildiği anlaşıldığından, ayrıca 2017-2018 yılları Devlet hakkı payı hesaplanırken by-pass oranlarının dahil edildiği görüldüğünden davalı idare işleminin bu kısmı yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle kısmen dava konusu işlemin iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, by-pass ve pasa malzemenin mamul olmayıp ancak dolgu malzemesi olarak kullanılabileceği, fark bedel çıkartılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, işletme faaliyet raporlarında yer alan verimlilik ve sevk fişlerinin incelenerek tespit yapıldığı, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirketin Konya ili dahilinde işletilen ... sicil sayılı maden ruhsatına ilişkin davalı idare tarafından...tarihli ve E... sayılı "Makam Oluru" ile görevlendirilen heyet tarafından mahallinde düzenlenen tetkik raporunda; 2017 ve 2018 yılı işletme faaliyet raporlarında beyan edilen satış miktarlarında eksik beyan edildiği tespit edilen fark Devlet hakları tahakkuk ettirilmiş olup 2017 ve 2018 yılları Devlet haklarının eksik ödendiğinden bahisle eksik ödenen Devlet hakkı ve by-pass olmak üzere toplam 79.739,37 TL'nin gecikme cezalarıyla birlikte ödenmesi istemiyle... tarihli ve E... sayılı yazıyla davacıya bildirilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14. maddesinde "Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır. (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/8 md.) (Değişik fıkra:14/2/2019-7164/14 md.) Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması hâlinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir. Ruhsat sahipleri tarafından Devlet haklarının beyanında kullanılan ocak başı satış fiyatı, Genel Müdürlükçe ilan edilen ocak başı satış fiyatından daha düşük olamaz. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/8 md.) Tüvenan madenin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatı, madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyattır. Devlet hakkı; a) I. Grup (a) bendi madenlerin valilik veya il özel idaresince belirlenen ve ilan edilen boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış piyasa satış fiyatı üzerinden %4 oranında, b) I. Grup (b) bendi madenlerden %4 oranında, c) II. Grup (a) ve (c) bendi madenlerden %4 (Kaba inşaat, baraj, gölet, liman gibi yapılarda kullanılan tüvenan hammadde dışında bu maddedeki Devlet hakkı boyutlandırılmış fiyat üzerinden alınır.) oranında, ç) II. Grup (b) bendi madenlerde doğal taşın özelliklerine ve bulunduğu bölgeye göre ocakta oluşan piyasa satış fiyatı üzerinden %4,5 oranında,(2) d) III. Grup kaynak tuzlarından %1 oranında, bu grubun diğer madenlerinden %5 oranında, e) IV. Grup madenlerden; altın, gümüş, platin, bakır, kurşun, çinko, krom, alüminyum ve uranyum oksit madenlerinden ekli (3) sayılı tabloda belirtilen oranlarda, uranyum oksit dışındaki radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddelerden %8 oranında, diğerlerinden ise %3 oranında,(2) f) V. Grup madenlerden %4 oranında, alınır... (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/8 md.) (Değişik fıkra:14/2/2019-7164/14 md.) Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Genel Müdürlük tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır. (...) " düzenlemesi bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin by-pass farkına ilişkin (toplam 55.783,80 TL) kısmı yönünden: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın ilgili kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin Devlet hakkı farkına ilişkin (toplam 23.955,57 TL) kısmı yönünden: Devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında asgari birliği sağlayarak Devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalı idarenin fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğu şüphesizdir. 3213 sayılı Maden Kanunu hükümlerinden, ruhsat sahibi tarafından beyan edilen asgari ocakbaşı satış fiyatının davalı idare tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı açıkça anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemdeki 2017 ve 2018 yılları hazine payı farkları ve by-pass farklarının; -2017 yılı için beyan edilen kalker:326.514,15 ton, by-pass:96.500,00 ton; olması gereken kalker:380.713,00 ton, by-pass:42.301,50 ton -2018 yılı için beyan edilen kalker:316.028,05 ton, by-pass:104.031,95 ton; olması gereken kalker:378.054,00 ton, by-pass:42.006,00 ton olarak hesaplandığı, 2017 ve 2018 yıllarına ait kalker ve by-pass olarak davacı tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatının ise davalı idarece değiştirilmeyerek aynı şekilde esas alındığı görülmüştür. Başka bir ifadeyle, dava konusu uyuşmazlık madenin (kalker ve by-pass) ocak başı satış fiyatına ilişkin olmayıp, davacı tarafından üretilerek satılan madenin ne kadarlık kısmının kalker veya by-pass olduğunun tespitinden ibarettir. Olayda, davacı tarafından 2017 yılı için toplam 423.014,15 ton üretim ve satış; 2018 yılı için toplam 420.060,00 ton üretim ve satış beyan edilmiş; toplam üretim miktarlarının sırasıyla yaklaşık %23 ve %25'i oranında by-pass üretim ve satış yapıldığı beyan edilmek suretiyle, anılan kısım (by-pass) için daha düşük miktarda ocak başı satış fiyatı üzerinden Devlet hakkı ödenmiştir. Davalı idare tarafından ise, toplam üretimin %10'u oranında by-pass üretim ve satış olabileceği kabul edilerek, bu miktar (ton) üzerinden Devlet hakkı hesaplaması yapılmış ve çıkan fark kadar Devlet hakkına ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiştir. Davalı idarenin %10 oranındaki tespiti ne şekilde yaptığının incelenmesi neticesinde, idarenin 03/11/2020 tarihli ara karar cevabında, davacı tarafından 2017 yılı işletme faaliyet raporunda tenörün %93 CaCo3 olarak beyan edilmesine rağmen verimliliğin %90 olarak baz alınarak, yıl içerisinde yapılan satışların %90'ının boyutlandırılmış fiyat üzerinden, %10'unun da by-pass olarak beyan edilmesi ve Devlet hakkının bu beyan üzerinden ödenmesi gerektiği hususunun belirtildiği görülmüştür. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Maden Yönetmeliğinde "Tenör/Kalite: tetkik, gözlem, analiz, teknolojik test, ölçüm sonucunda ortaya konulan kalorifik değer, bome, konsantrasyon, karat/ayar, denklik, reçeteye uygunluk gibi fiziksel, kimyasal ve jeokimyasal özelliklerine göre piyasa koşullarında değişik amaçlı değerlendirilebilme kıstaslarını/oranlarını" olarak düzenlenmiştir. Buna göre, davacı tarafından işletme faaliyet raporunda beyan edilen %93 CaCo3 tenör oranının madenin kalitesini ifade eden bir gösterge olduğu, verimliliğe ilişkin olmadığı, nitekim davacı tarafından 2018 yılı işletme faaliyet raporunda verimliliğin %80 olarak beyan edildiği görülmektedir. Buradan hareketle, davalı idarece madenin kalitesine ilişkin olan oranın (%93) verimlilik oranı gibi kabul edilmek suretiyle işlem tesis edildiği, verimlilik oranının dolayısıyla by-pass malzeme miktarının başkaca somut bilgi ve belgeye ya da mahallinde yapılan tespite dayanmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, dava konusu işleme esas alınan mahallinde tetkik raporunda, davacının kalker ve by-pass maden sevkiyatını sevk fişleri ile kayıt altına aldığı, kantar fişleri ile sevk fişlerinin uyumlu olduğu tespiti yapılmış olup, davacının söz konusu beyanları ile işletme faaliyet raporu arasında da farklılık tespit edilmemiştir. Bu durumda, davacı şirketin ilgili yıllara ilişkin somut satış bilgileri (kantar ve sevk fişleri, işletme faaliyet raporu vb.) mevcut olduğundan, bu verilerin değerlendirilmesi ve kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerekirken, söz konusu bilgilerin yanlışlığı veya eksikliği ortaya konulmaksızın dava konusu işlemle yıllık üretim miktarlarının %10'u esas alınarak hesaplamaların yapıldığı anlaşılmakla, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki karara yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının a) Dava konusu işlemin, Devlet hakkı farkına ilişkin (toplam .... TL) kısmının BOZULMASINA esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile, b) Dava konusu işlemin, by-pass farkına ilişkin (toplam ... TL) kısmının ONANMASINA oybirliği ile, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 26/09/2024 tarihinde karar verildi. GEREKÇEDE KARŞI OY : (X)- Dava, davacı şirket tarafından, Konya ili dahilinde işletilen ... sicil sayılı maden ruhsatına ilişkin mahallinde yapılan tetkikler ve Genel Müdürlük kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde 2017 ve 2018 yılları Devlet haklarının eksik ödendiğinden bahisle eksik ödenen 79.739,37 TL'nin gecikme cezalarıyla birlikte ödenmesi istemiyle tesis edilen Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu işlemin Devlet hakkı farkına ilişkin (toplam 23.955,57 TL) kısmının incelenmesinden; davacı tarafından 2017 ve 2018 yıllarında toplam üretim miktarlarının sırasıyla yaklaşık %23 ve %25'i oranında by-pass üretim ve satış yapıldığının beyan edildiği, buna karşılık davalı idare tarafından ise, toplam üretimin %10'u oranında by-pass üretim ve satış olabileceği kabul edilerek hesaplama yapıldığı görülmektedir. Uyuşmazlıkta, davacının ürettiği by-pass madenin miktarının tespit edilmesi gerekmekte olup, idarece yapılan denetim sonucu düzenlenen tetkik raporunda bu hususta açık, net ve somut bilgilere yer verilmeksizin bir değerlendirme yapıldığı, bu tetkik raporu neticesinde davacı adına fark Devlet hakkı çıkartıldığı görüldüğünden, İdare Mahkemesince yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak yukarıda aktarılan hususun (davacının üretim ve satışının ne kadarlık kısmının kalker veya by-pass olduğunun) açıklığa kavuşturduktan sonra edinilen bilgiler ışığında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu itibarla, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşü ile aksi yönde verilen çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.