5. Hukuk Dairesi 2014/7165 E. , 2014/22348 K. MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/06/2013 NUMARASI : 2012/219-2013/312 Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf veki…
**5. Hukuk Dairesi 2014/7165 E. , 2014/22348 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/06/2013 NUMARASI : 2012/219-2013/312 Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, alınan rapor hüküm kurumaya elverişli değildir. Şöyle ki; 1)Dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal olarak kabul edilen taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin karşılaştırılmasında; emsal taşınmazların dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede değerini sonradan önemli şekilde etkileyen olumlu bir gelişmeden de söz edilmediği halde dava konusu taşınmazın emsallerden daha değerli olduğu kabul edilerek vergi değerlerine ters düşecek şekilde yeterli, inandırıcı ve somut gerekçelere de dayandırılmadan değer biçilmesi doğru olmadığı gibi; dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede ve aynı mevkide bulunan 327 ada 18 parsel sayılı taşınmaz için açılan davada Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/630 Esas, 2013/161 karar sayılı dosyasında, 2011 yılı Temmuz ayı itibariyle 750,00-TL metrekare birim fiyatı; belirlenip, bu fiyatın Dairemizin incelemesinden geçerek kesinleştiği ve iki dava arasında bir yıla yakın zaman farkı olduğu da dikkate alındığında; rapor hüküm kurmaya yeterli ve inandırıcı değildir. Bu durumda; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Sicil Müdürlüğü'nden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan mesafesini de gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2) 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 03.02.2011 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmemesi, Doğru olmadığı gibi, 3) 6360 sayılı Yasa ile İl özel idarelerinin tüzel kişiliğine son verildiğinden, muhatap idare tespit edilerek davaya dahil edilmesi gerektiğinden; Mahkeme kararının açıklanan nedenle taraf vekillerininin temyiz itirazları doğrultusunda BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 25.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.